Dünyayla

Dünyayla kafama vurdular
Senin olmadığın zamanlardı
Çocuk yüzlerinden ışığı çalarlarken yakaladım
Bir okyanus içimde parçalandı

Kınına girmiş gibi tüm silahlar
Sütliman gibiyken her şey
İnsanları bir ekmeğin buharında asarlarken gördüm

Dünyayla kafama vurdular
Günün ilk ışığını zincirleyip götürüyorlardı
Buğday taneleri mavi bir urgana sarılı
Altın bir çağ durmadan zulüm doğuruyordu

Kandan ırmaklar içinde bir uygarlık büyüyordu
O kanlı kökleriyle göğüme uzuyordu

Sesim,
İçimde yırtılan bir suskunlukla boğuyordu beni

Senin olmadığın zamanlardı
Bir dünya gelip kapıma kondu
O dünyayla kafama vurdular
O dünyayla içimi oydular

Bahri Loş

Similar Posts

  • BİR DURUŞU OLMALI İNSANIN

    Karanlık gözüküyorsunYüzüne inmiş akşam!Gülüşün hançerlenmiş gibiBir sevdası olmalı insanın!.. Ruhunu ateş sarmışHâlâ sessizliğini koruyorsun.Gülüp geçiyorsun her şeyeBir duruşu olmalı insanın!.. Düşlerini asmışlar şehrin surlarınaSana ihanet edenleri affediyorsun,Anılarını yağmalayanları bağışlıyorsunKırmızı çizgileri olmalı insanın!.. Tıka basa kinle, nefretle dolu içinKalbin aktif bir volkan gibi!Sanki bütün cinayetler içinde işlenmiş gibi!Tutunacak bir dalı olmalı insanın… Yaraların dikiş tutmuyor artıkÖlüme…

  • KAYNAR TADINDA LOHUSALIK

    KAYNAR: MIĞLEKaynar tadında diye adlandırdım çünkü insan belleğinde bazı tatların; kokusu, mutfağın sıcaklığı, hazırlayan ellerin hikâyesi kalır…Kaynar :”Mığle” kaynamış, kaynatılmış anlamına gelen bu sözcük iki dilli Antakya’mın hatırasıdır.Otuz bir yıl önce, ikinci lohusalığımda kayınvalidemle birlikte mutfağa girmiştik. Belki o gün yalnızca bir içecek hazırlamadığımızı; aslında anneden kıza, kayınvalideden geline geçen eski bir geleneği sürdürdüğümüzün farkında…

  • Şehir

    Arapça kelimeler düştü öncesonra Türkçe anlamlarkalbim ara sokaklara yığıldıköşesine sıkıştı yalnızlığınkış ağırlaştı söküldü şehrin dikişlerieşyalar hafızamın üstüne döküldükaranlık yerleştisesim üşüdünefesim bir tülbent gibi omuzlarıma düştümusanın asası bir çınara yas’landı nenemin nisan işlemeli kırık çeyiz sandığındaki arapça masallarıevinin duvarına asılı hazreti ismailin sessiz korkusuannemin yarım kalmış ve dilini şaşırmış gençliğibabamın yüzündeki sinekkaydı Türkçe siyasi görüşüve benim…

  • Valizimdeki Ağırlık

    O sabah neden beyazlar içindeydim, bilmiyordum. Üzerimde uzun, parlak, büyük desenler taşıyan bir elbise vardı. Tenime yabancı değildi; aksine, yıllardır beni bekliyormuş gibi üzerime oturmuştu. Rahattı, hafifti ve bana yakıştığını hissediyordum. Ama anlamını bilmediğim bir ağırlık da taşıyordu. İçimde, bu elbisenin beni alışık olmadığım bir yolculuğa çıkaracağına dair açıklayamadığım bir his vardı. Nereye gideceğimi bilmiyordum;…

  • SAHRAYICEDİT’İN SOKAKLARINDA ANTAKYA BÜYÜSÜ

    ANTEKE SÖYLEŞİ: SİBEL SECERLİ 22 Ağustos 2026 Daha ilk andan sizi sıcacık saran bir yer, Anteke. dışardan bakıldığında camdaki yaldızlı, eski zamanları andıran sempatik yazı karakteriyle içerde olma ve burayı keşfetme isteği uyandırıyor. Buraya öncelikle pek çok yerde rastlayamayacağınız bir ruh katan o kişi,Sibel Secerli. Kendisi zarif, içten; sanatsal yanını size tavırları ve yaklaşımıyla hissettiriyor.İlgisi…

  • Çocukluğu

    Kalbi sızladı, yüreği kanadı.Uzaklara bakarken uzaklara.Bırakıp gittiği, toprağı evi.Anımsadı eskiye dair çocukluğunu.Mutluluğunun Zirve yaptığı,Farkında olmadığı sevincini.O masum saf çocukluğu.Sokak aralarında, okul yolunda.Mahallenin çocuklarıyla,Neler neler oynayıp, haylazlık yapmıştı.İçinden derin derin ah çekti.Menfaat gözetmeden paylaşılan.Ekmek, komşunun bahçesinden,Koparılan meyveler.Top sektirme, ebelemece.Gece vakitlerine kadar sokakta,Koşturmalar, eğlenmeler.Evine çıkılan dik yokuşun,Alnında boncuk terleri.Bacadan çıkan dumanın.Sıcak sımsıcak yuvanın,Sevgisini taşıyordu bulutlara.Beyaz badanalı dört…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir