Sen İstanbul’dayken, Bahri Loş

Sen İstanbul’dayken
ben resimler çizdim
Gökyüzünü siyaha boyadım
Ve bulutları hep ağlamaklı yaptım

Sen İstanbul’dayken
dünyaya benzedi bakışlarım
Ve çocukların gamzesine gölge düşmesin diye
onların yüzlerine hiç bakmadım

Sen İstanbul’dayken
bozkırın ortasına evler kurdum
Ve bütün o ayazlara rağmen
evlerin bacasından çıkan dumanı hep eksik bıraktım

Sen İstanbul’dayken
bu şehrin viraneliğini giyinip
sahipsiz bir yara gibi sokaklarda dolaştım

Sen İstanbul’dayken
en güzel mevsime
can çekişen bir dünya gelip kondu

Tılsımı bozuldu güzelliklerin,
inceliklerin

Sen İstanbul’dayken
başımız üstünde bir gök ve
iki adım ötede bir deniz yokmuş gibi
çaylarımı hep öksüz bıraktım

Sen İstanbul’dayken
Savaş meydanlarından yükseldi yine dumanlar
Ve altın ışıklar eşliğinde verildi cinayet haberleri

Sen İstanbul’dayken
şehre yağmur yağdı ve
ben yağmurların yaraya değişinden şarkılar yapıp
kaypak sevinçleri kovaladım

Sen İstanbul’dayken
bir yaz üşümesi gelip sardı beni
Karışmama rağmen bütün bir yeryüzüne
Kendime ait bir yer bulamadım

2. sayıdan

Yazarın Tüm Yazıları

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir