Gülten Doğruyol İncesu

  • Filistin’e Ağıt, Gülten Doğruyol İncesu

    Ne havai fişek gösterisi buNe de parlayan yıldızları gökyüzününFosfor yağıyor uçaklardanFilistin toprağını yağmalamak için Hangi karanlık çağdan kalmasın ey zulümKaç vardiya çalışıyor silah fabrikaları Kahkahalarına inmiş ölüm çocuklarınAnnelerin gözyaşlarınaKurşun sesi ninni olur mu hiç, utan! Kan revan içinde sokaklarHarap bakışlarınınGöğsümde yarası varYas tutacak anneler mi kaldıFilistin’e şimdi kimler ağlar? 6. sayıdan

  • İÇİNDE BÜYÜYEN DÜNYA AĞRISI, Gülten Doğruyol İncesu

    Şarkılar duyulan yaraları kanatırKalpteki çarpıntıya sesteşRuhtaki çırpınışla eksik kalanBelki de özgürlüğe yol olan sevda… Söz, sözcüklerin dergâhında eğimlidirUçurum ağzında çiçek açsın diyeSabır, kendi sesinde yakılıncaDuvarın sana bakan yüzündeİnsan biraz acılarına,Biraz da sevinçlerine benziyor yaşadıkça. Saksıdaki kokular avlularda tuzlanırkenBir kırlangıç dengiyle yürüyorsunGökyüzüne bakarak…İçinde büyüyen dünya ağrısıEllerin titremiş temmuz sıcağı… İnsan ki en çok inandığı yerden kırılır…

  • Kederle Boyanmış, Gülten Doğruyol İncesu

    Yağmur duasını beklemeSürgün edilmiş çok zamandır güller yerden göğe.Ağlamak doyurmuyor yağmalanmış toprağıGörüp öylece bakmakla yeşermeyecek emeğimiz.Gül-e(ke)cekse yer-yüzümüzHangi vakitlerde yeşerecek ağzımızdaki gülüş. Dünyanın karanlık biçimidir hüzünÖlümün koynunda yatan kız çocuklarını düşün.Morlukları saklanmayan kadınlarıKolu kırılmış kalbi kurumuş nehirleri…Kölelik kaderimiz değildir bizimDüşümüz değil bu kederle boyanmış hayatlar… Göç mevsimi değil bu karartıNerede bu güvercinlerHangi beyazlığın avlusunda uyuyor?Şu uçurumlar…