SAHRAYICEDİT’İN SOKAKLARINDA ANTAKYA BÜYÜSÜ
ANTEKE
SÖYLEŞİ: SİBEL SECERLİ

22 Ağustos 2026
Daha ilk andan sizi sıcacık saran bir yer, Anteke. dışardan bakıldığında camdaki yaldızlı, eski zamanları andıran sempatik yazı karakteriyle içerde olma ve burayı keşfetme isteği uyandırıyor.
Buraya öncelikle pek çok yerde rastlayamayacağınız bir ruh katan o kişi,
Sibel Secerli.
Kendisi zarif, içten; sanatsal yanını size tavırları ve yaklaşımıyla hissettiriyor.
İlgisi ve sunumlarıyla sizi, evinde gibi ağırlıyor.
zarif dokunuşlarıyla tasarladığı bu mekanda şehrin ve hayat temposunun kaosunu
bir süre geride bırakabilmek ve burada olmak çok keyifli.
Anteke’de sevdiklerinizle güzel kahvaltılar yapabilirsiniz ve her zaman Antakya’dan özenle seçilmiş taze ve lezzetli yiyeceklerle minik bir ziyafet çekebilirsiniz.
Şimdi, Antakya’yı, geçmiş zamanların izlerini, Anteke’nin hikayesini ve eski
lezzetlerin tadını birlikte yaşamaya ne dersiniz?
Anteke’yi ne zaman açtınız, kurtuluş hikayesini anlatabilir misiniz?
Hikayemiz 15 yıl önce ilk olarak Göztepe’de başladı. Hep tek başıma işlettim burayı. Memleketime olan bağlılığım, sevgim, Antakya’yı tanıtma isteğim ve Antakya’daki esnafların desteğiyle de burayı açtım.
Dükkan Anteke, adı nereden geliyor?
Anteke halk dilinde Antakya’nın yerlisi anlamında kullanılan bir ifade. Hataylı olmakla Antakyalı olmak arasında yerel söyleyiş farkı vardır, bir kişinin Antakyalı olduğunu belirtmek için halk arasında “Anteke” ya da “Anteke’li” denir. Bu nedenle mekânın adını seçerken doğrudan kendi köklerimi ve Antakya ile olan bağımı yansıtan bu sözcüğü tercih ettim.
Anteke, yalnızca mekânın adı değil, Antakyalı kimliğimin ve memleketime
olan bağlılığımın da bir ifadesi.
Antakya’da ne kadar yaşadınız ve Antakya size ne hissettiriyor? Anteke’yle neyi yaşatmak istiyorsunuz?
Antakya, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, bu kültürel zenginliğin mutfağına da yansıdığı özel bir şehir.
Anteke de bu zengin mirasın yalnızca bilinen birkaç yemeğini değil, Antakya’nın farklı ve özgün lezzetlerini yaşatmayı ve tanıtmayı amaçlıyor.
Menümüzde Antakya mutfağının kendine has yemekleri ve başka yerlerde kolaylıkla karşılaşılmayan ürünler de bulunuyor. Kullanılan malzemelerden yemeklerin hazırlanış biçimine kadar Antakya’nın geleneksel damak tadının korunmasına özen gösteriyorum. Böylece Anteke, yalnızca yemek yenilen bir mekân olmanın ötesinde, Antakya’nın kültürünü, belleğini ve sofra geleneğini yaşatan bir buluşma noktası olma özelliği taşıyor.
Anteke yalnızca alışveriş yapılan ya da Antakya lezzetlerinin tadıldığı bir
yer değil; Hataylıların, Antakya’yı sevenlerin ve bu kültürü tanımak isteyenlerin yollarının kesiştiği samimi bir buluşma noktası.
Anteke’nin müşteri kitlesi kimlerden oluşuyor?
Müşterilerin önemli bir bölümünü İstanbullular ve Hataylılar oluşturuyor. Antakya mutfağını bilenler burada alışkın oldukları tatları yeniden bulurken, bu mutfakla ilk kez tanışanlar da oldukça geniş bir lezzet dünyasını keşfetme fırsatı yakalıyor.
Yurt dışında yaşayan ve İstanbul’a geldiğinde Anteke’yi ziyaret etmeyi sürdüren müşterilerim var. Örneğin Amerika’da yaşayan bir müşterim yıllardır burayı ziyaret eder. Burada bazı insanlarla kurulan bağ, kalıcı bir dostluğa dönüşebiliyor.

Antekede hangi Antakya ürünleri bulunuyor?
Tencere yemekleri dışında Antakya’ya özgü çok geniş bir ürün çeşitliliği var. Ürünleri tek tek saymam neredeyse mümkün olmaz, “Bunu yazsam bitmez ki, her şey var”. Baharatlardan kurabiyelere, bulgurdan kahveye, zeytinden sabuna kadar pek çok
yöresel ürünü Anteke’de bir araya getirdik. Ayrıca biberli ekmek ve kâğıt kebabı gibi Antakya mutfağının bilinen lezzetleri de burada bulunur.
Anteke’deki her ürün aynı zamanda Antakya kahvaltısının bir parçası olarak sofraya taşınıyor. Kahvaltımız tamamen yöresel ve dükkânda satılan ürünlerden bir seçkiyi kahvaltı masasına koyuyorum.
Börek, biberli ekmek ve katıklı ekmek gibi Antakya mutfağına özgü lezzetlerimiz de bu sofralarda yer alır.
Anteke bu yönüyle yalnızca Antakya ürünlerinin satın alınabileceği bir dükkân değil Antakya’nın sofra kültürünü, yöresel tatlarını ve geleneksel ürünlerini İstanbul’da bir
araya getiren bir mekân.
Anteke’nin kendine özgü dekorasyonu nasıl oluştu?
Bugünkü görünüm, tek seferde hazırlanmış profesyonel bir dekorasyon çalışmasının sonucu değil: zaman içerisinde, kendi zevkim, ailemin katkıları, anılarımız ve çevremizden aldığım fikirlerle şekillendi.
Anteke’nin yazı ve tabela tasarımını yazılım mühendisi olan oğlum hazırladı.
Ben özellikle ahşabın ağırlıkta olduğu sıcak ve samimi bir ortam yaratmak istedim.
Burada kullanılan pek çok eşyanın benim için ayrı bir hikâyesi var.
Çocukluğumdan hatırladığın su kabaklarını yıllar içerisinde farklı yerlerden ve köylülerden bulup topladım. bunlar gibi pek çok şey Anteke’nin dekorasyonunun bir parçası hâline geldi. Bu tür eşyaların dükkânda bulunması sonradan planlanmış bir fikir değildi. hayatımda biriktirdiğim pek çok şey zamanla burada kendine yer buldu.
Dekorasyondaki estetik anlayışıma geçmişimde aldığım el sanatları eğitimim de etkili oldu. Beyoğlu Olgunlaşma Enstitüsünde usta öğreticilik yaptım, sanat ve el sanatlarıyla uzun yıllar ilgilendim. Kendi yaptığım çalışmaların yanı sıra Anteke’de el yontması Harbiye taşları gibi Antakya’ya ait unsurlara da yer verdim.
Bu nedenle Anteke’nin dekorasyonunu yalnızca mekânı güzelleştirmek amacıyla seçilmiş eşyalardan oluşmuyor; Antakya’dan, aile geçmişimden ve kendi yaşamından izler taşıyan bir hatıralar bütünü. Anteke’ye girildiğinde hissedilen sıcaklığın da büyük ölçüde bu kişisel ve doğal birikimden kaynaklandığını düşünüyorum.
Aslı Özer