Güneşin Kucağında, Hülya Bayındır

Gözlerin uzak derinliklerde,
Ellerinde ekmek kokusu;
Sabahın erken saatlerinde rastlarım sana.

Sen kollarını açtığında bana,
Anadolu kucaklar baştan başa.
Kura’nın sesinde bahar türküleri,
Sımsıcak kar taneleri sızar uykularıma.
Kanat çırpar gurbet yollarında turnalar,
Yüreğinde biriken suskun yağmurlardan
Avuç avuç dumanlar yükselir Amanoslar’dan.

Geceleri,
Kısık bir ışıkta ördüğün kazakta
Ellerinin sıcaklığı
Sabrın;
Bir Simurg yolculuğunun en eski kanadı.

Ellerin,
Bir fabrikanın buğusunda ter
Güçlü bir pınar gibi akarsın dünyaya.
İçimden bayramlar geçer.

Gökle yer arasındaki kırılgan dengede,
Savaşın ve adaletsizliklerin yol aldığı dünya
Çevirebilirse yüzünü sana,
Gülüşe dönüşür çocukların gözyaşları.

Sen kollarını açtığında bana,
Güneşi görürüm buğday başaklarının arasında;
Sesine çıkar yürüdüğüm patikalar.

Şarkıların dolar kulaklarıma…

9. sayıdan

Similar Posts

  • |

    Eksik Esen Rüzgar, Acibe Sıkar

    Sesim duvarların taşlarına çarpıp yankılanırkenZamansız bir fısıltıya dönüştüm.Beni çağıran olmadıGözlerim başkalarının baharında üşüdü.Ellerim ekmeği bölerken aç kaldı.Gölgelerden süzülen ışığı toplayıp avucumda biriktirdim ,gün başkalarına doğarken .Adımlarım iz bırakmayan sessiz bir düş gibi süzüldü.Rüzgar başka yelkenlere esti ben eksik kaldım .Sözlerim sesimin yabancısıGözlerim aynalardan uzakKalemim sadık bir dostYazdıkça yeniden benVar oldukçaYol alan bir iz. 6. sayıdan

  • Hangi Çağ, Hangi Medeniyet, Bahri Loş

    Bilim insan için her zaman yol gösterici olmuştur. Bütün uluslar, bütün toplumlar eski çağlardan beri bilginin izini sürmüşlerdir. Bu iz sürme karşılığında insanın medeniyet anlamında ileri düzeyde bir gelişme sağladığını kabul etmeliyiz. Geldiğimiz noktada 21. yüzyıl uzay çağı, bilgi çağı, altın çağ veya daha farklı, yüksek değer taşıyan tanımlamalarla anılmaktadır. Bu noktada çağın hakkını teslim…

  • Affet Bizi Yasin, Müge Sahillioğlu

    Yıllar, yıllar önceydi. Pek çok milletten onlarca doktorun çalıştığı, uzak bir hastaneye savurmuştu beni kader. Tek gayesi hayat kurtarmak olan, birbirinden gece ve gündüz kadar farklı, gencecik doktorlardık. İlk tanıştığım meslektaşım Tunuslu Dr. Hazem’di. Türk olduğumu duyunca heyecanla geldi yanıma. Atatürk hayranlığından bahsetti uzun uzun. Sıkı dost olduk. Dr. Krikor ve Dr. Teodora ise hep…

  • İçime Sen Yağıyorsun, Zeynep Mansuroğlu

    Karanlık gecelerdeYüreğime yıldız gibi ışıldayan,Ciğerlerime aldığımHer nefeste yine yeniden,İçime sen yağiyorsun.Kupkuru çöllerde,Susamış gönlümeSerap misali görünüpRuhuma işliyorsun.Gökyüzünde güneş olupÜşüyen bedenimiSarıp sarmalayipİçime sen yağiyorsun.Çıkmaz sokaklardaGölgem olup,Kuytu ormanlardaYolunu kaybeden,Denizlerin mavisindeKendini bulan,Göçmen kuşlar diyarında,Sıcacık topraklardaİçime sen yağıyorsunKorkularımın içindeTomurcuklanıp filizlenenGül olup açıverenSevdiğimle elimi tutupTir tir titreyenKanatlanıp uçacak yüreğimi,İlmek ilmek nakşedipİçime sen yağıyorsun 3. sayıdan

  • Sınırdaki Ay, Fikret Onay

    Sınırda bir ay doğarSükûnetle,Gümüşten ışıklar dökerAkdeniz’e,Hatay’ın dağlarınaZeytin dallarına,Huzur taşırÖzlemiyle sınır boyuna. Asırlık çınarların gölgesinde,Tarihin sesi fısıldar rüzgârın dilinde,Mozaik gibi renk renkİnsanca,Kardeşçe sarılır her can burada. Antakya’nın sokakları şarkılarla doluEşlik ederler müziklere,Kokusu tüter künefeden-kahvedenYayılır her bir köşeye,Sınır ötesine uzanır eller dostça,Hep birlikteBir umutla-bir sevdayla. Sınırdaki Ay-HatayGöz kırpar uzaktan uzaktan bizlere,Şahit olur dualaraKavuşmalaraTokalaşan ellere,Bir yarısı buradaBir yarısı…

  • KİRPİKLERİ KALDI KALDIRIMLARDA GAZZE BEBEKLERİNİN, Uygur Orhan

    –çekmişler kamalarını bir halkın kaküllerini kesiyorlarbir elleri Petrodolarlarda kanlı paylaştırıcılar fotograf önlüklerinde tek heceli şiirlere bulaştı bu soykırımbelgilerin en kısası çocuk yüzüngazetelerin manşetinde kıpkızıl puntolardelişmen çocuk sakin kalmazsın biliyorumyaraşmıyor sana susmaküçyüzaltmış derece döndür bak kafanakafan kelimen ne varsaböl kır barışa/kurortalıkta zulüm ve kül ses tozları savuruyorumkulağına üfürüyorum çınlıyor geniş bir açılmayaölü bir atı ağartıyor zamanzifiri…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir