SESSİZLİKTEN SONRA, Özlem Vesile Yüncü

 “İki şeyi asla unutmaz insan:
  Annesinin yüzünü ve yıkılan şehrini.”
                      — Nâzım Hikmet’ten ilhamla

Antakya’mı yırtan bir ışık
geceyi deldi…
ardından —
kıyametin sesi:
kocaman bir gürültü,
göğe savrulan taşlar,
dize çöken binalar…

Oğlum!
Kızım!
Yavrum!
diye yırtınan analar…
“Annem!” diye çığlık çığlığa
gözyaşında boğulan çocuklar…

Bir çığlıkta dondu zaman,
bir sessizlikte bitti hayat.
Ama bazı çırpınışlar —
günlerce sürdü enkaz altında…

“Sesimi duyan var mı?”
Yooook…
yok…
yok…

Anlayamazsın bu yangını,
ailen eksiksizken,
ellerin sıcak bir ele dokunurken…
Antakya’m,
memleketim,
toprağım
toprak oldu.

Neye üzülür insan önce?
Her sabah “günaydın”
her akşam “iyi akşamlar” dediği
komşusu yokken mi?
Enkazdan çıkarılan o engelli bedenin
ya da

hiç çıkarılamayanın ardından mı?

Yok…
yok…
yok!

Anlayamazsın bu yangını…
sağ çıkmışsındır belki,
ama sevinemezsin.
Çünkü toprağın,
Antakya’m,
kan ağlıyor hâlâ!

4. sayıdan

Similar Posts

  • IŞIK HIZINDA GEÇİYOR SENELER, Hatice Eğilmez Kaya

    bütün çocukları eve çağırın!beyaz kedinin burnu kanıyor soğuktan.arka bahçeler karanlık,camekanlar yaldızlı bu gece. hemingway son öyküsünü bitirdi çoktan.sarı saman kağıtlar karma karışık.odanın ortasından bir tren yolu geçiyor.nereye gideceğini bilmiyor inci küpesinin tekini yitiren kadın. kayda değer haberler vermeliydin bana.güney cephesini kurtarmış olmalıydı kurşun askerler.ilkyaz mı desem, sarışın ve iyimser limon çiçeği mi?o güzel günler kapımızı…

  • Depremde, Erkan Özaydın

    Gün ışıyordu. Alacakaranlıkta etraf zor seçiliyordu. Kırlaşmış saçları uzamış, üç günlük sakalıyla omuzları çökmüştü Mehmet’in. Bitkindi. Uzun süre yerdeki eşyalara baktı. Başka bir şehirden yeni gelmiş gibi sigara, kolonya kokusu da değil toz kokusu sinmişti üstüne. Aklı karışıktı. “Belki de başka bir şehre gitmek üzereyim,” dedi kendi kendine. Etrafına şaşkın bakarken öylece kalakaldı. Yola çıkmaya…

  • ANTİOHİYA CORC SUADİOĞLU

    MÖ 300 civarında Büyük İskender’in komutanlarından SELEUCUS NİCATOR tarafından kurulduğu bilinen bir Şehir olduğu bilinmektedir. SİLPİUS DAĞI (Habibi Neccar Dağı) kenarında kurulmuş olup tam ortasından ASİ NEHRİ geçmektedir.BÜYÜK ROMA İMPARATORLUĞUNUN üçüncü, dünyanın dördüncü büyük Şehridir. Bu Coğrafyanın büyüsüne kapılan Uygarlıklar KALKOLİTİK (MÖ 5000-4000) çağlardan başlıyarak bu bölgede çeşitli medeniyetler kurmuşlardır. Gelip geçen bu uygarlıklar daha…

  • MİLENYUM YILINDA ANTAKYA, Saime Siner

    1999 yılının son dakikalarıydı.Kadın ana Asi nehrinin üzerinde durmuş etrafına bakınıyordu. Antakya şehri ışıl,ışıl huzur içinde yeni yılı karşılamaya hazırlanıyordu.Tepeye doğru yükselen mahalle evleri ve kilise ışıklarını yakmış,yeni yıla girmeye hazır görünüyordu. Mahalle sakinleri hırıstiyan vatandaşlar olmalı diye düşündü kadın ana. Antakya şehrini çok fazla tanıdığı söylenemezdi; ancak o an hissettiği huzurlu güvenli bir şehir…

  • Koyu Yorgun, Veysel Çolak

    Veysel Çolak’a Yaşadıkların bir sancıya dönüşürbir nabız gibi atar, üstelik zonklayarakkeşke bir çocuğu düşünerek geçseydi ömrünanıların dönüşseydi bir işçinin büyüyen yumruğuna. Çiğnemiştir göğsünü duyduğun ayak sesiöldürülen yıllar atılmıştır üstünebaşka ne kalır unutulmaktan? Bir kırgın olarak çekil ıssızlığınabir uyumsuz sansınlar, belki bir kaçakkimse bilmesin seviştiğin o kelimeyi. Işıktan sessizdi gelişin, sanki suların uykusuyanardağların patlaması gibiydi gidişin….

  • Hangi Çağ, Hangi Medeniyet, Bahri Loş

    Bilim insan için her zaman yol gösterici olmuştur. Bütün uluslar, bütün toplumlar eski çağlardan beri bilginin izini sürmüşlerdir. Bu iz sürme karşılığında insanın medeniyet anlamında ileri düzeyde bir gelişme sağladığını kabul etmeliyiz. Geldiğimiz noktada 21. yüzyıl uzay çağı, bilgi çağı, altın çağ veya daha farklı, yüksek değer taşıyan tanımlamalarla anılmaktadır. Bu noktada çağın hakkını teslim…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir