“Antikacı” ve “Toplayıcı” Bir Küstah: Henry Swainson Cowper
“Antikacı” ve “Toplayıcı” Bir Küstah: Henry Swainson Cowper
İngiliz antikacı ve toplayıcı Henry Swainson Cowper, 1894 tarihli Through Turkish Arabia adlı kitabında İskenderun, Belen, Antakya Ovası ve Amik çevresine dair gözlemler aktarır. Ancak bu gözlemler, çoğu yerde sömürgeci kibir, kültürel önyargı ve üstten bakan bir dille iç içedir.
Henry Swainson Cowper Kimdir?
Henry Swainson Cowper, 1865 yılında doğmuş, 1941 yılında hayatını kaybetmiş İngiliz antikacı, gezgin ve toplayıcıdır. British Museum’un resmî biyografisinde onun Mezopotamya, Mısır, Trablus ve Küçük Asya’da seyahatler yaptığı belirtilir.
Cowper, özellikle antikalarla ilgilenmiş; seyahat notlarının yanı sıra eski eserler, koleksiyonculuk ve antik kültürler üzerine çeşitli çalışmalar yapmıştır.
Through Turkish Arabia
Cowper’ın 1894 yılında Londra’da yayımlanan Through Turkish Arabia: A Journey from the Mediterranean to Bombay by the Euphrates and Tigris Valleys and the Persian Gulf adlı kitabı 17 bölümden ve 490 sayfadan oluşur.
Kitabın birinci bölümü “Londra’dan İskenderun’a”, ikinci bölümü ise “İskenderun’dan Halep’e” başlığını taşır. İskenderun, Belen, Antakya Ovası ve Amik çevresine ilişkin gözlemler özellikle bu ikinci bölümde yer alır.
İkinci Bölümün Alt Başlıkları
Cowper’ın İskenderun’dan Halep’e uzanan yolculuğunu anlattığı bölümde şu başlıklar yer alır:
İskenderun Tasviri
“Kasaba, geniş bir körfez olan modern İskenderun körfezi ile antik İssos şehri arasında ve doğusunda yüce Amanos tepeleri bulunan, bataklık ve sağlıksız bir ovada yer almaktadır.”
Önceki Seyyahlardan Yararlanır
Cowper, İskenderun ve çevresini anlatırken yalnızca kendi gözlemlerine dayanmaz. Kendisinden önce bölgeye gelen seyyahların kayıtlarından da yararlanır. Wilbrand of Oldenburg, Tudelalı Benjamin, Jean Baptiste Tavernier ve Morryson gibi isimlerden bilgiler aktarır.
Bu yönüyle metin, yalnızca 19. yüzyıl sonundaki bir gezi anlatısı değil, aynı zamanda bölgeye dair eski Avrupalı seyahat kayıtlarının da yankılandığı bir metindir.
Morryson’dan Aktardığı İskenderun
“Ahşap ve kilden yapılmış bazı Hristiyan unsurların evleri dışında tamamen saman ve kirden inşa edilmiş fakir bir köy.”
Üstten Bakan Bir Dil
Cowper’ın anlatılarında sık sık “pis”, “medeni olmayan”, “yarı barbar” gibi ifadelerle karşılaşılır. Bu dil, yalnızca kişisel hoşnutsuzluğun değil, 19. yüzyıl İngiliz gezginlerinde sık görülen sömürgeci bakışın da açık bir örneğidir.
Akdeniz ile “Asyatik Türkiye” Arasında
“Arkamda vapurları ve gülümseyen yüzüyle mavi Akdeniz, önümde ise Asyatik Türkiye’nin kervan parçaları ve bakımsız şehirleri uzanıyor.”
Bir Antikacı Olarak Cowper
Cowper’ın metninde yalnızca gezi merakı yoktur. Onun asıl kimliği, British Museum biyografisinde de belirtildiği gibi, antikacı ve toplayıcı oluşudur.
Bu nedenle yazdıkları okunurken, dönemin birçok Avrupalı gezgininde görülen eski eser toplama, taşıma ve sahiplenme pratiği mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Metinde yer yer anlatılan coğrafyaya karşı duyulan meraktan çok, o coğrafyanın nesnelerine, kalıntılarına ve antikalarına sahip olma arzusu hissedilir.
Belen’e Ulaşır
Cowper, İskenderun’dan sonra Belen’e geçer. Belen’i, sıcak mevsimde İskenderun ve Halep sakinleri tarafından kullanılan bir tür sağlık merkezi olarak tanımlar.
“Dağ tarafına dolandıktan sonra Belen adlı meraklı bir köye ulaştık. Sıcak mevsimde İskenderun ve hatta Halep sakinleri tarafından bir tür sağlık merkezi olarak kullanılan bu yer, geçidin tepe noktasına yakın ve deniz seviyesinden 1580 ayak yükseklikte yer alıyor.”
Belen Halkına Yönelik Haksız Nitelemeler
Cowper, Belen halkı için ağır ve küçümseyici ifadeler kullanır. Mısır’da daha nazik karşılandığını belirtirken, Belen’de karşılaştığı insanları somurtkan ve asosyal gibi sıfatlarla tanımlar.
Bu tür ifadeler, bir bölgenin insanlarını anlamaya çalışan objektif bir seyyahın değil, kendi kültürel üstünlük duygusuyla bakan bir gezginin dilini yansıtır.
1. Antikacı
Cowper’ın temel kimliklerinden biri eski eserler ve koleksiyonculukla ilgilenmesidir.
2. Toplayıcı
British Museum biyografisinde açıkça “collector” yani toplayıcı olarak tanımlanır.
3. Seyyah Değil Sadece
Onun metni klasik bir seyahatnameden çok, antika merakı ve sömürgeci bakışla şekillenir.
4. Önyargılı Dil
Bölge halklarını anlatırken üstten bakan ve küçümseyici ifadeler kullanır.
Antakya Ovası ve Amik Çevresi
Cowper’ın İskenderun’dan Halep’e doğru uzanan güzergâhında Antakya Ovası ve Amik çevresi de yer alır. Bu bölge onun için hem coğrafi geçiş alanı hem de eski çağların izlerini aradığı bir gözlem sahasıdır.
Ancak Cowper’ın metninde coğrafyanın güzelliği kadar, bölge insanına yönelik önyargılı ve adaletsiz değerlendirmeler de belirgindir.
Onu Nasıl Okumalı?
Cowper klasik anlamda tarafsız bir seyyah değildir. Bir antikacı, toplayıcı ve gezgindir. Yazdığı metin de yalnızca seyahat izlenimi olarak değil, 19. yüzyıl Avrupalı antikacı bakışının bir örneği olarak okunmalıdır.
Bu nedenle Cowper’ın aktardığı bilgileri değerlendirirken, metindeki önyargıları, kültürel kibri ve sömürgeci dilin etkilerini ayıklamak gerekir.
Neden Yine de Önemli?
Cowper’ın dili sorunludur; ancak yazdıkları bütünüyle değersiz değildir. Bölgeye ilişkin güzergâh bilgileri, yer adları, eski seyyahlardan yaptığı alıntılar ve dönemin görsel malzemeleri, tarih araştırmaları için dikkatle kullanılabilecek veriler sunar.
Asıl mesele, bu tür metinleri hayranlıkla değil, eleştirel bir süzgeçten geçirerek okumaktır.
Sonuç
Henry Swainson Cowper, İskenderun, Belen, Antakya Ovası ve Amik çevresine dair gözlemler bırakmıştır. Ancak bu gözlemler, dönemin İngiliz antikacı ve sömürgeci bakışının ağır izlerini taşır.
Onu okurken yalnızca verdiği coğrafi bilgileri değil, kullandığı dili ve temsil ettiği zihniyeti de görmek gerekir. Çünkü seyahatnameler yalnızca gezilen yerleri değil, gezen kişinin dünyaya nasıl baktığını da anlatır.
Seyahat(name)lerdeki Antakya
Seyyahların, elçilerin, tarihçilerin ve eski kaynakların Antakya’ya dair tanıklıklarını bir araya getiren yazı dizimizi inceleyebilirsiniz.
Tüm Seyahat(name)lerdeki Antakya YazılarıKaynakça
- British Museum resmî web sayfası.
- Henry Swainson Cowper, Through Turkish Arabia: A Journey from the Mediterranean to Bombay by the Euphrates and Tigris Valleys and the Persian Gulf, Londra, 1894.