GEZGİN OLMAK İSTEYEN TENİS TOPU, Şehnaz İşeri

           Bir an evvel harekete geçmeliyim. Şunun şurasında haziranın çıkmasına ne kaldı. Turnuva iki hafta sürecek ama benim görüp görebileceğim önümde tek bir gün var. Başaramazsam eğer. Oysa ben “Ah gençliğimde şöyleydim böyle yapardım” diyen çenesi  düşük bir patates olacağım günleri görmek istiyorum. Sanırım kim olduğumu anladınız. Evet ben, Wimbledon Tenis Turnuvasında görev alacak tenis toplarından biriyim. 56 gr ağırlığında 66mm çapında. Teniste 1 set 6 oyundan oluşur. Her oyunda 4 sayıdan 6 oyunu kazanan tenisçi seti de kazanmış olur. Dokuz oyunda bir toplar özellikleri bozulduğu için değiştirilmektedir. Tenisçi bizi omuz yüksekliğinden yere bıraktığında beline kadar zıplamıyorsak ve üstümüzdeki kumaş yeterli değilse vereceğimiz darbeyi azaltmak üzere kullanılan tüyler aşınmışsa korta çıkamayız. İdeal karışım: Naylon ve ön gerilmeli keçedir. İşte benim telaşım bu yüzden.
Üzerimdeki tüyler oyunculara vereceğim darbeleri azaltmak için yapılmıştır deniyor. Ya raketin popoma attığı şaplaklara, yüzüme attığı şamarlara ne buyrulur? Darbe meselesini üzerimize yıkmaya çalışıyorlar ama haziran başında Fransa Açık Tenis Turnuvasında çift kadınlar kategorisinde mücadele eden Kato ile Sutjiadi oyun durduğu sırada Katonun vurduğu topun toplayıcı çocuğa isabet etmesi nedeniyle diskalifiye edilince darbeciler kim anlaşıldı layıklarını buldu.
Raketten rakete uçmayı sevmiyorum. Çok sıcak bir haziran muhtemelen daha hızlı ve hafif olucam. Daha fazla yükselicem. Ama bungee jumpungi sevmiyorum ki ben. Bir dakika. Çok yükselip stadın dışına millerce uzağa uçmak özgürlük demek. Bu harika. Tabi ya. Diğer Grand Slam Turnuvalarındaki toplardan biraz daha hafif ve yumuşağım. Tenisçi bana daha hızlı vuracak ve ben daha hızlı yükselicem. Bir müttefik bulup elimi güçlendirmeliyim. Ama kim? Tenisçi? Hayatta yapmaz. O spor kariyerini güçlendirmeye kilitlenmiştir. Hakem? Ah saçmalıyorum. Kıçıma tekmeyi basar. Hem de öyle bir basar ki patates olmam için yıllar geçmesine gerek kalmaz. Elbette, Top Toplayıcısı! Bak gençler halden anlar gözüpektir, özgürlük önemlidir onlar için. Hele bir de sahanın arka kısmındaki bir çocun beni yerden yuvarlarsa karşıdaki top toplayıcı arkadaşına ben de hemen rotayı çıkışa çevirsem. Ama bu çocuklar dikkatle seçiliyor 9 ay eğitim görüyor, 200 sterlin alıyorlar iki ay için. Cin gibiler. Hemen çeviriverirler beni. Bir daha denesem yine yakalarlar mı acaba?
Başka bir şey yapmalı bir işaret vermeli ona. Buldum! Cebinde hareket etsem sağa sola kıpır kıpır olsam. Anlar bir tuhaflık olduğunu. Belki korkar atıverir cebinden beni. Tutuveririm caddeyi. Beni zaten anladınız siz öyle adrenalini yüksek sporları sevmiyorum. Benim istediğim tempolu yürüyüş. Aslında yuvarlana yuvarlana dünyayı dolaşmayı hayal ediyorum. Yeme içme derdim yok. Birkaç saat uyku geceleri. Ama canım gecelemeleri otellerde yapmıycam ki. Masrafım hiç yok. Sonra sabahın ilk ışıklarıyla yuvarlanmaya devam. 
9. sayıdan

Similar Posts

  • Mahmur, Erçağ Akarca

    Mahmur bir gece,Ürperdiğim koşuların sığınağında iki hece,Gölgeli dalgaların mihmandarlığında sorulan bir bilmece,Zamansız yüreğime düştü,Tirşelenmiş yaprakların burgacındaki şehirler,Çocukluğunu bir çocuğun sarı saçında unutan nehirler,Bir sessizlik olup hangi avizenin kollarından akacaktı?Mahmur bir gece,Tavanannaların saçlarını taradıkları eski zaman saraylarında,Öfkeli anların zehrini bir vuruşta yere döken bir bilmece,Olmadığım anlarca yankılandı,Olmadığım anlarca soruldu cevabını bildiği tüm sorular,Kendi benliğini örseleyen bir…

  • HER GÜN SİZİ SAYIKLARIM, Şekip Güzelmansur

    6 Şubat 2023 depreminde kaybettiklerimize…Sesi kulağımızda çınlayan dostlara,bir daha hiç göremeyeceğimiz sokaklara,boş kalan evlere, suskun kalan çocuklara…Ve bu şiiri yüreği hâlâ dost diye atanlara ithaf ediyorum. Her gün sizi sayıklarım dostlarım,yıkık evlerin gölgesinde sesiniz gezinir hâlâ.Bir çocuk ağlar içimde —adı unutuş,yüzü sizin gibi sıcak,elleri soğuk… Geceyle gündüzü karıştırdım,sokak lambaları gibi titriyor yüreğim.Adınızı duvarlara fısıldadım,her taşta…

  • Sınırdaki Ay, Fikret Onay

    Sınırda bir ay doğarSükûnetle,Gümüşten ışıklar dökerAkdeniz’e,Hatay’ın dağlarınaZeytin dallarına,Huzur taşırÖzlemiyle sınır boyuna. Asırlık çınarların gölgesinde,Tarihin sesi fısıldar rüzgârın dilinde,Mozaik gibi renk renkİnsanca,Kardeşçe sarılır her can burada. Antakya’nın sokakları şarkılarla doluEşlik ederler müziklere,Kokusu tüter künefeden-kahvedenYayılır her bir köşeye,Sınır ötesine uzanır eller dostça,Hep birlikteBir umutla-bir sevdayla. Sınırdaki Ay-HatayGöz kırpar uzaktan uzaktan bizlere,Şahit olur dualaraKavuşmalaraTokalaşan ellere,Bir yarısı buradaBir yarısı…

  • Serap, Bilsen Başaran

    sarp yamaçlardan süzülerek indirenömrümüzün sırtındaki kanattır anneömre uzun bir umut sesi düşer babalardanuykulu anımızdaki öpücüğe saklanan. ana olmak emektirtartısız vermek dorukça sevmek su üstünde yürümektirbile bile bir dehlize girip sorgusuz ilerlemektirhayatın günlerini saçlarıyla karadan ak’a[süpürebilmektirverdikçe büyümektiriki olmak üç olmak dörtlenmektirana olmak sorgusuzca parçalara bölünmektir-kim bilmez-arkaya bakmadan döküp emeklerini boşluğadelik ceplerle çekip gitmektir şifacı kadınların parmaklarıdır…

  • GÜLÜŞÜNDE BAHAR, Ali Çağan Karasu

    Gözlerinde yıldızlar,Gökkuşağı dolmuş avuçlarına,Küçücük ellerinle dünyayı tutmuşsun,Ve hayallerinle boyamışsın maviyi. Bir çiçek gibi büyüyorsun,Rüzgarı dost, güneşi sırdaş bilerek.Kuşlar senin için şarkı söylüyor,Bulutlar oyun arkadaşın. Yağmurda dans ediyor ayakların,Toprağa can veren su gibi,Coşkuyla taşır yüreğin,Hayatı sımsıkı sarıyorsun. Her sabah yeniden uyanıyor dünya,Senin kahkahalarında filizlenerek.Kalbin bir orman, gökyüzü kadar geniş,Her yaprağında umut, her dalında yaşam. Ah, çocuk,Senin…

  • Susmak, Acibe Sıkar

    Yüzünde belirince yılların izi çizgilerZamanın acımasızlığına takılır gözlerinSusarsın.Kulakların duymak istemez her sözüSusarsın.Dilinin altına sığınan sözcüklerGün yüzü görmek istemezSusarsın.Gözlerin sevince ayarlı olsa daİki kaşının arasına pusu kurar acılarSusarsın.Yaşadıkların takılır aklınaSuya çarpan kağıt gibi parçalanır içinSusarsın.Yüreğin daralırAteşin düştüğü yeri yaktığına inanırsınSusarsın…İçine attıkların birikirTaş gibi ağırlaşır hayatYitirir tılsımını sözcüklerSusarsın… 3. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir