SENİ SEVMEK, Fevziye Aşkar
Seni sevmek
Yürekteki sesler çığlığa dönse
Feryatlar kara geceleri yırtıp geçse
Ümitlerim enkaz altında kalsa da
Seni sonsuza dek sevmek,
Düşlerin en mavisi, en temizidir.
Çocukların masum
Gülüşünde yaşar,
Nergis çiçeğinin toprağı
Gizli öpücüğünde,
Özlemin, mistik kokuların
İçinden süzülen.
Derin ve büyük çağrıdır.
Güller baharda açmasa
Bülbül, dili için dili lal olsa
Yaslı cadde ve sokaklarda
Evsiz, barksız çocuklar koşsa bile,
Seni şiirlerde, şarkılarda
Yaşatmaktır emelim.
Karışık duygularını,
Yıkık, dökük ama eşsiz güzelliğini,
İncinmiş sevdanı
Geçmişin yaralı ruhunu,
Beslemektir umudumuz.
Yüreğimin her atışında,
Sırtımı Habib-i Neccar
Dağına dayadığımda,
Anka kuşunun ezberinde
Yeniden yeniden
Doğmayı öğreniriz.
Baharat kokuların
Rüzgârla çoğalır.
Ruhunun rengi,
Solmasın diye,
Ağaçların dallarına
Sabır diledim.
Dileklerimi taşlara yazdım.
Ey! Höşgörünün yaralı
Aynası,
Medeniyetlerin Suskun kalbi,
Yaralı gönlü Antakya’m
Seni sevmek,
Yıkıntının içinden geçen
Işığı sevmek,
Aydınlığı sevmektir.
Sınırdaki ay’ı , güneşi sevmektir.
8. sayıdan