Hangi Çağ, Hangi Medeniyet, Bahri Loş
Bilim insan için her zaman yol gösterici olmuştur. Bütün uluslar, bütün toplumlar eski çağlardan beri bilginin izini sürmüşlerdir. Bu iz sürme karşılığında insanın medeniyet anlamında ileri düzeyde bir gelişme sağladığını kabul etmeliyiz. Geldiğimiz noktada 21. yüzyıl uzay çağı, bilgi çağı, altın çağ veya daha farklı, yüksek değer taşıyan tanımlamalarla anılmaktadır. Bu noktada çağın hakkını teslim etmek gerekirken bazı şeyleri de görmezden gelmemek gerekir.
Bugün bilim ve teknoloji uzayda koloni kurma yarışına girmişken dünyada insanların açlığa mahkum edilmesi, açlığa terk edilerek ölümün pençesine bırakılması 21.yüzyılın hangi teknolojisinin, hangi vicdan ürününün karşılığıdır? Ürettiğimiz bilgiler, laboratuvarlarda sabahlamamız, kadim kitaplar, araştırmalar bizi birbirimize yakınlaştırmayacaksa, bizi güzel olanda birleştirmeyecekse, iyi ve faydalı olana yöneltmeyecekse ne işe yarayacak? Aldığımız mesafe sadece birbirimizi daha iyi öldürme tekniklerinde mi olacak? İnsan çok medeni bir noktaya evrilmişse, çağdaş, uygar, ileri bir safhaya ermişse; zayıf, savunmasız, elinde silah olmayana nasıl zulmedebilir, nasıl işkence yapabilir, nasıl katliam yapabilir, nasıl soykırım uygulayabilir? İnsan gerçekten medeniyse ve dünya bizim evimizse bir odayı yangınlar almışken nasıl diğer odada güle oynaya yaşamına devam edebilir? Başka odaların yangınlarından nasıl mutluluk duyabilir, nasıl refahını bu yangınlar üzerine kurabilir? Kendilerini dünyanın en medeni toplumları olarak görenler kendileri için onlarca çeşit güzel yemeği, gezmeyi, tatili, içkiyi ve her türlü rahatlığı hak görürken nasıl olur da başka toplumların insanlarına açlıktan ölmeyi hak görebilir? Gerçekten insanları birbirine düşürüp katliamlar yapmak, soykırımları normal karşılamak medeniyet midir? Yoksa güçlü olunca medeniyet, edebiyat, sanat, bilim, bütün bu birikim ve insanlık onuru rafa mı kalkıyor? Başka yerlerde insanlar açlıktan ve silahtan ölürken biz nasıl olsa mutluyuz deyip mutluluğumuzu beceri işi mi sayacağız? Başka ülkelerin eğitimsizliğini kullanıp, eğitim sistemlerini de çökertip, onları birbirine kırdırmak ve zenginliklerini ele geçirip onunla sefa sürmek sonra da dönüp onlarla alay edip tepeden bakmak medeniyet işareti midir? Kendi ülkenin sokaklarında korna bile çalınmaz deyip hava atarken masum insanların evlerini gece gündüz bombardıman altına almak mıdır medeniyet? Söz konusu çıkar olunca dünya uluslarının bu çıkarda birleşip insanlığı ayaklar altına alması mıdır medeniyet?
İnsanlık birikimi dünyayı onlarca kez cennete çevirebilecekken neden hep namlunun ucuyla bakıyor insan? Bu çağda bırakın insanların bile bile açlığa mahkum edilip öldürülmesini yeryüzünde hiçbir insanın açlık sorunu yaşamaması gerekir. Çağ her insana yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayacak kadar zengindir. Bunu kimsenin kimseye vermesine de gerek yok çünkü bu herkesin hakkıdır. Ayrıca insanlık birleşecekse iyi ve güzel olan üzerine birleşmeli; top, tank, tüfek üzerine değil. İnsan gelişecekse insanlığın erdemiyle gelişmeli ürettiği silahlarla değil. İnsan gücünü sınayacaksa yara sarmayla, ayağa kaldırmakla, yaşatmakla sınamalı öldürmekle değil.
6. sayıdan