SEMİRA’NIN GÖZLERİ, Arif Berberoğlu
Ve indirdiler cehennemi yeryüzüne
gök tavan eriyip damlıyor
bebek teni maviliğin eteklerine
seni bekliyor o şehir
Tanrı’nın ölüme söz geçiremediği şehir
kızgın bir demir üstünde..
boğuyor ateşin sesi suyun sesini
her taraf köz konacak yer arıyor
güvercinler Gazze’de
Semira, çiçekçi kız, on birinde
sarılmış yanık bir zambak demetine
kulaklarında toprağın iniltisi
düş görmek istiyor sadece
en güzel ayet bilerek yaşamayı
gezegenin bütün dillerinde
Ve boşluğa çakılı çığlık
ve boşluğa çakılı çocuk gözleri
gördüler ki ne şarkı var ne şiir
göklerde yazılmış kitaplarda
kutsuyor çiçek açarak onları
gövdesi zeytin ağacı bir tanrıça
Semira, Picasso yaşasaydı
yeniden yapmaz mıydı Guernica’yı
Gazze’de bir duvara
en kırmızı gülü takarak
tutuşan saçlarına
7. sayıdan