İbn Havkal’ın Antakya’sı 10. Yüzyılda Bir Sınır Şehri

Seyahat(name)lerdeki Antakya – 21

İbn Havkal’ın Antakya’sı
10. Yüzyılda Bir Sınır Şehri

10. yüzyıl İslam dünyasının en önemli coğrafyacılarından biri olan İbn Havkal, Antakya’yı yalnızca büyük bir şehir olarak değil, Bizans ile İslam dünyası arasındaki en önemli sınır merkezlerinden biri olarak anlatır. Haritaları bugün tartışmalı olsa da, Antakya hakkında verdiği bilgiler, Orta Çağ’ın en önemli coğrafya kaynaklarından biri olmayı sürdürmektedir.

İbn Havkal Kimdir?

Asıl adı Ebü’l-Kâsım Muhammed bin Ali en-Nasîbî olan İbn Havkal, 10. yüzyılda yaşamış Müslüman coğrafyacı, seyyah ve yazardır. Nusaybin’de doğduğu bilinmektedir. Yaşamının büyük bölümü seyahatlerle geçmiş, Afrika’dan Orta Asya’ya kadar İslam dünyasının önemli merkezlerini dolaşmıştır.

En önemli eseri Suretü’l-Arz (Yeryüzünün Yüzü) adlı kitaptır. Bu eser yalnızca bir seyahatname değil, aynı zamanda şehirleri, yolları, dağları ve ticaret merkezlerini gösteren haritalarıyla Orta Çağ İslam coğrafyacılığının temel kaynaklarından biridir.

Belh Okulu’nun Bir Temsilcisi

İbn Havkal, ünlü coğrafyacı İstahrî ile tanıştıktan sonra onun çalışmalarından büyük ölçüde etkilenmiştir. Her iki isim de Belh Coğrafya Okulu’nun temsilcileri arasında sayılır. Bu ekol, Müslümanların yaşadığı coğrafyayı esas alan ilk sistematik coğrafya anlayışlarından biridir.

İbn Havkal’ın Antakya Tasviri

“Antakya, deniz kıyısında yer alan Romalılara ait çok güçlü bir kaledir. Düzenli bir yerdir ve kendisine bağlı çok sayıda köy vardır.”

Konstantina Körfezi

İbn Havkal, İskenderun Körfezi’ni Konstantina Körfezi olarak adlandırmaktadır. Bu körfezin girişine, gemilerin geçişini kontrol etmek amacıyla bir zincir çekildiğini anlatır.

“Körfezin içinden birisinin denizden geçmesini engellemek için bir zincir çekilir.”

Bu anlatım, Orta Çağ liman kentlerinde görülen savunma sistemlerinden biridir.

10. Yüzyıl

İbn Havkal’ın Antakya’yı ziyaret ettiği dönem.

Belh Okulu

İslam coğrafyacılığının en önemli ekollerinden biri.

Suretü’l-Arz

Haritalarla birlikte hazırlanan büyük coğrafya eseri.

Rum Denizi

Akdeniz için kullanılan Orta Çağ İslam adı.

Akdeniz’e “Rum Denizi” Deniliyordu

İbn Havkal’ın eserinde dikkat çeken ayrıntılardan biri, Akdeniz’in “Bahrü’r-Rûm” (Rum Denizi) olarak adlandırılmasıdır. Bu kullanım, İslam coğrafyacılarının eserlerinde uzun yıllar boyunca devam etmiştir.

Antakya Bir Bölgenin Merkeziydi

Kitabın İngilizce çevirisinde, Antakya’nın Gherahelin ve Gherasim isimleriyle anılan bölgelerin merkezi olduğu belirtilmektedir.

Bu isimlerin tam karşılığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak İbn Havkal’ın İstahrî’den etkilenmiş olması dikkate alındığında, bunların Avasım olarak adlandırılan sınır bölgeleriyle ilişkili olması kuvvetle muhtemeldir.

Avasım Nedir?

Avasım, İslam dünyası ile Bizans arasında oluşturulan tampon sınır bölgesidir. Antakya, bu savunma hattının en önemli şehirlerinden biri kabul edilmiştir. Bu nedenle İbn Havkal’ın eserinde şehir yalnızca bir yerleşim merkezi değil, aynı zamanda askerî ve stratejik bir merkez olarak karşımıza çıkar.

Şam’dan Sonra En Güzel Şehir

İbn Havkal’a göre Antakya, Şam’dan sonra bölgenin en hoş şehirlerinden biridir. Taş tahkimatları, değirmenleri, ekili arazileri, suları ve ağaçlarla çevrili görünümü özellikle dikkat çekmektedir.

Haritalarındaki Sorunlar

İbn Havkal’ın haritaları bugün tarihçiler tarafından büyük önem taşımaktadır. Ancak özellikle Akdeniz haritasında bazı şehirlerin yanlış konumlandırıldığı da bilinmektedir.

Antakya, İznik ve İznik Gölü’nün neredeyse yan yana gösterilmesi, bugün haritacılık tarihi açısından dikkat çeken hatalardan biridir.

Sûretü Bahrü’r-Rûm Haritası

Akdeniz’i gösteren haritada, Lazkiye, Trablus, Beyrut gibi şehirler güney kıyısında gösterilirken, Antakya kuzey kıyıya yerleştirilmiştir. Bu durum, İbn Havkal’ın haritalarında görülen en belirgin coğrafi hatalardan biri olarak kabul edilmektedir.

Antakya’nın Ticari Önemi

İbn Havkal’ın eserinden hareketle yapılan araştırmalar, 10. yüzyılda Antakya’nın Bizans’ın en önemli gümrük merkezlerinden biri olduğunu göstermektedir.

“Bizans’ın sahip olduğu en büyük vergi gelirlerinden biri, İslam ülkelerinden Trabzon ve Antakya limanlarına gelen gemilerden alınan vergilerdi.”

Bu bilgi, Antakya’nın yalnızca askerî değil, aynı zamanda ekonomik bakımdan da Doğu Akdeniz’in önemli merkezlerinden biri olduğunu ortaya koymaktadır.

Antakya

Sınır kalesi

Şam

Bölgenin en güzel şehri

Bizans

Gümrük gelirlerinin önemli merkezi

Akdeniz

Rum Denizi

Eleştiriler

İbn Havkal’ın eserinin Türkçe çevirileri üzerine yapılan akademik çalışmalarda, özellikle bazı sözcük, deyim ve eş dizimlerinin aktarımında sorunlar bulunduğu belirtilmiştir. Bunun yanında, özgün haritalarda da çeşitli coğrafi yanlışlıklar olduğu kabul edilmektedir.

Bütün bunlara rağmen, İbn Havkal, 10. yüzyıl Anadolu’su ve Antakya’sı hakkında sahip olduğumuz en önemli İslam kaynaklarından biri olmayı sürdürmektedir.

Sonuç

İbn Havkal’ın Antakya anlatısı, şehri yalnızca büyük bir yerleşim merkezi olarak değil, Bizans ile İslam dünyası arasındaki askerî, ticarî ve kültürel sınırın merkezlerinden biri olarak göstermektedir. Haritalarında bazı yanlışlıklar bulunsa da, Suretü’l-Arz, Antakya’nın 10. yüzyıldaki görünümünü anlamamız açısından bugün hâlâ temel başvuru kaynaklarından biridir.

Seyahat(name)lerdeki Antakya

Yüzyıllar boyunca Antakya’yı ziyaret eden seyyahların, coğrafyacıların, elçilerin ve tarihçilerin gözünden kenti anlatan yazı dizimizin diğer bölümlerini de okuyabilirsiniz.

Kaynakça

  1. TDV İslam Ansiklopedisi.
  2. Mehmet Sadık Gür, İbn Havkal’ın Suretu’l-Arz Adlı Eserinin Türkçe Çevirisi Üzerine Bir Değerlendirme, Uluslararası Ortadoğu Kongresi, 2017.
  3. Abdulhalik Bakır, Abdulhamit Dündar, İbn Havkal’ın Suretü’l-Arz Adlı Eserinde Akdeniz, Turgut Reis ve Türk Denizcilik Tarihi Uluslararası Sempozyumu, 2013.
  4. Sir William Ouseley, The Oriental Geography of Ebn Haukal, London, 1808.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir