Giden Gitmiş Nasılsa, İbrahim Tığ

kimseler bilmesin kanadığını
bir evin. biteceğimi sandılar da
insanın kötülüğü kadar olduğunu

mesela kaşımı çatsam, üstüme yürür
hayat. kucağına atıldım dünyanın ama
pişman olunmamış günahım daha

dilindeki kötü sözcükleri de götür giderken
zaten adım yoktu son durakta
ritmi kaçsın istemem aynaların

hangi sözcük daha ağır ve ıslak
yol erinin yola dökülen hatıra defterinde

benzer mi yüzün biriktirdiğin yalnızlığa
örter mi geceyi masallar
ayak izi, serçe ve ıpıslak rüya, dem
giden gitmiş nasılsa yaşlandıkça mı
yeşerir kalbi insanın

  1. Sayıdan

Similar Posts

  • İskenderun Şehrine Elveda, Vecihe Akdoğan

    Hicran ile çırpınan kalbimin dermanı sendinAcılarla dolan gönlüme şifa verirdinÖterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Baharın Cennet’i kışın bir hazanHülyalarla doluydum her fırsatta her zamanAyrılıyorum senden hasretime yanKopuyor içimden dertli bir figan Öterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Denizle ufkuna hayran…

  • İÇİNDE BÜYÜYEN DÜNYA AĞRISI, Gülten Doğruyol İncesu

    Şarkılar duyulan yaraları kanatırKalpteki çarpıntıya sesteşRuhtaki çırpınışla eksik kalanBelki de özgürlüğe yol olan sevda… Söz, sözcüklerin dergâhında eğimlidirUçurum ağzında çiçek açsın diyeSabır, kendi sesinde yakılıncaDuvarın sana bakan yüzündeİnsan biraz acılarına,Biraz da sevinçlerine benziyor yaşadıkça. Saksıdaki kokular avlularda tuzlanırkenBir kırlangıç dengiyle yürüyorsunGökyüzüne bakarak…İçinde büyüyen dünya ağrısıEllerin titremiş temmuz sıcağı… İnsan ki en çok inandığı yerden kırılır…

  • ÇIĞLIĞIN SENFONİSİ, Nurdan Öztürk

    Biz hiç beceremedik savaş çocuğu olmayıSessizliğe yirmi dört saat kala, dönen güneSadece merhaba deyip, kararsızlıkların ve belirsiz zamanınBizim denetimimizden çıkmış kara boyutlarında maviye çalanGörüntülerindeBir şarkı suskunluğundaBir bomba atımı zamanlarda uyuyupDüşüncelerimiz de yarını silerek teker teker hayallerimizi söktüklerindeOcağımıza incir ağacı diktiklerindeİnatçı bir inançsızlıkla…… Barışın hayaline hiç bu kadar yaklaşmadık ve ölmedik habersiz. Seslenmediler bize. Yakınlarımızı göremedik….

  • Sapan, Mustafa Özke

    nereyeatabilirbir çocukkartopunugüvenerek bileğine tutunaraktahta kızağınakardane kadarkayabilirsığınarak yüreğine filistinde olsaama olmasa kızağıve bir tutam karı olmasa azığıekmeği yağıduvardan ötedayanağı yani hiç olmasaanasından başkasıcak barınağıılık nefeslenasıl ısınırdıbeton yatağı nasıl yüreğini koyardıcanına dalaşan tankave ne kadar direnirditel örgülü hayatakartopu yerineçakıl taşı atanküçücük elleriyle sahiçocuklarnasıl başkaldırırtek sapanla silaha 6. sayıdan

  • Mahmur, Erçağ Akarca

    Mahmur bir gece,Ürperdiğim koşuların sığınağında iki hece,Gölgeli dalgaların mihmandarlığında sorulan bir bilmece,Zamansız yüreğime düştü,Tirşelenmiş yaprakların burgacındaki şehirler,Çocukluğunu bir çocuğun sarı saçında unutan nehirler,Bir sessizlik olup hangi avizenin kollarından akacaktı?Mahmur bir gece,Tavanannaların saçlarını taradıkları eski zaman saraylarında,Öfkeli anların zehrini bir vuruşta yere döken bir bilmece,Olmadığım anlarca yankılandı,Olmadığım anlarca soruldu cevabını bildiği tüm sorular,Kendi benliğini örseleyen bir…

  • Bir Şehrin Hafızası: Hatay Keşif Dergisi, M. Adil Çetin

    “Dergiler, kültürün, edebiyatın ve sanatın filizlendiği, olgunlaştığı ve yetiştiği bahçelerdir. Bu ürünleri yetiştirenler ise yazarlar, şairler ve sanatçılardır. Dergiler kültür, sanat, edebiyat ve fikir gibi çeşitli konularda okuyucularına farklı bir üslupla zengin bir muhteva sunan araçlarıdır. Halk kültürünü, edebiyatını ve sanatını kitlelere taşıyan araçlar yazılı organ olarak gazete, dergi ve kitaptır. Özellikle kültür, sanat ve…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir