UMUT EKEN KADIN, Fevziye Aşkar

Umut eken kadın,
Şiirin en derin toprağına,
Sessizce tohum bırakan.
Suskunluğun çağını
Geride bırak,
Ağır ağır açan umut çiçeğine bak,
Direnişin zafer bayrağını,
Dik durunuşunla göğe
Varan sensin.
Kızıl Saçlarında mücadelenin umut meşalesini yakan

Yeryüzü, sabrının selamını taşır.
Acıyı koynunda
Büyüten,
Tarlada, fabrikada, sokakta gericiliğe
Karşı yükselen o Sessiz
Çığlık sensin.

Dağların ardından gelen kekik kokulu
Sevdan
Aşkın en yalın hali
Yarenliğin en vefalı yüzü,
Damarlarında dolaşan
Gecede yıldızları kaldırır.
Ak sütünle dostluğu helal eden
Karanlığı nurla yıkansın.

Kara sularda çoğalan
Güçlükleri,
Aydın fikrinle yarıp aşansın.
Umut dağıttın
Dört bir Cihan’a

Hoşgörünün zarif
Yuvasını kuran,
Tılsımlı ellerinle
Cennet bahçesine

Bahar bırakan sensin.
Amber kokulu mutlulukları gündüze
Yaydın yavaş yavaş .
Hırçın denizlerde
Fırtına kuşu olup
Damla damla aşansın.

Çalışkanlığınla güneşi
Taçlandıran,
Aşk eken, yaraya merhem olan,
Havaya, suya, toprağa,
Umut eken kadındır.

9. sayıdan

Similar Posts

  • |

    Aziz Pavlus ve Antakya

    Seyahat(Name)lerdeki Antakya · 44 Aziz Pavlus ve Antakya Tarsuslu Saul’dan Aziz Pavlus’a uzanan yol, Hristiyanlık tarihinin en önemli dönüşümlerinden biridir. Bu yolun en belirleyici duraklarından biri ise Antakya’dır. Aziz Pavlus, Aziz Paul ya da St. Paul olarak bilinen, asıl adı Saul olan Tarsus doğumlu bir Yahudidir. Aynı zamanda Roma vatandaşıdır. Hristiyanlık tarihinin en önemli kişilerinden…

  • 6 ŞUBAT ANTAKYA’NIN HAFIZASI VE UMUDU, Nebihe Karasu

    Dünya, var oluşundan bu yana sayısız felakete tanıklık etti. Depremler, toprak kaymaları, seller… Doğa, kimi zaman insanın hem yurdunu hem de canını sınayan ağır imtihanlar sundu. Bu felaketler yalnızca maddi yıkımlara değil, insanın ruhunda derin yaralara da yol açtı. Ve her seferinde insan, hayatta kalmak için yeniden ayağa kalkmanın yollarını aradı. Antakya, bu kadim coğrafyanın…

  • Sevgili Duran Hocam, Müge Sahillioğlu

    Çok geç kalmış bir mektup bu aslında. Hissettiklerimi ifade etmeme yetecek mi, inanın bilmiyorum. Nicedir size söylemek istediklerim var zira. Sekiz yaşımdan beri biriktirdiklerim var. Dudaklarımın ucuna kadar gelip orada kilitlenip kaldılar. Çıkış yolu bulamayınca gerisin geri dönüp yüreğime hapsoldular. Böyle geçti işte uzun yıllar; hastalıklar, ölümler, türlü türlü sınavlar… Oysa hiç de uzakta değilmiş…

  • Kafes, Arif Berberoğlu

    Her yüz bir kayıp ilanı başka bir yüzdemimozalar açmış karşı bahçede ne yazarkirli bir paçavra gerili üstümüze, gök niyetineçürüme inmiş temel demirlerine kadarpaslı ve karanlık bir kafes her pencerebir bodrum katına sıkışmış yaşıyoruzçırpınıyoruz lağım suları içinde Ve fareler, hayatlarından memnunkimi çocuk odasında, şişmiş kitapların üzerindekimi tuşlarında gezinmekte piyanonunfareler, dişlek ve açgözlerimize gözlerimize saldırmaktalargirip çıkmaktalar kıvrımlarına…

  • Kül Kokulu Aksanımla, Murat Boğurucu

    Böyle kedersiz, inançla doldurulmuş bir ağızlaKül kokulu aksanımla öpemedim sıcak yağmurunu memleketimin.Çöl oluyor bütün kentler kuruyor ağzımdaki sevinçSusunca yüzümü içimde bir damla su kalmaz. Yazıyı öğrendiğim defterimdi hamal gibi taşıdığım hayal reçetesiGençliğimin neşesi jiletlenmiş kavgalı bir okul çıkışında,Sosyolojik ıstıraplarla bütlerine kaldığım a-kıllı hocalar,Bağırdığım her yokuştur şimdi burda içimde durmakta. Aşkın cam kenarına oysa hiç oturmadım,Ölümün…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir