Aşk ve Ateş, Cemal Karsavran

sardı benliğimi ateş çemberi
çırılçıplak
temmuzun on beşi
kavrulur toprak
yanar alev alev çatır çıtır

sarı başaklar
suya hasret toprak çatlak
umutsuz yarınlar uçurum
kızıl alevler altın sarısı
kızgınlığı turuncu

ve ateş kan kırmızı
çatlar dudaklarım
yangınlardayım
gölgen dolanır başımda
çember çember

aşk yakar içerden
ateşle dans eden yürek
döne döne alev alev
döner başım
yangınlarla

islenmemiş anason sarhoşluğu
her alevle Akdeniz lodosu yalar tenimi
titrek mum alevi serin sıcak
dans eder başımda
aşk ve ateş

Similar Posts

  • Unutma, veysel Çolak

    25 Ekim 2022, Salı, saat 03.47 İlk silgimi aldığımda yazmanın silmek olduğunu düşünmüştüm. Önce kendi yanlışlarımı silmeye başladım. Hâlâ yaptığım yanlışları silmekteyim; ama başkaları yüzünden yaptığım yanlışları silmek mümkün olmuyor. Eğer ilk uçurtmanız tellere kapılmışsa ya da çok yükseklerde salınırken ipi kopmuşsa yapacak bir şeyiniz yoktur. Yüzünüz düşer, hüzün kesilir; bir yenilgiyle, bir kaybedişle rüzgârın…

  • Ahşap Köprü, Hülya Bayındır

    Gökkuşağının görüldüğü yağmur bitimlerinde;Düşler kuranların konakladığı,Ahşap bir köprüyüm ben…Duyarım umutların, umutsuzlukların sesini,Her bir parçam zamanın tanığı,Her bir parçam yürek yanığı…Her bir parçam,Küçük sırların,Büyük özlemlerin sandığı.Hüzünler çöker üstüme yağmurlar dolusu,Uzak hayaller sürtünür yüzüme,Rüzgârın fısıldadığı… Mevsimlere benziyor insanlar;Kimi kış tutar avuçlarında,Kiminin kucağında,Yaz sıcaklığının ışıldayan başağı,Bir yanımda geçmiş, hüzünle süzülen su,Diğer yanımda gelecek, umutla açan bir çiçek…Gıcırdar ruhum…

  • Dünyası şiir, Duran Yaşar

    Bir yeri bırakıp yeni bir yerde yaşamaya başlamak ister istemez bazı zorlukları da beraberinde getirir. Birçok şey kendiliğinden kaybolur. İnsan ayrıldığı yerdeki duygu yoğunluğunu yeni yerinde yaşayamaz. Hele ki on dört yaşına kadar orada yaşamışsa… Ayrıldığı yerin kel kıraç tepelerini, çakır dikenini özler. Yeni yere alışmak, uyum sağlamak zaman ister; çaba gerektirir. Bulunduğu yerin toprağına,…

  • YANAN CENNET, Nebihe Karasu

    Kutsalımızdı ağaç,Mabedimizdi orman.Köylüydü bir zaman,Kentli oldu insan —Unuttu doğayı,Unuttu toprağı. Konut dendi,Otel dendi,Yeşilimiz azar azar silindi.Uğursuz bir el uzandıTopraktan kopardı bizi,Kökümüzü kırdı sinsi. Küstü su,Sitem etti ağaç;Bahçe soldu,Bostan kurudu.İhmal miydi bu, yoksa rant mı?Her yanını sardı niran yurdumun. Ciğerlerimiz köz,Dışarısı alev alev.Bu nasıl bir cehennem?Yanıyor cennet ülkem! İzmir, Bilecik, Seferihisar —Çığlık çığlığa inliyor dağlar.“Yanan sadece…

  • Güneşin Kucağında, Hülya Bayındır

    Gözlerin uzak derinliklerde,Ellerinde ekmek kokusu;Sabahın erken saatlerinde rastlarım sana. Sen kollarını açtığında bana,Anadolu kucaklar baştan başa.Kura’nın sesinde bahar türküleri,Sımsıcak kar taneleri sızar uykularıma.Kanat çırpar gurbet yollarında turnalar,Yüreğinde biriken suskun yağmurlardanAvuç avuç dumanlar yükselir Amanoslar’dan. Geceleri,Kısık bir ışıkta ördüğün kazaktaEllerinin sıcaklığıSabrın;Bir Simurg yolculuğunun en eski kanadı. Ellerin,Bir fabrikanın buğusunda terGüçlü bir pınar gibi akarsın dünyaya.İçimden bayramlar…

  • GÖĞE SIĞMAYAN İYİLİKLER, Mehmet Öksüz

    Ne zaman içimde biri ölseGönlümden tonlarca acı kopuyor diyorsun yaO zaman öleni yaşatmaktan vazgeç!Ne toprak ne de güneş artık sana hüzünle bakmasın!Yani demem o ki, yaşarken ölmeyi benimsemeOlduğun yerde her şeyi yarım hatta çeyrek bırakarak çek git! Kırılmadan, incinmeden rüzgârına yön verGeleceğin beyaz perdelerini açarak kır paslı zincirleriGöm toprağa ruhu ezen türküleriYaşamın içindeki doğruyu yanlışı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir