Dergi Yazıları

  • GÜLÜŞÜNDE BAHAR, Ali Çağan Karasu

    Gözlerinde yıldızlar,Gökkuşağı dolmuş avuçlarına,Küçücük ellerinle dünyayı tutmuşsun,Ve hayallerinle boyamışsın maviyi. Bir çiçek gibi büyüyorsun,Rüzgarı dost, güneşi sırdaş bilerek.Kuşlar senin için şarkı söylüyor,Bulutlar oyun arkadaşın. Yağmurda dans ediyor ayakların,Toprağa can veren su gibi,Coşkuyla taşır yüreğin,Hayatı sımsıkı sarıyorsun. Her sabah yeniden uyanıyor dünya,Senin kahkahalarında filizlenerek.Kalbin bir orman, gökyüzü kadar geniş,Her yaprağında umut, her dalında yaşam. Ah, çocuk,Senin…

  • AŞKIN GÜZÜ, Arda Eren Karasu

    Anlamsız kalır şu beş günlük ömrüm,Gelmeden seninle göz göze.Yükseliyor göğe yavaşça gönlüm,Konuşurken seninle yüz yüze. Ne yapsan, kalbime hep bir zulüm,Eriyor ettiğin her bir söze.Gelsin alsın beni şu kasvetli ölüm,Kalbim dönsün koca bir güze. Bu kalbin karanlığı ebedidir,Ama senin tek bakışın bitirir.Işıklar yanar ansızın içimde,Bıraktın beni şimdi şuracıkta. Kalbim kaldı bomboş, açıkta,Kitleyemiyorum,Anahtarı unuttum gönlünde. (*)…

  • Usta, Ahmet Yılmaz Tuncer

    Kalem bulamadın eline alacakYazdırmadılar sana ne içerideNe dışarıda gökyüzünü düşledinYeşilin sarıya dönüşünü ana rahmineDüşen bir bebekti şiirEllerineKollarınaBacaklarınaÇıplak bedenine yazdınBizi bizden alan dizeleriniŞimdi kalem ellerdeDizi dizi deste deste kâğıtlarBütün sözler dillerde yazılmıyorSen gibi gökyüzünü düşlemedikçeYeşilin sarıya dönüşünü hayal etmedikçeSöylenmiyor sen gibiYazılmıyor sen gibiNazım Hikmet RanUsta Yazarın Tüm Yazıları

  • KONSTANTİNOS KAVAFİS BU ŞEHİR ARKANDAN GELECEKTİR, Semiha Baysal

    Sadece yürüyüp gitmemeli insan. Her yürüyüş bir yolculuk olmalı. Yolculuklar iz bırakmalı. Hele ki yürüdüğün kent medeniyetler beşiği İstanbul ise. Son on yıldır her sene en az iki kez gittiğim ve her sokağını arşınladığım Yeniköy semti bu ziyaretimde beni o kadar şaşırttı ki. Nasıl mı? Helen kültürüyle beslenen İskenderiyeli şairdi beni heyecanlandıran. Anlatayım. Kaldığımız ev…

  • Sınırdaki Ay, Fikret Onay

    Sınırda bir ay doğarSükûnetle,Gümüşten ışıklar dökerAkdeniz’e,Hatay’ın dağlarınaZeytin dallarına,Huzur taşırÖzlemiyle sınır boyuna. Asırlık çınarların gölgesinde,Tarihin sesi fısıldar rüzgârın dilinde,Mozaik gibi renk renkİnsanca,Kardeşçe sarılır her can burada. Antakya’nın sokakları şarkılarla doluEşlik ederler müziklere,Kokusu tüter künefeden-kahvedenYayılır her bir köşeye,Sınır ötesine uzanır eller dostça,Hep birlikteBir umutla-bir sevdayla. Sınırdaki Ay-HatayGöz kırpar uzaktan uzaktan bizlere,Şahit olur dualaraKavuşmalaraTokalaşan ellere,Bir yarısı buradaBir yarısı…

  • HAZAN YAPRAKLARI, Fatma Gönül Saygılı

    “Ceza almamış ilk suçtan daha cesaret verici hiç bir şey yoktur.” (MARQUİS DE SADE) Yolun kenarlarındaki çitlerin aralarından fışkıran yabani andız otları, yoncalar, bahçelerden sarkan incir ağacının dalları yolu iyice daraltmış, arabalar ağaçlara çarpa çarpa geçiyorlardı. Evin yokuşuna vardığımda yolun üçte birini kaplayan muz ağacı sol cenahta duruyor. Sağlı sollu çalılıklar ve yabani böğürtlenler yolun…

  • ÇİÇEK UYKUSU, Murat Boğurucu

    Koyu sohbetlerde nesli tükenen adamlara yazılmış şiirler okunuyorSokağın ışıksız gölgesinde susları duyulacak eğer biraz daha ağlarsa kadınlar.Akşamın kalbinde gün biter kuşlar çekilir bacaları mor çatılara.Sığınaklarını su basar kiracıların; yalnız kalan ağacın çürür meyveleri,Ucuz rüyaların erken saati düşer toprağa. Soyut iklimler biriktirir pencerelerSabah duasında, ütüsüz giyilir aydınlık.Okul sıralarında yarım kalan masalların tınısı var hâlâ.Hâlâ sıvası yapılmamış…