GELİNCİK GÜLÜŞLÜ DÜNYA, Sevgi Erol Öçal

Düşler gömülü kıraç topraklara
Civan acıların gelincik gülüşlü dünyasında
Alevler yalaza durur derinlerde
Azgın umarsız aç bulutlarda
İsyankar ruhlar çıplak gölgelerin paslı prangasında
Asma bahçelerine yağan aykırı yağmur
Vahşi fısıltıların ürkek tedirginliğinde
Uzaklıklar hoyrat tebessümler çıplak
Camlara çarpan yaşam soluğu bıçak yarası
İnce mavilikte İnciten rüzgar
Sisli gecede korkulu düş
Yürek çarpıntısı gelin bohçası
Düşler gömülü kıraç bozkırlara
Civan acıların gelincik gülüşlü dünyasında…

5. sayıdan

Similar Posts

  • KANAYAN TOPRAK: GAZZE, Mehmet Karasu

    KANAYAN TOPRAK: GAZZEBir Halkın Sessiz Çığlığına Dair “Bir çocuğun ölümü, bütün insanlığın ölümü değil midir?”— Hz. AliGazze…Artık yalnızca bir coğrafya adı değildir.O, yeryüzünün vicdanına düşen kara bir lekedir;Çünkü iki yıldır orada, insanlık öldürülüyor.Yaklaşık 70 bin Filistinli—kadın, erkek, çocuk—enkazın altında ya da açlığın sessiz kuyularında can verdi.Hastaneler bombalandı, okullar yıkıldı, camiler ve kiliseler kül oldu.Bir kent,…

  • Yeniden, Asya Akkaya

    Nabzımın sokaklarında attığıEzeli bir aşktınYavan adımlarlaYollarında yürümeden önceHüzün kol geziyor Kurtuluş’ta şimdiBağrıyanık’taAğlıyor taşlarSessiz..Kayalar sökülmüş bağrından koca bir asrınHerod’un karanlığında sönmüş gibi yıldızlarDünyanın kalbi dar kendineAma söz sanaÇamurun zulmünde batakları tutmayacak gözlerimDirileceğizYeniden.. 3. sayıdan

  • Koyu Yorgun, Veysel Çolak

    Veysel Çolak’a Yaşadıkların bir sancıya dönüşürbir nabız gibi atar, üstelik zonklayarakkeşke bir çocuğu düşünerek geçseydi ömrünanıların dönüşseydi bir işçinin büyüyen yumruğuna. Çiğnemiştir göğsünü duyduğun ayak sesiöldürülen yıllar atılmıştır üstünebaşka ne kalır unutulmaktan? Bir kırgın olarak çekil ıssızlığınabir uyumsuz sansınlar, belki bir kaçakkimse bilmesin seviştiğin o kelimeyi. Işıktan sessizdi gelişin, sanki suların uykusuyanardağların patlaması gibiydi gidişin….

  • Sumud Tek Umut, Edip Kadıoğlu

    Filistin,Gazze’de küçük melek Jamal…Ekmekler elinde eve on adım kalmıştı.Füzeler yağdı Jamal’a,Ekmekler elinde,Kendisi yerde…Anlık;bir evine, bir ekmeğe baktı…Sımsıkı tutmuştu ekmekleri,Bir kaç adımla eve girecekti.Geceden aç kalan ailesiyleÇorba içeceklerdi.Sadece bir an acı duydu,Rüyadaymış gibi bir bulanıklık gördü…Ve Jamal tekrar melek oldu.Çorbayı hazırlayan anne,Tüm aile üzerine ev çöktü.Bombardıman,Enkaz, gürültü, toz, duman her taraf…kapıdan gelecek ekmeği anımsayamadılar bile…Mahalle, şehir…

  • ANTAKİYE GÖKKUŞAĞI, Aba Müslim Çelik

    Çetrefilli renkleriyle içerimde doğarkenilk dizem Tanrı vergisiydiömrü, yoklar uzak sonsuzluğuiş bu parça kürkik sorularlahatırlatır sır gibi! Âlem buysa üç kişiye sade, ah, kahve çocumyandan çarklı olsun! Şöölekıvılcım yağmuru çoğaldıkça erenlerMecliste muhabbet semah döner Demgahım üst kat yol göstereniymiş neyseaşmağa eriştim kanatsız o hayallegaip âlemi bildirmecesiydi Mevla“ayıp yahu” dedi, sözü aşağı çekince uçsuz bucaksız o semavi…

  • GÜLÜŞÜN RENGİ, Arif Berberoğlu

    Gülüştür insanın gönül şifresiYüreği havalandıran ses‘İnsan gülen hayvandır’ demiştiGözyaşları içinde Aristoteles. Gülüşün de renkleri var elbetteRenklerince otların böceklerin:Yetmez yaralarını örtmeyeRenksizdir mutsuz adamın gülüşü örneğinYılan tıslaması insana kıyanınkiGülücüğü şeftali çiçeği bebeklerinDemir parmaklığın gülüşü olmazAma taş da gülümser duvarlarında mutlu bir evinKurşundur namussuzun sırıtmasıGülüşü karadır, yanık ekin tarlasıdır aç çocuklarınKan gülmez, ateş ve gül soyundandır gülüşüSeven kadının….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir