Serap, Bilsen Başaran

sarp yamaçlardan süzülerek indiren
ömrümüzün sırtındaki kanattır anne
ömre uzun bir umut sesi düşer babalardan
uykulu anımızdaki öpücüğe saklanan.

ana olmak emektir
tartısız vermek dorukça sevmek su üstünde yürümektir
bile bile bir dehlize girip sorgusuz ilerlemektir
hayatın günlerini saçlarıyla karadan ak’a
[süpürebilmektir
verdikçe büyümektir
iki olmak üç olmak dörtlenmektir
ana olmak sorgusuzca parçalara bölünmektir
-kim bilmez-
arkaya bakmadan döküp emeklerini boşluğa
delik ceplerle çekip gitmektir

şifacı kadınların parmaklarıdır her ana
her mevsim şiirle tütsülü dualar serpendir
sağaltılmış iyilikler peşinde ölen hayatlarımıza
bir dokunup bin serap işitendir.

bildim bütün bunları elbet anne olunca
bir kibrit çöpüne saygı duyulan yıllardı
böylesine ipini kopartmamıştı hayat…
ondan, ince teraziler doğurdum çocuklarıma
vicdan dilli gramlar emzirdim kefelerine
tartmayı öğrettim adaleti vicdanı tini
ben doğurdum / onlar dünyayı yoğurdular bende
altına ayar vuran elleriyle.

gün döndü, devran döndü akrep besicileri
gün aydını tüneller katranında uzandı dağlara
matkap uğuldayan yüreklerimizle düştük olmaza
boşlukta sallanan ünlemden bir sarkacım şimdi
şifa bilmez şiirler geriyorum içimin çarmıhına.

Similar Posts

  • |

    Antiochia, Gazi Yolcu

    Kayıp bir şehirde buldum gülüşlerimi.Sislerin ve zamanın ötesinden gördüğüm…Mermer sütunlarına sarıldım da uzun uzunTaş avlularına yüzümü sürdüm.Silpius Dağı’ndan Tyche gülümsedi banaHani kudretli Orontes’e diz çöktürmüştü. Defneden ve zeytinden taçlar giydimAgoralardan krallar geçiyordu, gördüm.Stola giysili kızlar asmalardan üzüm topluyordu.Eğildim, toprak künklerinden bir su içtim.O kadim şehir, ihtişamla dünyaya gülümsüyordu. Arenalarda aslanlarla dövüştüm,Kan aktı bedenimden.Gladyatörlerle aynı masada…

  • |

    İki Damla, Canan Sanlı

    Gözlerine düşen yıldızlar bizi aydınlatırGöğün umuduna arkanı dönmeSolar bu karanfil arkanı döndüğündeKatlanmanın sesinde döner dünya. Zamanı durdurmak istedimGözlerindeki güneşin sıcaklığındaKalbimde katılaşan buzullar aktıHoşgörünün dilinde sevgiyi ararkenIrmağın yatağında iki damlaydık. Rüyalarım neşelenir gülüşündeOyalanır kalbim arar oyuncağını. Çağlayanların sesini duyarım, çağırırYollar ıssızlaşır, şaşarımKara gözlerinde suskunlaşır dilimBir kedinin tüylerini okşarımSabahın yeli alır ıssız düşlerimiKoyu karanlık gece kalbimi yorarSabır…

  • |

    Kangren, Veysel Çolak

    Onca yıl anlattığım sizdinizbir türlü öğrenemediniz bir kadını sevmeyibir çocuktaki parka gitmeyiöğrenemedinizbir serçeyle saklambaç oynamayı. Uyuşturucu diye kullandığınız yalanyüzünüzün o karanlık tarafıgülüşünüzdeki kirbir de ihanetle beslenen kalbiniz. Onlarca yıl anlattığım sizdinizGüney Kutbuna gittiğim oldu sizin yüzünüzdendağlara çekildim, kendime saklandımbir mağarada ayılarla kışı geçirdimotlarla konuştum, rüzgârları dinledimdört bir yanımda çiçek taşıyan arılartaş sofrada kaya balı, suda…

  • |

    Toros Nefesi, Hülya Bayındır

    Makilerin arasında rüzgâr,Çiçek kokulu şarkılar söyler;Tanık olurGüneşin sıcağında dallarını yayanZeytin ağaçlarının şenliğine. Mücevher kelebeği çırpar kanatlarını;Kanatlarında rüzgârın altın sırları,Kanatlarında narenciye bahçelerinin kokuları. Güneşin ardı sıra çiçeklenir dağlar,“İnce Memed” seslenir Toroslar’dan.Bir kitap sayfası gibi çevrilir zaman;Açılır mavi gözleri Akdeniz’in.Karacaoğlan vurunca sazının teline,Varsak türküleri eklenir akşamın rengine.Konargöçer yaşamlar ilmiklenirYörük kilimlerine. Çukurova’da bembeyaz bulutlar dolanır,“Buğdayın Türküsü”nü söyleyen işçilerin…

  • | |

    Aziz Pavlus ve Antakya

    Seyahat(Name)lerdeki Antakya · 44 Aziz Pavlus ve Antakya Tarsuslu Saul’dan Aziz Pavlus’a uzanan yol, Hristiyanlık tarihinin en önemli dönüşümlerinden biridir. Bu yolun en belirleyici duraklarından biri ise Antakya’dır. Aziz Pavlus, Aziz Paul ya da St. Paul olarak bilinen, asıl adı Saul olan Tarsus doğumlu bir Yahudidir. Aynı zamanda Roma vatandaşıdır. Hristiyanlık tarihinin en önemli kişilerinden…

  • Zarf, Gülnaz Kavvas

    Alevler arasında çaresizce bir bu yana bir o yana döndü. Birden önüne açılan uçsuz bucaksız yolu gördü ve hızlıca koşmaya başladı. Yolun sonuna geldiğinde mavi ışıklı ok başka yönü gösterdi. Arkasına baktı. Alevlerin onunla yarışırcasına peşinden hızla ilerlediğini gördü. Ok yönünde nefes nefese koşmaya devam. Yol bitiyor bir ok daha, nereye kadar derken kulakları delen…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir