Gördünüz mü, Suna Su

Gördünüz mü.?
Gökyüzünde ki renk cümbüşünü
Çocuk neşesinin yansıması bu .

Duydunuz mu?
Yurdumun her yanını saran bu cıvıltıyi ..
Doğudan batıya
Kuzeyden güneye..

İşte ! Geliyorlar,
Eşsiz kahraman her biri ..
Yaşam müziğinin farklı tınısı her biri ..
Kendi hakikatlerinin yolcusu her biri ..

Aç onlara yüreğini,
Sarmala küçük bedenlerini,
Dindir güvenli sıcak yuva hasretini..

İşte şimdi
Çiçek toplama yarısında
Daha hızlı koşuyorlar güneşe..
Hepsi yaşamlarını bir bir inşa halinde..

3. sayıdan

Similar Posts

  • |

    Bir Doğum Öfkesi, Nede Hocaoğlu

    Sahi! Ben ölü doğdum diye yaşamadın mı? Adsız yerlerde doğdum.Toprağım yok!Hikayem yok!Pörsümüş memelerden oluk oluk umutsuzluk emdim.Her damla da emdiğim sütlerin boşluğuna çekildim. Ben ki ölü doğdum!Yedinci çığlıkta ben doğdum.İş işten diller evimden geçti.Toprağı yok mezarımın. Fildişi mermer yollarımdaki sırtları ezberledim.Bahsedilen kırılgan hat üzerinde yürüdüm.Diz yaralarıma su serptim,İyileşmeyen yaraları da heybeme yükledim. Zemheri çığlıklarda doğumları…

  • |

    Köz Köze, Veysel Çolak

    Çabuk çürüdü gördüğün rüyaummazdım, köz köze yaşıyoruz sanmıştımbırakıp gittin başlattığın kavgayıbitti çocukların oyunu, camlar kırıldıhuysuzdu annelerin sesi, soğumuştu evhazırdı yolların uçurumu. Düşündüm. Yazdıkça kirlendi şiirleriminsan ölüleri düştü içlerine, ölü zamanlarkendi yanımda bile değilim, bil bunudeğil mi ki sen bırakıp gittin verdiğin sözübırakıp gittin başlattığın kavgayı. Ne koydun yerlerine yaşadığın günlerinbir eylül sonu, bir unutmak mı?Birileri…

  • Kadın, Zeynep Mansuroğlu

    Duygusuz bir bedenDili olmayan heykelHer yere yetişenSon model bir robot.Ruhunun güzelliğini örten,Dikenli duvarlar.Yüreğinde kopan fırtınaKendi ruhunu yıpratır.Bir kelebek gibi narin,Kıraç buzlu rakımlarda,Kardelen olup baş kaldıran.Karlı bir kıştan sonraİlkbahar ışıltısı.Kapkara madendeGün ışığı görmektir kadın.Sert rüzgarda, savrulan bedeniHayat döngüsünde,Yerini bulmaya çalışan,Çiçekleri hep kırpınan,Sarmaşık gül.Sulanıp sürekli kırpınanGüneş ışınlarını görmeyeYüreği kanasa daKan damlaları bedenini sulayıpİliklerine kadar işler.Ona vurulan her…

  • MÜPTELANIN MÜPTELASI, Cemal Karsavran

    kara bulutların içindenşimşekti çakansesindi bir nefeslikdoludizgin yağanboşalıp silip attığımgeçmişten kalan ne varsa an seninle yaşadığımdırbir nefesin ömürdüryıllara meydan okuyansultan süleyman’dan hediyesunusu dile düğümlenen ferdauzun geceler kadar ayçiçeği açan gözlerinde gözlerimkelimeler tükensin dilin söylemesinsusuşunla kalayımnefes nefese izlenenuzun metrajlı film gibimüptelanım müptelan 3. sayıdan

  • Susmak, Acibe Sıkar

    Yüzünde belirince yılların izi çizgilerZamanın acımasızlığına takılır gözlerinSusarsın.Kulakların duymak istemez her sözüSusarsın.Dilinin altına sığınan sözcüklerGün yüzü görmek istemezSusarsın.Gözlerin sevince ayarlı olsa daİki kaşının arasına pusu kurar acılarSusarsın.Yaşadıkların takılır aklınaSuya çarpan kağıt gibi parçalanır içinSusarsın.Yüreğin daralırAteşin düştüğü yeri yaktığına inanırsınSusarsın…İçine attıkların birikirTaş gibi ağırlaşır hayatYitirir tılsımını sözcüklerSusarsın… 3. sayıdan

  • ANTAKYA’DA ÜÇ BAHAR, Duran Yaşar

    Osmaniyeli bir ozan, “Dört mevsimde dört bahar: İlkbahar, yazbahar, güzbahar, kışbahar… Yalnız Osmaniye’de var” demiş.Bizim Antakya’da da dört mevsimde üç bahar var: İlkbahar, yazbahar, kışbahar…Şubat gelmeye görsün. Antakya’da baharın ucu göründü demektir. Gün yüzünü gösterir artık. Habibi Neccar’ın yamaçlarında çiğdemler toprağı deler; zahterler filiz verir. “Şubatta yağan yağmur, esen yele yetmez” deseler de yağışlar sağanağa…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir