GEÇMİŞ OLSUN ANTAKYAM, Fatma Özger Bilgiç
Kadim şehir yaslı, boynu büküldü
Ruh ve beden yandı, ciğer söküldü
Ağıtlar yükseldi, moloz döküldü
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Antakya, Ata’mdan hediye bize
Yıkıldı camiler, kilise, müze
Çıkacaktır bu hâl inşallah düze
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Dağılmış Antakya’m, suskun bakıyor
Binalar üst üste yürek yakıyor
Hocalar camisiz sela okuyor
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Hastanesi bile nasıl yıkıldı
Bayraklar yarıya hemen çekildi
Patlayan borular bir bir söküldü
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Koca şehir dostlar, yerle bir olmuş
Canlı insan yok ki cesetler dolmuş
Yoksa bu dünyanın sonu mu gelmiş
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Binlerce cesetler enkazda çıkar
Her çıkan enkazın haberi yıkar
Bu manzara benim döşümü yakar
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Ah, on dört asırlık Habib-i Neccar
Viran olmuş her yer bu kötü haber
Görülen manzara yüreği deler
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Tertemiz dünyayı kirlettik bizler
Yetemiyor artık yazılan sözler
Yıkılan her bina doymayan gözler
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Dürüst değiliz ki tüm işler eğri
Kaç gündür ağlıyor şu Asi nehri
Ne olacak şimdi bu işin seyri
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Halkımız çok hassas, yardımlar aktı
İskenderun kızdı, öfkeyle baktı
Köpüren Akdeniz caddeye aktı
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Tarihin kalbidir nazlı Payas’ım
Çok erken gittiler kalmadı hısım
Döküldü duvarlar bak kısım kısım
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Sokullu Külliye boynunu büker
Tarihine bakar utanır çöker
Deliçay dertlenir derdini döker
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Çoluk çocuk ağlar, anayı özler
Babalar acıyı bağrına gizler
Kör olsa da yürek dayanmaz sızlar
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!
Özger’im Antakya acıya gebe
Gündüzü dumanlı, sanki bir gece
Yüreğim yastadır anlatmaz hece
Bu depremi dünya ilk kez görüyor!