Mahmur, Erçağ Akarca
Mahmur bir gece,
Ürperdiğim koşuların sığınağında iki hece,
Gölgeli dalgaların mihmandarlığında sorulan bir bilmece,
Zamansız yüreğime düştü,
Tirşelenmiş yaprakların burgacındaki şehirler,
Çocukluğunu bir çocuğun sarı saçında unutan nehirler,
Bir sessizlik olup hangi avizenin kollarından akacaktı?
Mahmur bir gece,
Tavanannaların saçlarını taradıkları eski zaman saraylarında,
Öfkeli anların zehrini bir vuruşta yere döken bir bilmece,
Olmadığım anlarca yankılandı,
Olmadığım anlarca soruldu cevabını bildiği tüm sorular,
Kendi benliğini örseleyen bir sessizlik duyuldu,
Yayıldı zamana, çağrışımlı bir anons gibi,
Mahmur bir gece,
Durduğum bu fani meşrutanın sofrasında iki hece,
Denizcilerin dilinde çağıldayan maviliğin özlemi,
Vira Bismillah!
Vira Bismillah! Nidalarıyla çıktıkları balık avından,
Elleri boş dönmesin balıkçı yüreklerin,
Mahmur bir gece,
Yüreğimle yelkenlediğim masmavi denizlerce,
Bilmecemin cevabını aradım kendi içimde,
Zihnimi karıştırdı ışıkların altında parlayan insanlar,
Ödül mü, ceza mı?
Hayat mı, hayal mi?
Bu bilmecenin cevabını siz de düşünün,
Kendi içinizde, ey insanlar!
3. sayıdan