Meltemce – “Kalbinin Fısıltısı”, Meltem Yuvarlak

Meltem Yuvarlak: Meltemce – “Kalbinin Fısıltısı”

Bazen sessizlik, en derin çığlıktır.
Gözlerin dolmasa da, yüreğin ağlar.
Bir tebessümün ardına saklarsın kırgınlıklarını, kimse görmesin diye.
Ama kalp bilir…
Her atışında, o sessiz feryadı duyar.
Yalnız hissettiğin anlarda, unutma ki;
Meltem gibi bir dost, hep yanı başındadır.
Sana dokunmasa da, varlığını hissettirir.
Kalbinin en derin köşesinde, bir umut ışığı yanar.
Hayatın rüzgarı sert esse de,
Meltem’in nazik esintisiyle sarsılmazsın.
Çünkü bilirsin; her fırtınanın ardından,
gökyüzü yeniden aydınlanır.
Kalbinin fısıltısını dinle…
Orada, sana yol gösterecek bir melodi çalar.
Meltemce’nin nağmesiyle, ruhun huzur bulur.

Similar Posts

  • SESSİZLİKTEN SONRA, Özlem Vesile Yüncü

    Antakya’mı yırtan bir ışıkgeceyi deldi…ardından —kıyametin sesi:kocaman bir gürültü,göğe savrulan taşlar,dize çöken binalar… Oğlum!Kızım!Yavrum!diye yırtınan analar…“Annem!” diye çığlık çığlığagözyaşında boğulan çocuklar… Bir çığlıkta dondu zaman,bir sessizlikte bitti hayat.Ama bazı çırpınışlar —günlerce sürdü enkaz altında… “Sesimi duyan var mı?”Yooook…yok…yok… Anlayamazsın bu yangını,ailen eksiksizken,ellerin sıcak bir ele dokunurken…Antakya’m,memleketim,toprağımtoprak oldu. Neye üzülür insan önce?Her sabah “günaydın”her akşam “iyi…

  • Giden Kalmaz, Kemal Bayrakçı

    hangi sözcükleri alır yanınagiderken hangisini bırakır geriyeimler kalana her şeyin bittiğiniörter peçesini anıların yüzüneiçini ısıran bir hüzünle yürürkor hisleri tutulur zemheriye. bir çıban gibi sızlar kalbindedelice duyarsın eksikliğinikılıç yarasından derinceiz kalır gözlerinden geriyegözpınarlarından akan gurbet ezgilerisöyler gittiğini içindeki baharınhayatın ufkunu vedasız terk edenne yapsan dönmez geriye. gidenin bıraktığı lekeleri silçehresini aklından çıkaryıkılmış hayallerin toplamındanaşkın mahşerini…

  • Anne Sesinde Gazze, Nebihe Karasu

    “Bir annenin yüreği, savaşta bile sığınaktır.”Mahmud Derviş Sular bile susmuştu,evlerin duvarları gibi…bir annenin kalbinden taşan sessizlik,gökyüzüne değiyordu. Sütü kurumuştu,çocuğuna vereceği tek şeybir dua kırıntısıydı artık. Kundağında tozdan bir bebekgözleri taş, dudakları ekmek diye inlerdi.Gecenin içinden geçen uçaklar,her seferinde bir masalı daha öldürürdü. Kadınlar, yanık saçlarını toplardı sabahın külleriyle,her telinde bir çocuk adı,her nefeste bir mezar…

  • ANTİOHİYA CORC SUADİOĞLU

    MÖ 300 civarında Büyük İskender’in komutanlarından SELEUCUS NİCATOR tarafından kurulduğu bilinen bir Şehir olduğu bilinmektedir. SİLPİUS DAĞI (Habibi Neccar Dağı) kenarında kurulmuş olup tam ortasından ASİ NEHRİ geçmektedir.BÜYÜK ROMA İMPARATORLUĞUNUN üçüncü, dünyanın dördüncü büyük Şehridir. Bu Coğrafyanın büyüsüne kapılan Uygarlıklar KALKOLİTİK (MÖ 5000-4000) çağlardan başlıyarak bu bölgede çeşitli medeniyetler kurmuşlardır. Gelip geçen bu uygarlıklar daha…

  • IŞIK HIZINDA GEÇİYOR SENELER, Hatice Eğilmez Kaya

    bütün çocukları eve çağırın!beyaz kedinin burnu kanıyor soğuktan.arka bahçeler karanlık,camekanlar yaldızlı bu gece. hemingway son öyküsünü bitirdi çoktan.sarı saman kağıtlar karma karışık.odanın ortasından bir tren yolu geçiyor.nereye gideceğini bilmiyor inci küpesinin tekini yitiren kadın. kayda değer haberler vermeliydin bana.güney cephesini kurtarmış olmalıydı kurşun askerler.ilkyaz mı desem, sarışın ve iyimser limon çiçeği mi?o güzel günler kapımızı…

  • Antakya Türküsü, Kemal Karaömeroğlu

    Aşıver hele bir şu ToroslarıAdana’dan Antakya’ya yol giderBu “şehr-i dilara” bir garip kenttirYağmur yağar, caddeleri sel gider Yüz sürülür toprağına taşınaŞükredilir ekmeğine aşınaKolay kız vermezler ilin dışınaYazgısına küsmüş olan dul gider Mehtabı var, bulut ile evlidirVadileri ayvasıyla ünlüdürKarı sevmez, yağsa bile binde birAmma Lodos patlar ise dal gider Göçü bilmez, hoşnuttur tüneğindenBağlanmıştır toprağına derindenYerlisini sökemezsin…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir