İki Damla, Canan Sanlı

Gözlerine düşen yıldızlar bizi aydınlatır
Göğün umuduna arkanı dönme
Solar bu karanfil arkanı döndüğünde
Katlanmanın sesinde döner dünya.

Zamanı durdurmak istedim
Gözlerindeki güneşin sıcaklığında
Kalbimde katılaşan buzullar aktı
Hoşgörünün dilinde sevgiyi ararken
Irmağın yatağında iki damlaydık.

Rüyalarım neşelenir gülüşünde
Oyalanır kalbim arar oyuncağını.

Çağlayanların sesini duyarım, çağırır
Yollar ıssızlaşır, şaşarım
Kara gözlerinde suskunlaşır dilim
Bir kedinin tüylerini okşarım
Sabahın yeli alır ıssız düşlerimi
Koyu karanlık gece kalbimi yorar
Sabır ışığı aydınlatsın kandillerimi.

Daha kırlangıçlar terketmedi bu kenti
Ayrılık bu kadar yakın mıydı
Gözlerimde yürür ıssız hayalin.

5. sayıdan

Similar Posts

  • YERLE BİR OLAN DÜŞLER, Yılmaz Güzel

    Bir portakal çiçeği gibi açıyorsa duygular,Sar sarmala yüreğini, çok değerlidir bunlar.Hayat dediğin nedir ki, anlamı ne yaşamın?Her günün bitişiyle uyuyup, yeni güne uyanmanın.Kaç kez daha atacak kalbimiz,Ne kadar daha soluyacağız havasını bu dünyanın,Kaç çiçek koklayacağız daha,Kaç kahkaha atacağız ağız dolusu,Kim bilir kaç defa daha sızlayacak kalbimiz,Kaç kere bir çocuğun ağlayışına üzüleceğiz?Bunu hiç birimiz bilemeyiz.Bazen kaybolur…

  • KUŞ OLSAM, Zeynep Mansuroğlu

    Göklerde kuş olsam,Uçup gitsem .Tanımadığım diyarlaraHer mevsimÖzgürce uçabilmekEngellenmeden gidebilmekHayattaki yasaklar olmadanÖzgürce açabilmekKonacağım yerlereGidebilmenin rahatlığınıMutluluğun tadına varmakEsaretin, zulmün olmadığıSonsuz diyarlaraÖzgürce uçabilmekSavaşların, kötülüklerinGörülmediği topraklaraKimsenin kimseyeŞiddet uygulamadığıSevgilerin, mutluluklarınDiyarlarına varmakUmutlarımı yitirmedenHayattaki güzellikleriYaşayabilme umuduylaUçabilmek özgürce 4. sayıdan

  • Gördünüz mü, Suna Su

    Gördünüz mü.?Gökyüzünde ki renk cümbüşünüÇocuk neşesinin yansıması bu . Duydunuz mu?Yurdumun her yanını saran bu cıvıltıyi ..Doğudan batıyaKuzeyden güneye.. İşte ! Geliyorlar,Eşsiz kahraman her biri ..Yaşam müziğinin farklı tınısı her biri ..Kendi hakikatlerinin yolcusu her biri .. Aç onlara yüreğini,Sarmala küçük bedenlerini,Dindir güvenli sıcak yuva hasretini.. İşte şimdiÇiçek toplama yarısındaDaha hızlı koşuyorlar güneşe..Hepsi yaşamlarını bir…

  • |

    Karl Baedeker’in “Palestine and Syria” Rehberinde Antakya

    Seyahat(name)lerdeki Antakya · 42 Karl Baedeker’in “Palestine and Syria” Rehberinde Antakya 1876 tarihli Palestine and Syria: Handbook for Travellers, Halep’ten İskenderun’a uzanan güzergâhta Antakya’yı tarihî, coğrafi ve kültürel ayrıntılarıyla ele alan önemli seyahat rehberlerinden biridir. 1876 yılında Karl Baedeker tarafından yayıma hazırlanan Palestine and Syria: Handbook for Travellers, Türkçeye Filistin ve Suriye: Seyahatçiler İçin El…

  • KADİM KENT ANTAKYA’YA DERİN HOŞGÖRÜ GAZELİ, Nuri Taner

    Silpiyus göğe kazınmış güneş topunu yuvarlar Antakya’yaİlk mızrağı Hızır saplar geceyi dişleri arasında çiğneyen ejdarhaya. Roma Köprüsü’nün önündeki agora’da köle pazarı kurulurHalayıklar, cariyeler, ipekler kumaşlar binbir baharatı kente sunulur. Tarihin derinliğinden gelen ejderha kıvrılır yatağına, orontes adıyla akarÇevresinde uçuşan martılar çığlıklarla nehrin köpüklü sularına dalıp balık avlar Kadim kent,Orontes’in eski yatağına kurulan dört mahallesi“tetrapolis” olarak…

  • ÇIĞLIĞIN SENFONİSİ, Nurdan Öztürk

    Biz hiç beceremedik savaş çocuğu olmayıSessizliğe yirmi dört saat kala, dönen güneSadece merhaba deyip, kararsızlıkların ve belirsiz zamanınBizim denetimimizden çıkmış kara boyutlarında maviye çalanGörüntülerindeBir şarkı suskunluğundaBir bomba atımı zamanlarda uyuyupDüşüncelerimiz de yarını silerek teker teker hayallerimizi söktüklerindeOcağımıza incir ağacı diktiklerindeİnatçı bir inançsızlıkla…… Barışın hayaline hiç bu kadar yaklaşmadık ve ölmedik habersiz. Seslenmediler bize. Yakınlarımızı göremedik….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir