ANTAKYA GASTRONOMİSİ VE DEPREM, Fahir Abacı

Kadim Antakya mutfağını yaşatan giz bir şifre içermektedir. Bu şifreyi içeren mutfak kültürü olmasa Antakya çoktan yok olurdu. Şifre bir gizi içeriyor doğru, bu giz bizi araştırmalara ve bizi bugüne taşıyan sebeplere ulaşmaya zorlayandır. İşte bu giz Sümerlerden günümüze kadar gelebilen ve beş bin yıldır yok olmayan mutfak kültürümüzü içeriyor. Antakya’nın var olmasının mayası mutfağımızdaki zenginlikten kaynaklı aslında. Bu sebepledir ki bizi savaşlar ve depremler yok edememiş ve her büyük savaş veya afetten sonra yeniden küllerimizden doğabilmişiz.

Yaşadığımız büyük 6 Şubat 2023 depremini aradan geçen süreye rağmen hiç geçmeyen bir günün travması olarak bir türlü bizi ikinci güne taşımadı. Lakin hala yaralar sarılmadı. İnsanlar yeni yaşam alanlarına geçemedi, esnaf klasik çarşı havasına gireceği dükkanlarda işini icra edemiyor. Hatay hala 6 Şubat. Saatler bir yıl gibi uzun günler bir dakika gibi geçmek bilmiyor.

İşte bu yıkımlar yabancı değildir Antakya coğrafyasına çünkü ihmaller ve ilgisizlik yanında mutfağını var eden ürünler kendi topraklarından fışkırmaya devam ediyor ve yeniden insanını ayağa kaldırıyor. Bu bereketli topraklar olmasaydı bu afetlerde mümkün değil hiç toparlanmaz ve kadim tarihi diye bir konusu bir kültürü olmazdı Antakya’nın. (Yetkililere birisi söylesin istiyoruz; ülkemizde ki zeytin ağaçlarımıza yapılan bu kıyım ülkemiz insanını açlığa sürükler, yetkililerden bu kıyımı durduran bir akıl bekliyoruz.)

Hatay yeniden ayağa kalkabilecek refleksleri olan bir coğrafyaya sahiptir ve yeniden var olacaktır. Bizi yaşadığımız depremden sonra mutfağımız ayağa kaldıracaktır. Bizi baharatlarımız, kebap ve aş çeşitlerimiz, zengin meze kültürümüz, tatlılarımız, böreklerimiz, reçellerimiz, süt ürünlerimiz, salçalarımız ayağa kaldıracak. Buna inanıyoruz, tıpkı atalarımızdan bize miras kaldığını çok iyi bildiğimiz ve yok olmamış bu mutfak kültürü gibi.
Hatay genelinde deprem sonrası il ilçe kadın kooperatiflerimiz, Tarihi Bizim Künefecimiz, Humusçu Baklacı Nedim Ustamız, Affan Kahvemiz, Şenöz pastahanemiz, Kasap fırınlarımız, Balık lokantalarımız, Ciğer kebabımız, Belen tavamız, Yayladağ Lokumumuz, Şemun gıdamız ile ve adını sayamadığımız daha başka çok sayıdaki marifetli ustalarımızla yola kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Hatay Valiliği ve Antakya Sanayi Odası kayıtlarına göre Coğrafya işaretli 39 gıda ve yemek ürünümüz var. Ayrıca tescil sırası bekleyen ürün sayımız 45 civarında. Bu kayda değer bir zenginliğimizin işaretidir.

Hatay Gastronomisinde Coğrafi işaretli ürünlerimizi sıralarsak: Altınözü Zeytinyağı, Antakya Carra Peyniri, Antakya Kağıt Kebabı, Antakya Küflü Sürkü (Çökeleği), Antakya Külçesi, Antakya Künefelik Peyniri, Antakya Künefesi, Antakya Simidi, Antakya Sürkü (Antakya Çökeleği), Antakya Tuzlu Yoğurdu, Antakya Zılk Sarması, Belen Kömürçukuru Pekmezi, Belen Tava, Dörtyol Mandarini, Hatay Aşur Yemeği, Hatay Bakla Ezmesi, Hatay Beyaz Balkabağı, Hatay Biber Salçası, Hatay Ceviz Reçeli, Hatay Cevizli Biber / Hatay Muhammarası, Hatay Halhalı Zeytini, Hatay Humusu, Hatay Kabak Tatlısı, Hatay Kaytaz Böreği, Hatay Kömbesi, Hatay Nar Ekşisi, Hatay Oruğu, Hatay Peynirli İrmik Helvası, Hatay Tandır Kahkesi, Hatay Taş Kadayıfı, Hatay Tel Kadayıfı, Hatay Tepsi Oruğu, Hatay Tuzlu Yoğurt Çorbası, Hatay Yaprak Sarması, Hatay Zahter Salatası / Hatay Kekik Salatası, Hatay Şeyh Mualla Yemeği, Hatay Şiş Börek Çorbası, Kırıkhan Havucu, Samandağ Biberi.

Bu çeşitliliğin varlığı bereketli topraklarımızın bize sunduğu armağanlardır. Bu sıraladığımız bölgesel gıda ürünlerimiz harmanlanıp işlenerek ustalarımızın, kadınlarımızın marifetiyle sofralarımıza geliyor. Eğer her ‘Antakya’ adının zikredildiği ortamda konu hemen Antakya mutfağına evriliyorsa bizi deprem sonrası ekonomik olarak neyin kurtaracağı bellidir. Hepimize düşen mutfağımıza sarılıp kaliteden ödün vermeden yola devam etmek, hemde engel tanımadan.

4. sayıdan

Similar Posts

  • ANTAKYA DEPREMİNİN ARDINDAN YIKIM VE ÇEVRESEL TEHDİTLER, Nebihe Karasu

    Antakya, 2023 yılında büyük bir deprem felaketi yaşadı. On binlerce ev yıkıldı, çok sayıda insan hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı ve sakat kaldı. Ancak deprem felaketinin doğrudan etkileri sona ermiş olsa da, bölgedeki yaşamı tehdit eden olaylar ne yazık ki devam ediyor. Bu süreçte çevresel tehditler ve plansız yapılaşma, felaketin izlerini silmeye çalışırken bölge halkının…

  • Deprem Yıktı Geçti, Nevra Çağlayan

    Atatürk’ün emaneti Hatay’ı unutmak mümkün mü!Hatay’ ı; oradaki sevgiyi, barışı, kardeşlik ve hoşgörüyü; yitirdiğimiz canlarımızın sıcacık yüreklerini asla unutmayacağız !Bir Hataylı şair ve yazar olarak büyük felaketin bizde bıraktığı duyguları sizlerle paylaşıyorum. Unutmayacağız unutturmayacağız! DEPREM YIKTI GEÇTİ! Deprem yıktı geçti yardı geceyiYandı yürek küle döndü o anda.Uyku ölüm oldu sardı geceyiYandı yürek küle döndü o…

  • Yasak Sevişmek, Arzu Kök

    Yasak Sevişmek isimli şiir kitabı, Bilgi Yayınevi tarafından 1968 yılında yayımlanmış. Kitap, Attilâ İlhan’ın 1962 – 1965 yılları arasında kaleme aldığı şiirlerin bir derlemesidir. Kitapta “Biraz Paris”, “Yasak Sevişmek”, “Ç Koçaklaması” ve “Şehnâz Faslı” olarak dört ayrı bölümden oluşmaktadır. Kitabın ilk bölümü olan “Biraz Paris”, genel anlamda cinsel içerikli şiirlerden oluşur ve cinsel çelişkileri yansıtır….

  • GURBETİN HAFİFLEDİĞİ AN, Mehmet Karasu

    Depremin vurduğu güzel kentim Antakya’dan, doğup büyüdüğüm Defne’den ayrılmak zorunda kalalı iki yıl oldu. Hayatın akışı içinde, yıkıntıların arasından yeni bir başlangıç yapmak için Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine yerleştim. Odunpazarı da tıpkı Defne gibi köklü bir geçmişe sahip, tarihi ve kimlikli bir mahalle. Çevremi kültür evleri, müzeler ve tarihî dokusunu koruyan sokaklar sarıyor. Ancak, ne kadar…

  • Susmak, Acibe Sıkar

    Yüzünde belirince yılların izi çizgilerZamanın acımasızlığına takılır gözlerinSusarsın.Kulakların duymak istemez her sözüSusarsın.Dilinin altına sığınan sözcüklerGün yüzü görmek istemezSusarsın.Gözlerin sevince ayarlı olsa daİki kaşının arasına pusu kurar acılarSusarsın.Yaşadıkların takılır aklınaSuya çarpan kağıt gibi parçalanır içinSusarsın.Yüreğin daralırAteşin düştüğü yeri yaktığına inanırsınSusarsın…İçine attıkların birikirTaş gibi ağırlaşır hayatYitirir tılsımını sözcüklerSusarsın… 3. sayıdan

  • Sancı Veysel Çolak

    Bugün hiç uyumadın, yine düşündünsözcüklerin kanamalı, sancılı ve uyumsuz,kayboldun işte, bekleme bulunmayıarayanın yok, anımsa vurulduğun mitingiduyulmamıştı meydanda kalan sesin. Günler geçti, bir süre konuşuldunsenin için güzel şeyler düşünenler de oldusevdiğini söyledi biri durup dururkenbir soru olarak kalacak hayatındasen ise çok sevmiştinöldü dediler gördükleri yüzünden. Rüyalarına girecek bazı gecelergöreceksin onu kitaplarını karıştırırkendeğiştirmiş masa örtüsünü deanılarını toplayıp…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir