Ahşap Köprü, Hülya Bayındır
Gökkuşağının görüldüğü yağmur bitimlerinde;
Düşler kuranların konakladığı,
Ahşap bir köprüyüm ben…
Duyarım umutların, umutsuzlukların sesini,
Her bir parçam zamanın tanığı,
Her bir parçam yürek yanığı…
Her bir parçam,
Küçük sırların,
Büyük özlemlerin sandığı.
Hüzünler çöker üstüme yağmurlar dolusu,
Uzak hayaller sürtünür yüzüme,
Rüzgârın fısıldadığı…
Mevsimlere benziyor insanlar;
Kimi kış tutar avuçlarında,
Kiminin kucağında,
Yaz sıcaklığının ışıldayan başağı,
Bir yanımda geçmiş, hüzünle süzülen su,
Diğer yanımda gelecek, umutla açan bir çiçek…
Gıcırdar ruhum ikiliklerin ortasında,
Köprü üstünde savaşlar yaşanır ansızın,
Üçüncü halin imkânsızlığını yaşayan,
İnatçı keçilerin dövüştüğü masal kitaplarında…
Ben ahşap bir köprü;
İnsan ruhunun sessiz tanığı,
El ele sevdalılar belirir yanı başımda…
Ekmeğinin peşinde balıkçının,
Oltası ayakucumda,
Tüccarlar yol eyler beni doğudan batıya,
Dalgınlıklarıyla geçip giden insanlar,
Kıymıklarımda söylenmedik sözlerinin ağırlığı…
Gün biterken;
Gölgemi yarıp geçen akarsuyun,
Sesi eşlik eder,
Bir lokma ekmek uğruna,
Uçuşup duran kuşların kanat çırptığı umuda…
Yeniden belirir sularda;
Gündüzden kalma gökkuşağının renkleri,
Geceleyin yanıp sönen yakamozlarda…
- Sayıdan