Gördünüz mü, Suna Su

Gördünüz mü.?
Gökyüzünde ki renk cümbüşünü
Çocuk neşesinin yansıması bu .

Duydunuz mu?
Yurdumun her yanını saran bu cıvıltıyi ..
Doğudan batıya
Kuzeyden güneye..

İşte ! Geliyorlar,
Eşsiz kahraman her biri ..
Yaşam müziğinin farklı tınısı her biri ..
Kendi hakikatlerinin yolcusu her biri ..

Aç onlara yüreğini,
Sarmala küçük bedenlerini,
Dindir güvenli sıcak yuva hasretini..

İşte şimdi
Çiçek toplama yarısında
Daha hızlı koşuyorlar güneşe..
Hepsi yaşamlarını bir bir inşa halinde..

3. sayıdan

Similar Posts

  • Adı Umut, Hasan Turunç

    Yuvarlak masanın etrafında bir süredir devam eden gergin bekleyiş, gözlerini elindeki dosyadan ayırmadan konuşmaya başlayan başhekimin kararlı sesiyle son buldu. Kurul üyesi cerrahlar, yılların tecrübesi keskin bakışlarına sirayet eden kadife sesli, bembeyaz saçlı hocalarını pür dikkat dinliyor, ağzından tane tane dökülen kelimeleri başlarını sallayarak onaylıyorlardı. Rapor: “Hastanın maruz kaldığı yüksek enerjili travma neticesinde alt ekstremitesinde…

  • BİR TUTAM UMUT, Sevgi Alatoprak

    Hani bir umut vardırdiye başlarsın yola;ya masallarla,ya da gölgesiylearamızdan süzülür. Sonra iner insanın içine,usul usul…Bir çiçek gibi büyür,bir sözcük gibi tutunur hayata.Suskunluğun en koyu yerindebir ışık yakar. Küçük bir sevinçtir bazen;bir çocuğun gülüşü,bir kuşun kanadında kalan rüzgâr.Bazen bir selamdır,bazen unutulmuş bir ses. Ne kadar yorgun olursan ol,düşe kalka yürürkenavucunda saklarsın onu.Çünkü bilirsin:umut, kaybolan her şeyinyeniden…

  • Ayağı Kırık Bir Masa, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Ayağı kırık bir masayaAnlam yükleme telâşıylaGeçti ömür kaldık hep bir masanınGözlerinde gelmedi açmak pencereninPerdesini gelmedi aklımızaAçıp pencereyi sokakta oynayan çocuklaraBakmak hiç gelmedi aklımızaCamdan içeri kaçan topu patlatmakAklımız hep ayağı kırık masadaydıZamanın hüznünü atamadıkGelseydik yine eskisi gibiGöz göze seninle gelmezdiMasa aklımaBak kapı çalınıyor açmaGelen bir çocukturTopumuz kaçtı diyecekAçma sakın topları bile olmasaSokak şu an için onlaraDaha…

  • Ben Filistin, Gazi Yolcu

    Ben Filistin…Gökyüzünü hep gece görürNapalm bombasından kömürleşmiş gözlerim. Ben Filistin…Doksan yaşında bir ihtiyar,18’inde bir genç,Yeni doğmuş bir bebeğim.Yıkıntılar arasında arar durur oyuncağınıEnkaz kalıntısı ellerim. Ben Filistin…Her dakika yanar, her saniye erir bedenim.Yeter, son bulsun artıkRahat koltuklarınızdan izlediğinizMelodramlar, ajitasyon yalanları.Ben dize gelmez gerçek bir trajediyim!Sussun bütün beşerî ve süslü kelimeleriniz.Yeter!Duyulsun tarih kadar gerçek sözlerim. Ben Filistin…Anasıyım…

  • Giden Gitmiş Nasılsa, İbrahim Tığ

    kimseler bilmesin kanadığınıbir evin. biteceğimi sandılar dainsanın kötülüğü kadar olduğunu mesela kaşımı çatsam, üstüme yürürhayat. kucağına atıldım dünyanın amapişman olunmamış günahım daha dilindeki kötü sözcükleri de götür giderkenzaten adım yoktu son duraktaritmi kaçsın istemem aynaların hangi sözcük daha ağır ve ıslakyol erinin yola dökülen hatıra defterinde benzer mi yüzün biriktirdiğin yalnızlığaörter mi geceyi masallarayak izi,…

  • Depremde, Erkan Özaydın

    Gün ışıyordu. Alacakaranlıkta etraf zor seçiliyordu. Kırlaşmış saçları uzamış, üç günlük sakalıyla omuzları çökmüştü Mehmet’in. Bitkindi. Uzun süre yerdeki eşyalara baktı. Başka bir şehirden yeni gelmiş gibi sigara, kolonya kokusu da değil toz kokusu sinmişti üstüne. Aklı karışıktı. “Belki de başka bir şehre gitmek üzereyim,” dedi kendi kendine. Etrafına şaşkın bakarken öylece kalakaldı. Yola çıkmaya…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir