Bir Gün Barış, Zeynep Mansuroğlu

(Tüm yeryüzü çocuklarına umutla)

Bir gün, mavi güvercinler inecek suskun çatılara,
kanatlarında mektuplar – mühürsüz, silahsız, sıcacık.
Bir çiçek, dikenini bırakıp saracak düşmanı bile.
Toprak, savaş çizmelerinin izini silecek usulca,
ölümün değil ekmeğin izini takip edecek çocuklar.
Her dilde barış, bir şarkı gibi söylenecek sofralarda.
Sınırlar birer çizgi olmaktan çıkacak;
eller haritalardan önce birleşecek havada.
Yüreğini açıkta unutanlar çoğalacak yeniden.
Kurşun sesine değil, rüzgârla savrulan yaprağa kulak verilecek.
Dağlar, sadece gölge yapacak sevdalara.
Silahlar paslanacak, isimleri unutulacak bir masalda.
Gökkuşağı, aynı anda yedi milletten çocukla geçecek köprüden.
Barış, bir göçmen kuş gibi gelecek:
ve kimse “nerelisin?” diye sormayacak.

Nebihe Karasu
Antakya, 1 Mayıs 2025

4. sayıdan

Similar Posts

  • ÇIĞLIĞIN SENFONİSİ, Nurdan Öztürk

    Biz hiç beceremedik savaş çocuğu olmayıSessizliğe yirmi dört saat kala, dönen güneSadece merhaba deyip, kararsızlıkların ve belirsiz zamanınBizim denetimimizden çıkmış kara boyutlarında maviye çalanGörüntülerindeBir şarkı suskunluğundaBir bomba atımı zamanlarda uyuyupDüşüncelerimiz de yarını silerek teker teker hayallerimizi söktüklerindeOcağımıza incir ağacı diktiklerindeİnatçı bir inançsızlıkla…… Barışın hayaline hiç bu kadar yaklaşmadık ve ölmedik habersiz. Seslenmediler bize. Yakınlarımızı göremedik….

  • Ayağı Kırık Bir Masa, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Ayağı kırık bir masayaAnlam yükleme telâşıylaGeçti ömür kaldık hep bir masanınGözlerinde gelmedi açmak pencereninPerdesini gelmedi aklımızaAçıp pencereyi sokakta oynayan çocuklaraBakmak hiç gelmedi aklımızaCamdan içeri kaçan topu patlatmakAklımız hep ayağı kırık masadaydıZamanın hüznünü atamadıkGelseydik yine eskisi gibiGöz göze seninle gelmezdiMasa aklımaBak kapı çalınıyor açmaGelen bir çocukturTopumuz kaçtı diyecekAçma sakın topları bile olmasaSokak şu an için onlaraDaha…

  • Taş Olsa Çatlar, Zehra Öztürk

    Dingin bir dağın eteğindenNasırlı bir çift el çıkardı.Kesti, yonttu, cilaladı.Getirdi kalabalığın, cümbüşün içine.Eminönü, Mısır Çarşısı arası,Bir sokak ötede çiçek pazarı.Sokak arasından sızanDeniz havası olmasa,Orta yerinden çatlardı.Zor alıştı,Ne topuklar geldi geçti.Ne hayatlar aktı.Kimi oturup saatlerce ağladı.Kimi zilzurna sarhoş,Üstünde sabahladı.Kaç sokak kavgasınınSessiz şahidi.Parfüm kokulu topuklar,Vazgeçemediği sevgilisi.İşçinin, emekçinin sadık bekçisi.En yakın sırdaşıKöşedeki dilenci.Çıkmaz sokağın demirbaşı,Alelade bir kaldırım taşı.Gecenin…

  • ZEYTİN AĞACININ GÖLGESİNDE, Sevim Yunus Habip

    Zeytin ağacının gölgesinde bir çocuk,Elinde taş-Taşın ağırlığı değil-yurdun kalp atışı. Dumanla örtülmüş gökyüzüBir güvercin hala yolunu biliyor.Toprak yanık,Fakat toprağın dili hala yeşil. Bir annenin ninnisinde saklıdır direniş,“Uyu yavrum,” der,“Sabırla örülür özgürlük.” Zeytin dallari kırılır belki,Ama kökleri unutmaz suyu,Bir gün rüzgâr dönecek Filistin’e,Uçurtma uçuracak çocuklar yeniden-Gökyüzü kadar özgür gözleri. Ve biz, uzaktan izleyenler,Biliriz ki,Her taşta, her…

  • Antiochia, Gazi Yolcu

    Kayıp bir şehirde buldum gülüşlerimi.Sislerin ve zamanın ötesinden gördüğüm…Mermer sütunlarına sarıldım da uzun uzunTaş avlularına yüzümü sürdüm.Silpius Dağı’ndan Tyche gülümsedi banaHani kudretli Orontes’e diz çöktürmüştü. Defneden ve zeytinden taçlar giydimAgoralardan krallar geçiyordu, gördüm.Stola giysili kızlar asmalardan üzüm topluyordu.Eğildim, toprak künklerinden bir su içtim.O kadim şehir, ihtişamla dünyaya gülümsüyordu. Arenalarda aslanlarla dövüştüm,Kan aktı bedenimden.Gladyatörlerle aynı masada…

  • Koyu Yorgun, Veysel Çolak

    Veysel Çolak’a Yaşadıkların bir sancıya dönüşürbir nabız gibi atar, üstelik zonklayarakkeşke bir çocuğu düşünerek geçseydi ömrünanıların dönüşseydi bir işçinin büyüyen yumruğuna. Çiğnemiştir göğsünü duyduğun ayak sesiöldürülen yıllar atılmıştır üstünebaşka ne kalır unutulmaktan? Bir kırgın olarak çekil ıssızlığınabir uyumsuz sansınlar, belki bir kaçakkimse bilmesin seviştiğin o kelimeyi. Işıktan sessizdi gelişin, sanki suların uykusuyanardağların patlaması gibiydi gidişin….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir