Çürümüş Kardeş, Hüseyin Büyükaşık

Çürümüş kokuyor peynirim yağım
Her şey sahte zehir doldu tabağım
Yerler pislik dolu taşıyor lağım
Mecliste vekiller çürümüş kardeş.

Bire aldığını on beşe satar
Yediği kokmaya haramı katar
İhaleler alır sırt üstü yatar
İşadamı, tüccar çürümüş kardeş.

Siyasetçi diye aldatır bizi
Katları her yerden görür denizi
Üç maymunu oynar medya kerizi
Yazarı çizeri çürümüş kardeş.

Narin niçin öldü buna ne sebep?
Şahit mi olmuştu bir şeye acep?
İnsanlar şaşırmış kalmamış edep
Toplum içten içe çürümüş kardeş.

Köy mü bu belâyı çekti kendine
Narin’in narıyla yanıyor sine
Ona kıyanların lânet hepsine
Köyümüz kentimiz çürümüş kardeş.

Similar Posts

  • Haiku’lar, Özlem Uzun

    Sırra erenlerKendine dönenler yaİçte hazine Gün batarkenLeyli benden geçerkenKadehim özlem Gece kokusuHanımelinden başlarİğde öpüşler Kuş tüyü yastıkGece uykular ağırZifir karanlık Yaz damlar tuzluKumdan kaleler yüksekYudumlar buzlu Ey aşk ehli nurdanDeste güller nardanLatif ruhlardan SırlayacaklarToprağın koynuna yaÇiğdemler örtü Turnanın göçüDolunayın misk şavkıVurur yüzüne Toprağa düşenDeğil sadece bedenÇınar yaprağı Çolpan yıldızıAşıklar pusulasıKopkoyu gece Saklı bahçedenÖrtüsüne bürünürNuru ayan…

  • |

    Karl Baedeker’in “Palestine and Syria” Rehberinde Antakya

    Seyahat(name)lerdeki Antakya · 42 Karl Baedeker’in “Palestine and Syria” Rehberinde Antakya 1876 tarihli Palestine and Syria: Handbook for Travellers, Halep’ten İskenderun’a uzanan güzergâhta Antakya’yı tarihî, coğrafi ve kültürel ayrıntılarıyla ele alan önemli seyahat rehberlerinden biridir. 1876 yılında Karl Baedeker tarafından yayıma hazırlanan Palestine and Syria: Handbook for Travellers, Türkçeye Filistin ve Suriye: Seyahatçiler İçin El…

  • ZEYTİN AĞACININ GÖLGESİNDE, Sevim Yunus Habip

    Zeytin ağacının gölgesinde bir çocuk,Elinde taş-Taşın ağırlığı değil-yurdun kalp atışı. Dumanla örtülmüş gökyüzüBir güvercin hala yolunu biliyor.Toprak yanık,Fakat toprağın dili hala yeşil. Bir annenin ninnisinde saklıdır direniş,“Uyu yavrum,” der,“Sabırla örülür özgürlük.” Zeytin dallari kırılır belki,Ama kökleri unutmaz suyu,Bir gün rüzgâr dönecek Filistin’e,Uçurtma uçuracak çocuklar yeniden-Gökyüzü kadar özgür gözleri. Ve biz, uzaktan izleyenler,Biliriz ki,Her taşta, her…

  • “HATAY’A ÇETE REİSİ OLACAĞIM”

    ATTİLA İLHAN 100 YAŞINDASaygıyla Anıyoruz HATAY’A ÇETE REİSİ OLACAĞIM 1936 kışında, Fransızca La Tribüne des Nations gazetesinde çıkan bir yazıdan şu satırları tüyleriniz ürpermeden okuyabilecek misiniz bakalım: Kemalistler kendi işlerine yabancıların müdahalesini katiyyen kabul etmiyorlar, fakat Türkiye arazisinin bir sömürge değil, kelimenin gerçek manası ile içinde yeni bir ulusun yetişmeye başladığı bir yurt olduğunu anlayabilenlere…

  • SESSİZLİKTEN SONRA, Özlem Vesile Yüncü

    Antakya’mı yırtan bir ışıkgeceyi deldi…ardından —kıyametin sesi:kocaman bir gürültü,göğe savrulan taşlar,dize çöken binalar… Oğlum!Kızım!Yavrum!diye yırtınan analar…“Annem!” diye çığlık çığlığagözyaşında boğulan çocuklar… Bir çığlıkta dondu zaman,bir sessizlikte bitti hayat.Ama bazı çırpınışlar —günlerce sürdü enkaz altında… “Sesimi duyan var mı?”Yooook…yok…yok… Anlayamazsın bu yangını,ailen eksiksizken,ellerin sıcak bir ele dokunurken…Antakya’m,memleketim,toprağımtoprak oldu. Neye üzülür insan önce?Her sabah “günaydın”her akşam “iyi…

  • Taş Olsa Çatlar, Zehra Öztürk

    Dingin bir dağın eteğindenNasırlı bir çift el çıkardı.Kesti, yonttu, cilaladı.Getirdi kalabalığın, cümbüşün içine.Eminönü, Mısır Çarşısı arası,Bir sokak ötede çiçek pazarı.Sokak arasından sızanDeniz havası olmasa,Orta yerinden çatlardı.Zor alıştı,Ne topuklar geldi geçti.Ne hayatlar aktı.Kimi oturup saatlerce ağladı.Kimi zilzurna sarhoş,Üstünde sabahladı.Kaç sokak kavgasınınSessiz şahidi.Parfüm kokulu topuklar,Vazgeçemediği sevgilisi.İşçinin, emekçinin sadık bekçisi.En yakın sırdaşıKöşedeki dilenci.Çıkmaz sokağın demirbaşı,Alelade bir kaldırım taşı.Gecenin…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir