Çocukluğu
Kalbi sızladı, yüreği kanadı.
Uzaklara bakarken uzaklara.
Bırakıp gittiği, toprağı evi.
Anımsadı eskiye dair çocukluğunu.
Mutluluğunun Zirve yaptığı,
Farkında olmadığı sevincini.
O masum saf çocukluğu.
Sokak aralarında, okul yolunda.
Mahallenin çocuklarıyla,
Neler neler oynayıp, haylazlık yapmıştı.
İçinden derin derin ah çekti.
Menfaat gözetmeden paylaşılan.
Ekmek, komşunun bahçesinden,
Koparılan meyveler.
Top sektirme, ebelemece.
Gece vakitlerine kadar sokakta,
Koşturmalar, eğlenmeler.
Evine çıkılan dik yokuşun,
Alnında boncuk terleri.
Bacadan çıkan dumanın.
Sıcak sımsıcak yuvanın,
Sevgisini taşıyordu bulutlara.
Beyaz badanalı dört duvar.
Ahşap kapılı, bahçe kapısı.
Sarardı tüm masumiyetiyle,
Çocukluk ruhunu.
Büyüdü büyüsü bozuldu.
Çocukluğun menfaatsiz ruhunu.
Deniz’in dalgalarına kaptırmış,
Bir daha görmeyecek üzere.
Zeynep Mansuroğu