SEMİRA’NIN GÖZLERİ, Arif Berberoğlu

Ve indirdiler cehennemi yeryüzüne
gök tavan eriyip damlıyor
bebek teni maviliğin eteklerine
seni bekliyor o şehir
Tanrı’nın ölüme söz geçiremediği şehir
kızgın bir demir üstünde..
boğuyor ateşin sesi suyun sesini
her taraf köz konacak yer arıyor
güvercinler Gazze’de

Semira, çiçekçi kız, on birinde
sarılmış yanık bir zambak demetine
kulaklarında toprağın iniltisi
düş görmek istiyor sadece
en güzel ayet bilerek yaşamayı
gezegenin bütün dillerinde

Ve boşluğa çakılı çığlık
ve boşluğa çakılı çocuk gözleri
gördüler ki ne şarkı var ne şiir
göklerde yazılmış kitaplarda
kutsuyor çiçek açarak onları
gövdesi zeytin ağacı bir tanrıça

Semira, Picasso yaşasaydı
yeniden yapmaz mıydı Guernica’yı
Gazze’de bir duvara
en kırmızı gülü takarak
tutuşan saçlarına

7. sayıdan

Similar Posts

  • KADİM KENT ANTAKYA’YA DERİN HOŞGÖRÜ GAZELİ, Nuri Taner

    Silpiyus göğe kazınmış güneş topunu yuvarlar Antakya’yaİlk mızrağı Hızır saplar geceyi dişleri arasında çiğneyen ejdarhaya. Roma Köprüsü’nün önündeki agora’da köle pazarı kurulurHalayıklar, cariyeler, ipekler kumaşlar binbir baharatı kente sunulur. Tarihin derinliğinden gelen ejderha kıvrılır yatağına, orontes adıyla akarÇevresinde uçuşan martılar çığlıklarla nehrin köpüklü sularına dalıp balık avlar Kadim kent,Orontes’in eski yatağına kurulan dört mahallesi“tetrapolis” olarak…

  • DOĞU’NUN KRALİÇESİ ANTAKYA- HATAY, Gülizar Atan

    SINIRDAKİ AY! demekti HAT-AY!Enkazdan çıkan kolyeydi gördüğüm.Antakya taşı üzerine,elle işlenmişHİLÂL, HAÇ, DAVUT’un YILDIZI…VE en üstte ZEYTİN DALI taşıyan kuş…Öylesine bir kolye değildi budinlerin kardeşçe,bir arada yaşayışının kabul gördüğü kentim,Antakya’nın sembolüydü.Türk’ü, Arap’ı, Ermeni’si, Rum’u, Süryani’siylekardeşlik bağının simgesiydi.HİLÂL, HAÇ, DAVUT’un YILDIZI veağzında ZEYTİN DALI taşıyan kuş. Bakarsın ki üç semavi dinden, üç mezar…Yan yana yatmış uyuyor.Hem de…

  • Yörük Kızı, Duran yaşar

    Haber saati. Çiçeği burnunda bir haberci. Yirmi, yirmi beş yaşlarında var yok. Olay yerinde canlı yayın yapıyor. Olayın geçtiği bir köy evini gösteriyor. “Karşıdaki metruk evi görüyorsunuz sayın seyirciler. İki kuzenin günlerce kapalı tutulduğu ev.” diyor. Haberin gerisini dinle(ye)miyorum. Gencecik, Cumhuriyet çocuğu… “Metruk” ve “kuzen.” Biri Arapça, diğeri Fransızca iki sözcük. Ne acıdır ki, “kuzen”…

  • Bitecek, Sevgi Erol Öçal

    Savrulacak zozanSavrulan gençliğim gibiGöğün incisi kar taneleriYağacak çocukluğumaBitkisi bahar yaylalarınUçsuz bucaksız ovalarınKartalların tüneği karlı dağlarınGüzelliği yayacak hürriyeti evreneKırılacak zincirlerBitecek esaretBitecekBelki bir daha buluşmayacak sevdalılarAnıların güzelliğinde saklanıp bakacaklar öyleAma yaşanmışlığın tazeliği yüreğimizdeUzaklığın acısı Keskin bıçak gibi içimizdeGeçip giden ömreYeni zamanlar eklenecekUmudu rüzgar kanatlarındaGüneşi aydınlıkta… 6. sayıdan

  • BULUTLARA DOLAŞTI AYAKLARIM, Nurdan Öztürk

    Yıldızların vurduğu durgun bir gecedir karanlık suda düşlerinDalgalanır saclarıUzak ormanlarda kalır sesiAkşam serinliğinde bir şarkıda hatırlanan yarSu çiçekleri kadar berrak ve kaybolandır, ellerinin arasında.Rüzgâr öper savruk düşleriniŞimdi onun etekleri havalanmadadırAğlıyor mudur?Diz çöksem başucuna uyanır mıKeskin kelimelerinin acıttığı ellerimizin acısı geçer miZordur ayrılıklar bilirimGece gibi karanlıktır beklemekVe sabırsızlık aç bir kurt gibi kemirirHalledilmesi gereken ne çok…

  • KERNICTERUS, Özcan Öztürk

    Defne tiz ağlama saksılarında iştahı azalan çocuk parkları ve normalden daha az beslen Pamuk ipliğine tutunan kuvez. Teselli edilemez ağlama mağdurları, disket ve gevşek gövdeye bürünmüş fay hattı…Eksik reflekslere sahip huzurevleri. Baş ve topukların kemeri esnemiş dil bağı. Kontrol edilemeyen görsel hareketler. Küskün okul bahçelerinin salıncağı cezalı. Olağandışı göz hareketlerine bürünmüş nehir yatakları. Ateş nöbetleri…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir