Aşk ve Tuz
Düşerken birer birer köyleri şehirlerimizin
Karanlık da çöküyordu halkımızın üzerine
Ağır ağır sinsi bir düşman ki onlar
Düşmanıydı zaten insanca bir yaşamın
İlkyazın üstüne örtülmüştü ölümün
Sessiz karanlık soğuk pelerini
Kefen bezi gibi kehaneti olarak yaşamımızın
Kaybediyorduk birer birer evlerimizi
Arkadaşlarımızı dostlarımızı ailemizi
Elimizden alıyordu onları zalimce tek bir zihniyet
Kibir kusan dudakları üstünlük naraları ile
Küçümseyerek yok sayarak inkâr ederek
Varlığımızı
Varlığımızı
Varlığımızı
Geleceği katlediyorlardı insanlığımız ile birlikte
Teslim olmuyorduk ama teslim olmuyordum inadına
Çünkü sen yanımdaydın halkımız gibi ışıl ışıl gülüşün
Halkımız gibi yumuşacık bakışlarınla mahzun ve onurlu
Ateş yazılmıştı yaşamımıza mürekkebi kan olan söylemler ile
Tuz olacaktı mücadelemiz ki
Su aklamıştı geçmişi geleceği ise
Şiirimiz aklayacaktı çünkü
Yiten her canla insanlığımızı da yitiriyorduk
Atahan Çakmakkaya