YIKINTILARIN ARASINDA, Acibe Sıkar

Ey Filistin,
Toprağın gözyaşından yoğrulmuş dua,
Taşlarında bir yürek çarpar hâlâ,
Sokaklarında yankılanır sabrın sesi.

Yırtılmış kefen gibi üstüne serilmiş gökyüzündeki bulutlar hıçkırık tutar.
Küllerle çizilmiş sabahın içinde
Kuş kanadında saklı özgürlük düşlerini görür çocuklar

Oyuncaklar öksüz, beşikler sessiz
Top yuvarlanmıyor artık sokaklarda.
Çocukların ayak izlerini taşır hâlâ kum taneleri
Dualar yaralı bir kuşun kanadında süzülür göğe.

Bir çocuk , yırtık terliğinde babasının adımlarını arar,
Bir çocuk, gökyüzüne kardeşinin resmini çizer.
Gözyaşlarıyla ,çizilen her resim
Yazılan her harf,
İnsanlığın yüreğine kazınır.

Ve dünya…
Dünya sağır, dünya kör
Görmezler çocukların taşla yazdığı destanı.
Ama gökyüzü duyar
Zeytin dalları bile eğilir o destana

Ey Filistin,
Senin kalbin, ateşin içinden doğan bir gül
Küllerinden her sabah yeniden açar.
Annelerin ağıdında yankılanır bütün çağlar:
“Yavrumun ismini unutmayın,” der,
Bir ezan gibi, bir dua gibi yaşasın göklerde.”

Ve o an,
Gökyüzünden bir yıldız düşer sessizce
Çocukların gülüşü olur o yıldız,
Karanlıkta bir milletin direnişi için
Bir kandil gibi parlar.

Ah Filistin,
Senin çocukların
Göğe taşınan masumlardır.
Onlar ölmez.

Her biri, meleklerin kanatlarında bir ışık,
Her biri, dünyanın utancına çevrilmiş bir ayna.
Filistin çocukları
Gözyaşlarlarınızla utansın dünya.

6. sayıdan

Similar Posts

  • BİR DAMLA İYİLİK, Nilüfer Uçar

    yaprak dökse her yanım bir damla iyilik kalır bendekuyuya düşen ay parçası, aklımın sevabı, bölünmeyen hecembeyin fırtınam kesişsin yolumuz değsin parmak uçlarımızuzansan değer başın arşa destanlar yazdığın yereturnadağ’ım, dil anahtarım, taşı delen damlamçavdar ekmeğim, ışığın baharım olur bir bilseniyimser meleğim dudakla yürek arası serin kanlı yolcuzaman örgüsünü örer, söz bata çıka yol alırsesimin gizli öznesi…

  • Hafızanın Kırık Aynası, Sevim Yunus Habip

    Eski taşlar, yeni unutuşlar-Gittiğinde bir sokakKaldırım çizgileri nasıl tamamlanır? Silinmiş seslerin yankısı,Boğuldu duvarların ardında.Çözülemeyen bir denklem gibiEksik bilinmeyenlerle. Hafızanın çatlaklarından sızıyor, anılarKimliği belirsiz bir şehrinYeniden inşa edilen yüzündeTanıdık olmayan gölgelerle. Gitti çocukluğumuz,Bugünümüz, yarınımızKırık bir aynada,Yansımayan suretler gibi. Ve şimdi,Zamanı tersine katlasakGeri dönemeyecek hiçbir şey,Hatırlamak da bir harabe işi. 3. sayıdan

  • İç Seferleri, Cansu Ekmekçi

    Ay, ağır ağır taşır gecenin rahmindeSuskunama zamanla yoğrulmuş bir öfkeyi.Ha döktü,ha dökecek mahremini,yüzyıllardır sakladığı iç seferleri,kendi gövdesine işlenmişsırlı çentikleri. Kızıl bir sancı gibi kabarırgöğsündegeceye değmeyen sözcükler.Yaralı bir hafızadır bazen ay,unutmanın hüznüyle bükülmüşkadim bir bilicidir aslında. Çünkü bilir:Her suskunluk,bir çığlığınana rahmine düşmüş halidir.Ve her öfke,henüz doğmamış bir hakikatinkanlı sancısıdır. Ay ne zaman eğilse toprağa,toprak da çözer…

  • KUŞ OLSAM, Zeynep Mansuroğlu

    Göklerde kuş olsam,Uçup gitsem .Tanımadığım diyarlaraHer mevsimÖzgürce uçabilmekEngellenmeden gidebilmekHayattaki yasaklar olmadanÖzgürce açabilmekKonacağım yerlereGidebilmenin rahatlığınıMutluluğun tadına varmakEsaretin, zulmün olmadığıSonsuz diyarlaraÖzgürce uçabilmekSavaşların, kötülüklerinGörülmediği topraklaraKimsenin kimseyeŞiddet uygulamadığıSevgilerin, mutluluklarınDiyarlarına varmakUmutlarımı yitirmedenHayattaki güzellikleriYaşayabilme umuduylaUçabilmek özgürce 4. sayıdan

  • Haykıracağım, Semih El Kasım

    HaykıracağımBana bir karış toprak kalana kadar,bir tek zeytin ağacı kalana kadar,bir tek portakal ağacı,bir tek kuyu,bir ufak koru kalana kadar,anılar kalana kadar,bir küçük kitaplık,ölmüş dedemin resmi,bir duvar kalana kadar,arapça sözcükler, halk türküleri,şiirler, el yazmaları kalana kadar,Antar Al Absi masalları,bu gözler, bu kitaplar, bu eller kalana kadar,bir de bu soluk,bendeki bu soluk…Haykıracağım dünyanın suratınaözgür insanlar adına…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir