KENDİNE ÖZGÜ / ÖZGÜN BİR DERGİYDİ: HATAY KEŞİF, Duran Yaşar

Aylık Kültür ve Keşif Dergisi “HATAY Keşif” kapandı. Okurlarına Temmuz/ 2007’de “merhaba!” diyen dergi, tamı tamına yedi buçuk yıl dayanabildi. Aralık / 2014’te 90. sayısıyla yayın yaşamına son verdi. Başka bir deyimle 8. cilt yarım, okurları Hatay Keşifsiz kaldı.

Dergiler, ilk sayılarında çıkış nedenlerini, dergi adını, ne amaçla çıktıklarını anlatırlar.

Hatay Keşif de, çıkış nedenini “Neden Hatay” sorusunu yanıtlayarak çıkmıştı:
“Türkiye’de üç – dört büyük şehir dışında kalan kentlerin, kent kültürel hayatı hakkında dergi çıkarma gibi alışkanlığı yok denecek kadar azdır. Ancak kendimizi bu konuda daha şanslı hissediyoruz. Çünkü Hatay bir dergiye yıllar boyu konu olabilecek kültürel zenginliğe sahiptir.” Dergicilik, Hatay kültürünün olmazsa olmazlarındandır.

Geçmişten günümüze çıkıp kapanmış, çıkmakta olan çok sayıda dergi ve gazetelerin varlığından söz edebiliriz. Hatta bir dergiler mezarlığıdır dense abartılmış sayılmaz.

“Peki, ne yapmak istiyoruz?” sorusunu yanıtlayarak da çıkış nedenlerini açıklamıştı:

“Özellikle doğup büyüdüğü topraklardan göç etmiş, hayatını Hatay dışında sürdüren kimselerin zaman içinde kopma noktasına gelmiş olan bağlarını güçlendirmek için sıladan övünülecek bir şeyler hatırlatmak, bir köprü olmak; Hatay’ı tanıyanların anılarını canlı tutmak, tanımayanlara da bu tarihi kentin değişik yönlerini anlatmak;
İnsanlığın ilk yerleşim alanlarından biri olarak pek çok uygarlığa ev sahipliğinden dolayı dünya kültüründe önemli bir yeri olan Hatay’ımızı tarihiyle, gelenekleriyle, doğal güzellikleriyle, ekonomik, siyasi, sosyal yönleriyle tanıtmak; tarih sayfalarında çoktan yerini almış değerleriyle, efsane olmuş hayatlarıyla, yöresel ürün ve el sanatlarıyla, coğrafyasıyla sahip olduğu konu zenginliğini tüm dünya ile paylaşmak istiyoruz.”

Dergicilik bir tutku, bir heyecan işidir. Zorlukları vardır. Kıraçta fidan yetiştirmek gibidir. Okuyucu, okumak için eline aldığı dergiye harcanan emeği, hangi aşamalardan geçtiğini hesaba katmaz. Üstelik acımasızca eleştirir.
Her yayın organının belli bir gideri vardır. Yayın yaşamını sürdürebilmesi için geliri giderini karşılaması gerekir. Çalışanlarının kazanç elde etmek gibi bir beklentileri olmaz. Yinelersek, dergicilik bir tutku bir heyecan işidir. Dergilerin kapanmasında önce başlarkenki heyecan tavsar. Gider geliri aşar. Cepleri aşındırmaya başlar.

İlk sayısından, kapanış sayısı 90. sayıya kadar eksiksiz okuyan biri olarak, Hatay Keşif ekibinin, çıkarken verdikleri sözleri yerine getirdiklerine yürekten inanıyorum. Derginin onikişerli ciltleri, kütüphanemde hak ettiği yerdedir. Editörün, ilk sayıda söylediği: “Bir ansiklopedi titizliğinde hazırlanan dergimizin okunup atılmayacak, yıllarca saklanıp zamanla tekrar tekrar bakılıp, elden ele dolaşacağını söylemek hayalcilik olmayacaktır” sözünde haklı çıktığı rahatlıkla söylenebilir. Çünkü, zaman zaman, ister istemez gerektiğinde yeniden okuma, başvurma gereği duymaktayım.

Hatay Keşif’’te, Hatay’ın bilinmeyenleri, bilinip de köy sınırlarını, bilinip de Amanosları, Torosları aşamamış değerleri tanıtıldı; Amanoslar, Toroslar aşırıldı.

Hatay’ın tarihe mal olmuş unutulmaz simaları, aydınlık yüzleri yazıldı. Keşif ekibindekiler Amanos Dağlarını karış karış gezdiler. Adını duymadığımız Amanos Yaylalarını, Amanoslardaki dağ köylerini görsel şölene döndürdüler. Bilimsel makaleler yayımladılar.

Hatay Keşif ekibinin büyük bir özveriyle çalıştığını, zorluklara katlandığını yakından bilen biriyim Bilmediğimiz, görmediğimiz, istesek de çoğumuzun gidemeyeceği yerleri resimleyerek, yazıya dökerek dumanı üstünde, sıcağı sıcağına her ay önümüze getirdiler. Okuyucularına ulaştırmak için 57 bin kilometre yol kat ettiler. Kat edilen yol, Dünya çevresinden 17 bin kilometre daha fazla. Dile kolay.
Hatay Keşif’in kapanışına oldukça üzüldüm. Bazılarıyla paylaşmak için:

“Hatay Keşif kapanmış!” diyorum; “Bir kere görmüştüm” diyor.

“Hatay Keşif kapanmış!” diyorum; “Hiç görmedim” diyor

“Hatay Keşif kapanmış!” diyorum; “Duymuştum” diyor.

Derginin kapanışından çok, insanların ilgisizliğine üzüldüm.

Oysa bu derginin yaşaması, yaşatılması gerekirdi. Sahip çıkılması, yaşatılması gerekirdi. Yazılacak daha çok şey vardı. Misyonunu tamamlayamadan kapandı. Hatay için, Hataylı için gerekli bir dergiydi.
Yazık oldu! Çok yazık!..

9. sayıdan

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir