İsyana Dağ Olurum, Mehmet Öksüz

Adım adım ilerlerim insanların sırlı yüreklerine
Ağlarım çalan her şarkının melodisine
Dağların buzlu ovalarına duygularına
Yürek kalemimi coşturup tek tek dökülürüm.
Yaşarım hassas ruhların acılı duygularında
Dile gelmeyen dertli şairin sessiz çığlıklarında
Hikayenin türkünün ezginin asi sokaklarında
Kalplerde sevgi bedenlerde fırtına estiririm…

Ben hayatı tabiatı sevginin özünde anlatırken
İnsanlardaki sevgi asaletini kelimelere dökerken
Yürek dilinin hırçınlığını kaleme hissettirirken
Hayallerden kopup duygu denizinde kaybolurum…

Az sözlerle derin manaları kelimelere işlerken
Yüreklerde taşan duygular satırlara dökülürken
İç dünyamızın her anı tümüyle dışa vurulurken
Sosyal siyasal ekonomik hayatı şiire bağlarım…

Bazen çok özleyip asla kavuşulmayan
2/12
Çok isteyipte gizem diyarına ulaşamayan
Bedenlerde sel gibi akmış hiç durmayan
Yüreklerin içindeki yaşamı kare kare anlatırım…

Hayat acı tatlı anılarla yaşanırken
Şiir dinlerken gecemiz aydınlanırken
Denizin kokusuyla ruhlar dinlenirken
Duyguları anlık taptaze dizelerle coştururum…

Ben duygu seliyim acının rengiyim.
Kabul edilmeyen duâların karşılığıyım.
Tüm şairlerin öznesi sıfatın yüklemiyim.
Kendimi parçalayarak mısra mısra dağılırım.
Ben ayrılıkların sevdaların yürek sancısıyım.
Bazen sevginin bazen de aşkın tercümanıyım.
Ana vatanın suskun rahmetli asil lisanıyım.
Süzülmüş yaşantı birikimlerinin ağır taşıyım.
Yeni doğan bir çocuğun gülüşleriyim.
Yüreklerde hiç bitmeyen gözyaşıyım.
Sevgilinin gözünde canlanan hayatın kendisiyim.
Harfleri kelimelere yalın dille dokuyan şiirim…

Aşığa maşuk mecnuna Leyla ağaçlara gölgeyim.
Düşünen duyan hisseden insanın adresiyim.
Kerbelada su dildeki özlerin yaşam biçimiyim.
Ben felsefik duyguların hiç bıkmayan yazarıyım…

Her zerremde duygu ve hisleri açığa çıkarırken
3/12
Doğumdan ölüme kadar edebiyatla yaşarken
Ruhlarda hissedilenlere cana can katarken
Ben derinlerdeki duyguları su yüzüne çıkaranım…

Özlemlerin kalemle bütünleştiği anlarda
İnsanın ruhuna yapışan duygularda
Yaşamın kare kare anlatıldığı yollarda
Dilsize dil emeğe emek isyana dağ olurum

3. sayıdan

Similar Posts

  • İskenderun Şehrine Elveda, Vecihe Akdoğan

    Hicran ile çırpınan kalbimin dermanı sendinAcılarla dolan gönlüme şifa verirdinÖterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Baharın Cennet’i kışın bir hazanHülyalarla doluydum her fırsatta her zamanAyrılıyorum senden hasretime yanKopuyor içimden dertli bir figan Öterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Denizle ufkuna hayran…

  • Kimim Ben, Rüzgar Kahleoğulları

    Kimim ben bir insan mıyım yoksaÖlümden korkan ama ölmeyecekmiş gibi yaşayanÖzgür iradesi olduğunu sananKendi kendine acıyan bir insan mıyım Bir oyuncu muyum benRol mü yapıyorum her saniye her dakikaSpot ışıklarının arkasındaGülümsüyor muyum yaratıcıya Kum tanesi miyim benZaman denizinde savrulanHeves rüzgarları ile bir yerdenBaşka bir yere ilerleyen Ya makine isem ne olacakKodların dışına çıkamayanFiyatı belirli olanİçindeki…

  • Yoksun, Acibe Sıkar

    Karanlıklara haykırdım durdumSana olan hasretimİçimde büyüdüSustumYıldızlar cılız ışıklarıylaruhuma tutunmaya çalışırkenSeni aramaktanyorgun düşen yüreğimbedenimle eşitlenirkenYoksunRuhumda kopan fırtınalarDalgalarla boğuştuSığınıp huzur bulacağımLimandınYürüdüğüm yollardaYörüngemde hep vardınBaşımı dayayacak omuzdunHayallerimi süsleyenbeyaz atlımdın.Yıldızlar soluklaştıGece bir yankı olduYoksun Soranlara gidişini anlatamadımGözyaşlarımı kimse görmediGece göğü parça parça solduİçimin boşluğunda kayboldu.Karanlığımasenin aydınlıkları toplayıpgetirmeni bekledimAma yoktunVe gecenin siyahındaSessizliğimde kayboldun

  • Cellat ve Kendisi, Hatice Eğilmez Kaya

    Cellat uyandı yatağında bir gece“Tanrım” dedi “Bu ne zor bilmece:Öldükçe çoğalıyor adamlarBen tükenmekteyim öldürdükçe.” Ataol Behramoğlu Karların sokağı diz boyunca işgal ettiği bir gece yarısı. Kapkara yüzümü, kapkara ellerimle ovuşturuyorum. Sabahın olmasına saatler var. Duvardaki o karartıya gözlerim takılıyor. Düpedüz darağacı karşımdaki. Üzerinde onlarca adamın asılı durduğu bir darağacı. Her birini tanıyor ve hazin öykülerini…

  • KİMLİĞİMİ YAZ – BITAQAT HUWIYYA, Mahmud Derviş

    Kimlik KartıKaydet!ArabımKartımın numarası ellibinÇocuklarımın sayısı sekizDokuzuncusu da yoldayaz sonunda burda!Kızıyor musun? Kaydet!ArabımTaş ocağında çalışıyorum emekçi yoldaşlarımlaÇocuklarımın sayısı sekizEkmeklerinitaştan çıkarıyorumgiysilerini ve defterlerini!Sadaka dilenecek değilim kapındaKonağının girişi önündeküçük düşürecek değilim kendimi!Kızıyor musun? Kaydet!ArabımAdım var yalnız, yoktur soyadımÖfkeden köpürerek yaşayanen sabırlı insanıyım bu diyarınZamanın doğuşundanyılların başlamasından selvilerden, zeytinlerdenotların yeşermesindendaha eskiye uzanır köklerim!Karasaban süren bir ailedendir babamsoylu efendilerden değilVe…

  • Adı Umut, Hasan Turunç

    Yuvarlak masanın etrafında bir süredir devam eden gergin bekleyiş, gözlerini elindeki dosyadan ayırmadan konuşmaya başlayan başhekimin kararlı sesiyle son buldu. Kurul üyesi cerrahlar, yılların tecrübesi keskin bakışlarına sirayet eden kadife sesli, bembeyaz saçlı hocalarını pür dikkat dinliyor, ağzından tane tane dökülen kelimeleri başlarını sallayarak onaylıyorlardı. Rapor: “Hastanın maruz kaldığı yüksek enerjili travma neticesinde alt ekstremitesinde…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir