GÜNEŞİN DURDUĞU YER, Erçağ Akarca

                              Güneş’in durduğu yer,
                              Denizlerce akmayan selamımız,
                              Gözlerimizin bir telâşsızlık koşusunda aradığı yer,
                              Bize kendimizi hatırlatan muhibbânımız, 

                              Güneş’in durduğu yer,
                              Sarkaç aramayan bir iklimsizlik saati,
                              Yaşamlardan bâsübâdelmevtlere tuttuğu açılan bir pencere,
                              Seslerimizin bir pazarın çocuksuzluğunda tuttuğu el,
                              Bize tebessümü hatırlatan sadık yârânımız,

                              Güneş’in durduğu yer,
                              Dağların kibrinden kaçan bir orman köylüsünün evi,
                              Yürek yangınını kendi sobasının izzetiyle tutuşturmuş,
                              Benliğimizin şehirlerin zıtlığıyla yoğrulduğu eşya,
                              Birkaç harften müteşekkil fânî adımız,

                              Güneş’in durduğu yer,
                              Hiçliğine hapsolan karanlık gurur değil,
                              Gömleğinin altında atmakta olan sıcacık kalbindedir,
                              Güneş’in durduğu yer,
                              Hangi aynanın bilinmezlik azmindedir?    
4. sayıdan

Similar Posts

  • Kimim Ben, Rüzgar Kahleoğulları

    Kimim ben bir insan mıyım yoksaÖlümden korkan ama ölmeyecekmiş gibi yaşayanÖzgür iradesi olduğunu sananKendi kendine acıyan bir insan mıyım Bir oyuncu muyum benRol mü yapıyorum her saniye her dakikaSpot ışıklarının arkasındaGülümsüyor muyum yaratıcıya Kum tanesi miyim benZaman denizinde savrulanHeves rüzgarları ile bir yerdenBaşka bir yere ilerleyen Ya makine isem ne olacakKodların dışına çıkamayanFiyatı belirli olanİçindeki…

  • Antakya’m, Nebihe Karasu

    Hasta olur SelevkosDerdine çare ararToplanır hekimler, ulemalarDerler ki çaren nemli rüzgar Bilirkişiler çıkar yolaDağılırlar dört bir kolaKimi gelir en güneyeTanışırlar Orontes’le Nemli ve hoş havasıOlacaktır kralların devasıSevinç içinde dönerlerKrallarına müjdelerler Aacil emir gelirKurulsun güzel şehirOrontes’in üstünde köprüHoş geçsin artık ömrü Babsına bir vefaOlsun adı AntiyoşyaGelişti büyüdüMerkezi oldu Doğunun 3. sayıdan

  • “YOK OLUYORUZ AMA ÖLMÜYORUZ”, Şükran Kurdakul

    Bulunduğum günler, uzun yolun son aşamalarını yaşayandireniş savaşçılarının kararlı sabrını gördüm Kudüs’te, Nab-lus’ta, Ramallah’ta, Eriha’da, Deyşa’da…Acıların sütüyle yaratılmış dizeler dinledim. Şimdi büyükçoğunluğu ya öldürüldü, ya toplama kamplarına alındı o vatan-severlerin. Ama dünya halklarına armağan ettikleri direniş vebu direnişi ağıtlayan dizeler kuşaktan kuşağa etkisini sürdürecek 7. sayıdan

  • KANAYAN TOPRAK: GAZZE, Mehmet Karasu

    KANAYAN TOPRAK: GAZZEBir Halkın Sessiz Çığlığına Dair “Bir çocuğun ölümü, bütün insanlığın ölümü değil midir?”— Hz. AliGazze…Artık yalnızca bir coğrafya adı değildir.O, yeryüzünün vicdanına düşen kara bir lekedir;Çünkü iki yıldır orada, insanlık öldürülüyor.Yaklaşık 70 bin Filistinli—kadın, erkek, çocuk—enkazın altında ya da açlığın sessiz kuyularında can verdi.Hastaneler bombalandı, okullar yıkıldı, camiler ve kiliseler kül oldu.Bir kent,…

  • Hükmü, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Gecenin hükmü kurulurkenSevda artığı o şehirlerdenHızlı ölümler yükselirdi gökyüzüneBiz yine bir Filistin Askısı’nda düşünürkenSevdanın yaman halleriniEylül yakalamış olurdu halimiziYapışmış halde ranzanın demirlerindenSabahın ıslak halininGelişini gözlerdim bedenimeİçimde bıraktığın sevda artığı sözlerinGelirdi başucumaVe ağlardım gökyüzüneYükselen ölümlerin ardından 3. sayıdan Yazarın Tüm Yazıları

  • “Sevgili Uzak” ve Antakya, Kamil Akdoğan

    Sevgili Uzak, Antakyalı tıp doktoru Müge Sahillioğlu’nun sarsıcı bir mektup kitabı. Yazarı geçtiğimiz yılın aralık ayında gerçekleştirdiğimiz bir etkinliğe davet etmiştik. O akşam da izleyicilere bir mektup okumuştu ama o mektup bir kurgu değildi; İsrail saldırılarında katledilen genç ve çok başarılı bir hekim için kaleme alınmıştı. Salonda derin bir sessizlik olmuş ve pek çok kişi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir