ANTAKİYE GÖKKUŞAĞI, Aba Müslim Çelik
Çetrefilli renkleriyle içerimde doğarken
ilk dizem Tanrı vergisiydi
ömrü, yoklar uzak sonsuzluğu
iş bu parça kürkik sorularla
hatırlatır sır gibi! Âlem buysa
üç kişiye sade, ah, kahve çocum
yandan çarklı olsun! Şööle
kıvılcım yağmuru çoğaldıkça erenler
Mecliste muhabbet semah döner
Demgahım üst kat yol göstereniymiş neyse
aşmağa eriştim kanatsız o hayalle
gaip âlemi bildirmecesiydi Mevla
“ayıp yahu” dedi, sözü aşağı çekince
uçsuz bucaksız o semavi gölge
oktavsız, incelmiş gülüşlerimizdi
örtüverdim üzerime, ya settar deyi
dalga dalga yükseliyor da arşa
yangın merdiveniymişim meğer
Gülünün Güneşi emzirdiği yolda
kem talih, gücüm tükendi de
Soluğu kavlan ağacı altında aldım ya hû
Bunca bora, tayfunlu taşkala
doldurmuyordu bir fındık kabuğunu
Bile
Ateşin su ile kavuşmasıymış imgeler
Şaire