|

Sapan, Mustafa Özke

nereye
atabilir
bir çocuk
kartopunu
güvenerek bileğine

tutunarak
tahta kızağına
karda
ne kadar
kayabilir
sığınarak yüreğine

filistinde olsa
ama olmasa kızağı
ve bir tutam karı

olmasa azığı
ekmeği yağı
duvardan öte
dayanağı

yani hiç olmasa
anasından başka
sıcak barınağı
ılık nefesle
nasıl ısınırdı
beton yatağı

nasıl yüreğini koyardı
canına dalaşan tanka
ve ne kadar direnirdi
tel örgülü hayata
kartopu yerine
çakıl taşı atan
küçücük elleriyle

sahi
çocuklar
nasıl başkaldırır
tek sapanla silaha

6. sayıdan

Similar Posts

  • |

    Ortadoğulu İnsan, Ali Yüce

    Döşeğim kumKovam kavgaÇöl evimGündüz küçülürgece büyür dölevim Sen yerüstündeBir oğlumu kurşunlarkenYeraltında bin oğlanaGebe kaldım benCanımdan can verdim onlaraBeden verdim bedenimden Yaşamak güzelDünya büyükYok yurdumSen yerüstündeKocamı bombalarkenBen yeraltındaBin koca doğurdum İnsan güzelİnsan çirkinİnsan tuzak insanaYok güvenimAkşam küçülürSabah büyür yüreğim Sırtımda kurşunKarnımda çocuk ölüleriMendilim gözyaşıBu mu yarattığın uygarlıkEy insan 7. sayıdan

  • |

    Çakıl Taşı, Oya Aksu

    görkemli katedrallerinkuytu ve nemli kıyısına düşenküçük çakıl taşı mahçup durma o kadarmahzun ve sessizbelki de kopup geldiğin kayakubbe olmuştur bir sarayaböbürlendikçe böbürlenir herkesin gözü ulu mermerdesen sabırla beklersin bir köşede ne yapsan olmazdeğişmez hayatının akışıyazık sana çakıl taşıyazık sana çakıl taşı 6. sayıdan

  • |

    YENİDEN DOĞMADIM BEN, Mehmet Öksüz

    Her günün ardındanSancılı bir hava birikiyor bulutların renginde.Öylesine acıtıyor ki yokluğunOkuduğum senli her hüzün cümlesiYakıp yıkıp savuruyor beni yerden yere… Bir şarkının başlangıcında başlayan ney sesiBir kemanın sesinde ürperen beden diliBir ezginin bitişinde akan gözyaşları dinmek bilmezkenSenden kalan hatırlarla kendimi avuturkenİçimdeki senle hep eksik kaldım… Yağmurun ıslatıp durduğu bir camın kenarından izleyip durdum ruhumdaki seni.Sonra…

  • Şerefittin Canda ile Söyleşi

    Bir dönem Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi rektörü olan Şerefittin Canda ile Deprem, Mustafa Kemal Üniversitesi gibi konular başta olmak üzere bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşi şu an itibariyle bir kitap hacmine ulaşmış durumda ve umuyoruz en kısa zamanda bir dönem Antakya’sından rektörlük gibi önemli bir görevde bulunmuş olan Şerefittin Canda’nın söyledikleri çok değerli. Antakya’nın Güzel Günlerine…

  • Antakya, Günay Güner

    Kentler çocukluk, yeniyetmelik, yetişkinlik. Çimilen suları, yağmurla kokan toprağı, hortuma dönüşen tozu, bulutu… Algı, soyutlama çağındaysan bütünleşirsin tarihiyle kentin. Artık ne kent sensiz, ne sen kentsiz olabilirsiniz.Antakya sıradışı, üstün, bilge insanlar yurdu. Ne yazdığımın ayrımındayım, genelleme değil bu sözüm. Gerçek. Nasıl oluştuğu ayrı konu bu toplumun.Antakya’nın tinsel kazıbilimcisi saydığım Kâmil Akdoğan’ın belirlediği gibi, Romalı ozan…

  • |

    Ey İnsan, Özlem Yüncü

    Topraktı özümüz,yine toprağa döneceğiz. Dünyaya geliş bilehüzünlü bir sarsıntıdır:bir ağlayışla açılır gözler,ışığa alışmak zaman ister. Zordur insan olmak.Hayat,mesakkatli bir yol. Ağlarsın,yorulursun,tükenirsin. Kimi zaman dikenli,kimi zaman engelli,kimi zaman taşlarla dolubir yürüyüştür bu. Emek ister,sevgi ister,en çok da sabır. Yürüdükçedeğişir yüzün:bir an gülersin,bir an ağlarsın;kimi zaman mutlu,kimi zaman hüzünlü. Asıl kayıp,azimden uzak düşmektir.Kültürü, saygıyıyolda bırakmaktır. Zordur insanın…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir