Koyu Yorgun, Veysel Çolak

Veysel Çolak’a

Yaşadıkların bir sancıya dönüşür
bir nabız gibi atar, üstelik zonklayarak
keşke bir çocuğu düşünerek geçseydi ömrün
anıların dönüşseydi bir işçinin büyüyen yumruğuna.

Çiğnemiştir göğsünü duyduğun ayak sesi
öldürülen yıllar atılmıştır üstüne
başka ne kalır unutulmaktan?

Bir kırgın olarak çekil ıssızlığına
bir uyumsuz sansınlar, belki bir kaçak
kimse bilmesin seviştiğin o kelimeyi.

Işıktan sessizdi gelişin, sanki suların uykusu
yanardağların patlaması gibiydi gidişin.

Kesip alınmış elinin biri, gözlerin büyümüş
gördüklerin yeter sana
bırak artık durup durup katilini sevmeyi.

Sabahına bulaştırma zifiri karanlığı
bir mavilik olarak kal kentin sokaklarında
kedilerle söyleş, bir kahvehane bul, otur
kanından damıtılmış bir çay getirsinler sana
yağmur başlasın birden, deri’n ıslansın
binlerce yalnızlıktan birini seç kendine.

Hiç yaşamadı sansınlar, hiç ölmedi
koyu yorgun yüreğin öyle duruyor hâlâ.

                                Yeryüzü 2022

Similar Posts

  • Balina, Şener Aksu

    şarkıların demlendiği yerdeyim rengim mordan aykırıderinliklerin nefesiyim rengim mercanlarda kaldıkıyılar da uzakta kalsın o zamankıyıları martılar alsınben denizin sesiyimduy içimiiçimde bir boşluk var yıldızların ötesindeniçimde bir eğimakar sonsuzluğun elindensözün büyülendiği yerdeyim çığlığım kızıldan ötederinliklerin diliyim tenim kumsalda yandısuskunluklar kayalaşsın o zamansabahlar uykulara açsınben karanlığın içiyimal gözlerimi 6. sayıdan

  • Dünyası şiir, Duran Yaşar

    Bir yeri bırakıp yeni bir yerde yaşamaya başlamak ister istemez bazı zorlukları da beraberinde getirir. Birçok şey kendiliğinden kaybolur. İnsan ayrıldığı yerdeki duygu yoğunluğunu yeni yerinde yaşayamaz. Hele ki on dört yaşına kadar orada yaşamışsa… Ayrıldığı yerin kel kıraç tepelerini, çakır dikenini özler. Yeni yere alışmak, uyum sağlamak zaman ister; çaba gerektirir. Bulunduğu yerin toprağına,…

  • Antakyam, Özlem Yüncü

    Medeniyetler şehridir,Buram buram tarih kokar her yanı.Sıkışık, dip dibe odun sobalı evleri samimiyetten doğmuş birer yuvadır;Taştan örülü evleri çağların sesini taşır.Kıvrım kıvrımdır sokakları,Aşk vardır, samimiyet vardır sokaklarında;Göğe uzanan çocuk sesleri, çınlayan kahkahalar yükselir.Eski Antakya’nın sokaklarındaKomşuluk ilişkileri candan öte birer efsanedir.Zaman kavramını yitirir insan;Antakya’nın daracık sokaklarındaki oturma kaldırımlarındaDert yüklenir komşularına, derman arar komşularına;Eğlencesi, derdi, kederi, mutluluğu,…

  • GECE YARIŞMASI, Bengü Naz Türkoğlu

    Berk ve arkadaşları bayram tatilini eğlenceli, keyifli bir şekilde değerlendirmek istiyorlardı. Dışarıda buluşup gezinirken eski bir fabrikanın yarışmalar için tekrar açıldığını görürler. Binaya yaklaştıklarında üstünde “Korku evinde yarışmaya var mısın?” yazan bir broşür görürler. Yarışmaya katılmaya karar verir ve binanın içine girerler. Oradaki çalışan saat 23.40’ta buraya gelmelerini söyler. Berk ve arkadaşları saat 23.30’da buluşup…

  • (ORADAYDIM II) YAŞAMAK İÇİN HATIRLA!, Neval Oğan Balkız

    Sürek avındaydı zamanKime baksam, yokŞimdi ve gelecek arasında kalmış an’lara tutsak kaldıkGeçmiş, yokHafıza ördüm kendime başıma bulutBakışlarıma yuva olsun diyeGözlerimle gezintiye çıkarım her sabahYeşiller , maviler, sarılar arasındaYolculukta kaybederim yeniden bulduklarımıYeniden bulup, kaybetmek içinElim uzanmaz pencere pervazınaGeçmez ayaklarım kapılardanYaşam kırımlarının yitik parçalarıFısıldar dururlarHıçkırıklarını duyarım, iç çekişleriniYarılan toprağın kustuğu ölüm gecesindeKaybettiği i varlığını aramaktadırTamamlamak için kendiniAyrıksı…

  • Bir Gün Barış, Zeynep Mansuroğlu

    (Tüm yeryüzü çocuklarına umutla) Bir gün, mavi güvercinler inecek suskun çatılara,kanatlarında mektuplar – mühürsüz, silahsız, sıcacık.Bir çiçek, dikenini bırakıp saracak düşmanı bile.Toprak, savaş çizmelerinin izini silecek usulca,ölümün değil ekmeğin izini takip edecek çocuklar.Her dilde barış, bir şarkı gibi söylenecek sofralarda.Sınırlar birer çizgi olmaktan çıkacak;eller haritalardan önce birleşecek havada.Yüreğini açıkta unutanlar çoğalacak yeniden.Kurşun sesine değil, rüzgârla…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir