MEYHANE ANTAKYA, Edip Kadıoğlu

Tandırda yapılanı,
halebisi,
tırnaklısı,
küncülüsü…

Ekmeği o kadar sevdik ki
göbeğimizi leğende taşıyarak yaşadık.

Mezeler —
renk renk,
her biri başka bir diyardan gibi.

Bir duble rakı,
bir sohbet:
iş,
komşu,
siyaset…

Ardından meyve gelir.
Bir duble daha.
Künefesiz olur mu?

Lezzetin bedeli ağır.
Kaldık masada —
bizi kaldırana şükür!

5. sayıdan

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir