Dergi Yazıları

  • İçime Sen Yağıyorsun, Zeynep Mansuroğlu

    Karanlık gecelerdeYüreğime yıldız gibi ışıldayan,Ciğerlerime aldığımHer nefeste yine yeniden,İçime sen yağiyorsun.Kupkuru çöllerde,Susamış gönlümeSerap misali görünüpRuhuma işliyorsun.Gökyüzünde güneş olupÜşüyen bedenimiSarıp sarmalayipİçime sen yağiyorsun.Çıkmaz sokaklardaGölgem olup,Kuytu ormanlardaYolunu kaybeden,Denizlerin mavisindeKendini bulan,Göçmen kuşlar diyarında,Sıcacık topraklardaİçime sen yağıyorsunKorkularımın içindeTomurcuklanıp filizlenenGül olup açıverenSevdiğimle elimi tutupTir tir titreyenKanatlanıp uçacak yüreğimi,İlmek ilmek nakşedipİçime sen yağıyorsun 3. sayıdan

  • İsyana Dağ Olurum, Mehmet Öksüz

    Adım adım ilerlerim insanların sırlı yüreklerineAğlarım çalan her şarkının melodisineDağların buzlu ovalarına duygularınaYürek kalemimi coşturup tek tek dökülürüm.Yaşarım hassas ruhların acılı duygularındaDile gelmeyen dertli şairin sessiz çığlıklarındaHikayenin türkünün ezginin asi sokaklarındaKalplerde sevgi bedenlerde fırtına estiririm… Ben hayatı tabiatı sevginin özünde anlatırkenİnsanlardaki sevgi asaletini kelimelere dökerkenYürek dilinin hırçınlığını kaleme hissettirirkenHayallerden kopup duygu denizinde kaybolurum… Az sözlerle…

  • Bİ’SERİ

    Okulun bahçesi ağaçlarla bezenmişti. Binamız yeniydi. Öncesinde, ayrı binada olan yatakhane son yılımda, dersliklerimizin üzerine taşınmıştı. Kız İlköğretmen Okulu yatılı öğrencileri olarak haftada bir ya da on beş günde bir öğretmenler eşliğinde hamama götürülüyorduk.Hamam günümüzdü. Görevli öğretmenimizle birlikte kırk kız hazırlanıp gidecektik.Bizi taşıyacak otobüsün gelmesi yakındı. Koridorda yankılanan sesle toparlandık.-Herkes hazırsa çıkalım, sıraya girin. Hadi…

  • Susmak, Acibe Sıkar

    Yüzünde belirince yılların izi çizgilerZamanın acımasızlığına takılır gözlerinSusarsın.Kulakların duymak istemez her sözüSusarsın.Dilinin altına sığınan sözcüklerGün yüzü görmek istemezSusarsın.Gözlerin sevince ayarlı olsa daİki kaşının arasına pusu kurar acılarSusarsın.Yaşadıkların takılır aklınaSuya çarpan kağıt gibi parçalanır içinSusarsın.Yüreğin daralırAteşin düştüğü yeri yaktığına inanırsınSusarsın…İçine attıkların birikirTaş gibi ağırlaşır hayatYitirir tılsımını sözcüklerSusarsın… 3. sayıdan

  • İncir Ağacı, Mithat Çolak

    Ben bir incir ağacıyım. Kadim bir kentin kadim ağaçlarından. Yüzyıl önce düştüm toprak ananın rahmine. Köklerimin bir ucu Asi ’ye, bir ucu Habib-i Neccar’a uzanır. Antakya’nın ortasında mütevazı bir evin avlusundaydım oysa. Köklerimden su değil binlerce yıllık tarih süzülerek gövdeme ulaşıp, besler beni.Çocuklar oynardı dallarımın altında. Ne çok severdim seslerini, dallarımdaki kuş cıvıltıları gibi. En…

  • Venüs ve Adonis, Hacer Mutlu

    bir beyaz gecedilimde özgür sesler..çarmıhına tutunmuş öylece bekliyorumsıkılıyorum resimdeki çıplaklıklardan !gerçek çıplaklığımla ben ve yollar , durmadan yürüyorum.-ve hala huysuzum ben- unuturum.biliyorsun ki:sarmaşıklardır bi kadını solduran!saatlerce konuştuğun o cadde , geveze bulvarı üzerinde şimdi.nasıl oluyor da bi insan gülmez yüzlere , inan anlamıyorum !-ve hala susuyorum ben- sokağında cam şişeleri..dinliyorum adını ve yalnızlığını,ten yumağından ipliklerimi…

  • ANTAKYA ALEVİLERİNİNVAZGEÇİLMEZ HAYIR YEMEĞİ HIRİSİ, Duran Yaşar

    Hırisi, Anadolu’nun birçok yerinde, herise, herüse, hirise, hirisi gibi değişik söyleyiş biçimleriyle adlandırılmaktadır. Tırakya ve İçanadolu’da pişirilen benzer yemeğe “keşkek” adı verilir. Hatay yöresinde keşkek sözcüğü kullanılmaz. Türkçe sözlükte, “İyice dövülmüş et ve buğdayla yapılan bir yemek” olarak tanımlansa da dövülerek kabuğu çıkarılmış buğdaya da keşkek denmektedir. Hatay yöresinde, dövülerek kabuğu çıkarılmış buğdaya dövme adı…

  • Gördünüz mü, Suna Su

    Gördünüz mü.?Gökyüzünde ki renk cümbüşünüÇocuk neşesinin yansıması bu . Duydunuz mu?Yurdumun her yanını saran bu cıvıltıyi ..Doğudan batıyaKuzeyden güneye.. İşte ! Geliyorlar,Eşsiz kahraman her biri ..Yaşam müziğinin farklı tınısı her biri ..Kendi hakikatlerinin yolcusu her biri .. Aç onlara yüreğini,Sarmala küçük bedenlerini,Dindir güvenli sıcak yuva hasretini.. İşte şimdiÇiçek toplama yarısındaDaha hızlı koşuyorlar güneşe..Hepsi yaşamlarını bir…

  • Ant, Bahri Loş

    1Sana ne zaman güzel sözcükler biriktirsemÖnce dünya tozuna bulanıyor ellerimGülümsediğinde yüzün masal ülkesine dönüyorOysa ben gözlerimdeki hüznü tahttan indiremedim2Kuşları sevdikÇimenleri, börtü böceğiGökyüzüne bakışımıza düşman kesildilerTanrımızı ele geçirmek istediler3Tartıya koyduk acılarıİntikam diye öne atıldı süngülerÇocuk yüzlü bir sözcük büktü boynumuzuSevgiyi kuşandık indik sokaklaraAnt içtik yeryüzünü aşkla sulamaya 3. sayıdan Yazarın Tüm Yazıları

  • İSTERSENİZ KAMERA GÖRÜNTÜLERİNE BAKIN!, Yonca Yaşar

    Bırakın beni! Hastanede kalmak istemiyorum. Çözün ellerimi. Çözün diyorum. Yusuf da bağladı ellerimi. Kaçamadım! Kaçamadımmmm! Yine böyle sabaha karşı eve geldiği gece. yine sarhoştu. Boşanmam dedi, Yusuf. -Yusuf artık yok, kızım!, diye seslendi kolunu tutan yaşlı kadın. Başını iki yana sallayarak görevliye mahçup bir bakış fırlattı -Yalvardım, yalvardım… Bırakın beni.. Göz yaşlarına hakim olamadı yaşlı…