Duran Yaşar

  • KENDİNE ÖZGÜ / ÖZGÜN BİR DERGİYDİ: HATAY KEŞİF, Duran Yaşar

    Aylık Kültür ve Keşif Dergisi “HATAY Keşif” kapandı. Okurlarına Temmuz/ 2007’de “merhaba!” diyen dergi, tamı tamına yedi buçuk yıl dayanabildi. Aralık / 2014’te 90. sayısıyla yayın yaşamına son verdi. Başka bir deyimle 8. cilt yarım, okurları Hatay Keşifsiz kaldı. Dergiler, ilk sayılarında çıkış nedenlerini, dergi adını, ne amaçla çıktıklarını anlatırlar. Hatay Keşif de, çıkış nedenini…

  • NEN EYLE IRAZ NEN EYLE, Duran Yaşar

    Anılar insan yaşamında kilometre taşları gibi dururlar. İçlerinde acısı, tatlısı, buruk olanı vardır. Bunlar geçmişten geleceğe armağan gibi taşınırlar. İnsan bir türlü unutamaz. Geçmişte kızıp köpürdüğümüz, hatta kavga ettiğimiz olaylar yıllar sonra gülümsediğimiz birer anıya dönüşürler. Eskidikçe tatlanır, mahzende yıllanmış şaraba dönerler.Belleğime kazınan, çocukluğumun Kürtkızı’nı hiç unutamam. Kürtkızı bizim mahalledendi. Neden Kürtkızı dediklerini sonradan öğrendim….

  • YAZAR BİRNUR ŞENER, Duran Yaşar

    (14.12.1947 – 25.05.2024) Birnur sekiz yaşındadır. Ağrıyan dişini çektirmek için götürüldüğü Gavez Dayı’nın berber dükkanında büyüklerin konuşmalarını dinler. Berberdeki büyüklerden Mustafa Dayı’nın konuşmasına kulak kesilir. Mustafa Dayı: “Size yeni bir haberim var. Burdur’umuzun Akçaköyü’nden bir yazar çıkmış. Kitap yazmış. Çok akıllıymış.” “Duyduk” der Yakup Dayı. Aklı zarara, ziyana işlermiş. Ağalara beylere çatarmış.” Bir başkası: “Orasını…

  • HACI SÜLEYMAN EFENDİ, Duran Yaşar

    (1855 – 05 Ekim 1923)ÖRNEK BİR DİN ADAMIAnkara Fetvası’na ‘Müderrisinden Hacı Süleyman’ ismiyle imza koyan Hacı Süleyman Efendi 1855’te Nazilli’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Nazilli’de gördü. Yüksek öğrenimi için İstanbul’a gitti. 1880 yılında üstün başarı ile, Nur-u Osmani Medresesi’nden kadı payesiyle mezun oldu.Osmanlı İmparatorluğu XVl. yüzyıla gelinceye dek birçok ülkeleri yönetimi altına almış. Fransa…

  • ANADOLU’DA TANİN, Duran Yaşar

    “Tanin”in sözlük anlamı: tanin: /Arapça, isim / (Ses) Çınlama, tınlama. Bilindiği gibi, 1908’de II. Meşrutiyet ilan edilir. Otuz iki yıllık II. Abdülhamit zulmü sona erer. Artık, devlet yönetiminde İttihat ve Terakki söz sahibidir. Osmanlı’da biri bitmeden biri başlayan savaşlardan Anadolu insan gücünü yitirmiş, sürüler çobansız, tarlalar sabansız kalmıştır. Bu çaresizlikler yetmiyormuş gibi, Osmanlı’nın borçlarını tahsile…

  • Yörük Kızı, Duran yaşar

    Haber saati. Çiçeği burnunda bir haberci. Yirmi, yirmi beş yaşlarında var yok. Olay yerinde canlı yayın yapıyor. Olayın geçtiği bir köy evini gösteriyor. “Karşıdaki metruk evi görüyorsunuz sayın seyirciler. İki kuzenin günlerce kapalı tutulduğu ev.” diyor. Haberin gerisini dinle(ye)miyorum. Gencecik, Cumhuriyet çocuğu… “Metruk” ve “kuzen.” Biri Arapça, diğeri Fransızca iki sözcük. Ne acıdır ki, “kuzen”…

  • ANTAKYA ALEVİLERİNİNVAZGEÇİLMEZ HAYIR YEMEĞİ HIRİSİ, Duran Yaşar

    Hırisi, Anadolu’nun birçok yerinde, herise, herüse, hirise, hirisi gibi değişik söyleyiş biçimleriyle adlandırılmaktadır. Tırakya ve İçanadolu’da pişirilen benzer yemeğe “keşkek” adı verilir. Hatay yöresinde keşkek sözcüğü kullanılmaz. Türkçe sözlükte, “İyice dövülmüş et ve buğdayla yapılan bir yemek” olarak tanımlansa da dövülerek kabuğu çıkarılmış buğdaya da keşkek denmektedir. Hatay yöresinde, dövülerek kabuğu çıkarılmış buğdaya dövme adı…

  • ANTAKYA’DA ÜÇ BAHAR, Duran Yaşar

    Osmaniyeli bir ozan, “Dört mevsimde dört bahar: İlkbahar, yazbahar, güzbahar, kışbahar… Yalnız Osmaniye’de var” demiş.Bizim Antakya’da da dört mevsimde üç bahar var: İlkbahar, yazbahar, kışbahar…Şubat gelmeye görsün. Antakya’da baharın ucu göründü demektir. Gün yüzünü gösterir artık. Habibi Neccar’ın yamaçlarında çiğdemler toprağı deler; zahterler filiz verir. “Şubatta yağan yağmur, esen yele yetmez” deseler de yağışlar sağanağa…

  • Dünyası şiir, Duran Yaşar

    Bir yeri bırakıp yeni bir yerde yaşamaya başlamak ister istemez bazı zorlukları da beraberinde getirir. Birçok şey kendiliğinden kaybolur. İnsan ayrıldığı yerdeki duygu yoğunluğunu yeni yerinde yaşayamaz. Hele ki on dört yaşına kadar orada yaşamışsa… Ayrıldığı yerin kel kıraç tepelerini, çakır dikenini özler. Yeni yere alışmak, uyum sağlamak zaman ister; çaba gerektirir. Bulunduğu yerin toprağına,…