|

Zalim İsrail Çocuklara Dokunma, Gülizar Atan

Çocukların, çocukları gömdüğü topraklar yazıyordu Filistinli bir çocuğun fotoğrafında.

Çırpınan Filistin.

Sumud yolda…
“Kararlılık” dı anlamı.
Sevgi taşıyordu beraberinde…
Kırkdört ülkenin filosuyla,
Kararlılıkla çıktı yola.

Zalim İsrail !

Çocuktan esir olur mu?
Olurmuş.

İki erkek çocuk elele titriyor silahlı askerin önünde.
Kaderine küsmüş çocuklar. Babaaa! diye haykırıyor, hıçkırıklarla…
Babalarını getirin bunların! diyor insanlıktan nasibini almamış İsrailli asker.

Sumud yolda.
Sevgi ile erzak taşıyor, giysi taşıyor,
Umut taşıyor çocuklara.

Baba!… Baba!.. Babacığım!..
Annem neden birden yere yığılıverdi?
Uykuya dalmıştır kızım uykuya!..
İyi de baba annemin yüzünden neden kanlar akıyor?

Annenin ruju dağılmış olmalı kızım…
İyi de babam kardeşim niye düştü yere?
Şoka girmiştir güzel kızım…

Baba!.. Baba!.. Babacığım!..
Evimizin tavanı neden çöküyor?
Duvarlar neden yıkılıyor babacığım?
Baba!.. Baba!.. Babacığım!..
Annem ve kardeşim neden uyanmıyor baba!..
Babacığım sen neden duvar altındasın?
Neden konuşamıyorsun babacığım!..

Benim üzerime de dolap devrildi şimdi
Beni kim kurtaracak babacığım!..
Bütün bu olup bitenlere de bir hayal demeyin ne olur!…
Ne olur uyanın… Uyanın… Uyanın…
Ben sizler olmadan nasıl yaşarım
Baba!.. Anne!.. Babacığım!.. Anneciğim… Babacığım!..

Tüm dünya ayakta.
Eylemde.
Çocuklarıyla hem de…
Zalim İsrail, kötülüğünle anılacaksın!
İbret oldun acımasızlığınla.

Dünya direnişte…
Sumud yolda.
Sevgi taşıyor, aş taşıyor, ilaç, giysi taşıyor milyonlara…

Küçücük çocuklar dayanamıyor artık bu zulme.
İnsanlık çocuklarıyla eylemde.
Haykırıyorlar çağın vahşetine.
İsyan var isyan!
Kadınıyla, erkeğiyle çocuğuyla…
Tüm dünya isyanda.

Filistin’i seviyorum…
Yeter artık yeter!
İsrail bombalamasın! Hükümetimize sesleniyorum diyor her küçük kız.
Filistinli kardeşim aç, yaralı, ağlıyor,
haykırıyor açız diye…
Bombalamasın İsrail!
Yeter artık yeter!

Sumud geliyor sevgi ile, aş ile, ilaç ile…

Eğilip yerden bir avuç toprak atıyor ağzına Filistinli çocuk.
Bunu mu yiyelim diyor iki gözü iki çeşme.
Bunu mu yiyelim?
Açız aç!

Çocukların çocukları gömdüğü topraklar Filistin!

Çocuklar ağlıyor, analar ağlıyor, babalar çaresiz.
Diünya izledi…
Sonunda insanlık dayanamadı…
Zalim İsrail!
Tarihe ibret olacaksın!
Adın kanla, vahşetle anılacak.

Sumud geliyor umut ile, aş ile, sevgi ile…

Bütünün sevgi enerjisi gün gelecek tüm kötülüğü yenecek!
Mutlak!

6. sayıdan

Similar Posts

  • İskenderun Şehrine Elveda, Vecihe Akdoğan

    Hicran ile çırpınan kalbimin dermanı sendinAcılarla dolan gönlüme şifa verirdinÖterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Baharın Cennet’i kışın bir hazanHülyalarla doluydum her fırsatta her zamanAyrılıyorum senden hasretime yanKopuyor içimden dertli bir figan Öterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Denizle ufkuna hayran…

  • Ant, Bahri Loş

    1Sana ne zaman güzel sözcükler biriktirsemÖnce dünya tozuna bulanıyor ellerimGülümsediğinde yüzün masal ülkesine dönüyorOysa ben gözlerimdeki hüznü tahttan indiremedim2Kuşları sevdikÇimenleri, börtü böceğiGökyüzüne bakışımıza düşman kesildilerTanrımızı ele geçirmek istediler3Tartıya koyduk acılarıİntikam diye öne atıldı süngülerÇocuk yüzlü bir sözcük büktü boynumuzuSevgiyi kuşandık indik sokaklaraAnt içtik yeryüzünü aşkla sulamaya 3. sayıdan Yazarın Tüm Yazıları

  • |

    BİZ SIĞAMADIK DÜNYAMIZA, Zeynep Mansuroğlu

    Sahi! Ben ölü doğdum diye yaşamadın mı? Adsız yerlerde doğdum.Toprağım yok!Hikayem yok!Pörsümüş memelerden oluk oluk umutsuzluk emdim.Her damla da emdiğim sütlerin boşluğuna çekildim. Ben ki ölü doğdum!Yedinci çığlıkta ben doğdum.İş işten diller evimden geçti.Toprağı yok mezarımın. Fildişi mermer yollarımdaki sırtları ezberledim.Bahsedilen kırılgan hat üzerinde yürüdüm.Diz yaralarıma su serptim,İyileşmeyen yaraları da heybeme yükledim. Zemheri çığlıklarda doğumları…

  • Şerefittin Canda ile Söyleşi

    Bir dönem Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi rektörü olan Şerefittin Canda ile Deprem, Mustafa Kemal Üniversitesi gibi konular başta olmak üzere bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşi şu an itibariyle bir kitap hacmine ulaşmış durumda ve umuyoruz en kısa zamanda bir dönem Antakya’sından rektörlük gibi önemli bir görevde bulunmuş olan Şerefittin Canda’nın söyledikleri çok değerli. Antakya’nın Güzel Günlerine…

  • Giden Gitmiş Nasılsa, İbrahim Tığ

    kimseler bilmesin kanadığınıbir evin. biteceğimi sandılar dainsanın kötülüğü kadar olduğunu mesela kaşımı çatsam, üstüme yürürhayat. kucağına atıldım dünyanın amapişman olunmamış günahım daha dilindeki kötü sözcükleri de götür giderkenzaten adım yoktu son duraktaritmi kaçsın istemem aynaların hangi sözcük daha ağır ve ıslakyol erinin yola dökülen hatıra defterinde benzer mi yüzün biriktirdiğin yalnızlığaörter mi geceyi masallarayak izi,…

  • |

    BİR TUTAM UMUT, Sevgi Alatoprak

    Hani bir umut vardırdiye başlarsın yola;ya masallarla,ya da gölgesiylearamızdan süzülür. Sonra iner insanın içine,usul usul…Bir çiçek gibi büyür,bir sözcük gibi tutunur hayata.Suskunluğun en koyu yerindebir ışık yakar. Küçük bir sevinçtir bazen;bir çocuğun gülüşü,bir kuşun kanadında kalan rüzgâr.Bazen bir selamdır,bazen unutulmuş bir ses. Ne kadar yorgun olursan ol,düşe kalka yürürkenavucunda saklarsın onu.Çünkü bilirsin:umut, kaybolan her şeyinyeniden…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir