Kederle Boyanmış, Gülten Doğruyol İncesu

Yağmur duasını bekleme
Sürgün edilmiş çok zamandır güller yerden göğe.
Ağlamak doyurmuyor yağmalanmış toprağı
Görüp öylece bakmakla yeşermeyecek emeğimiz.
Gül-e(ke)cekse yer-yüzümüz
Hangi vakitlerde yeşerecek ağzımızdaki gülüş.

Dünyanın karanlık biçimidir hüzün
Ölümün koynunda yatan kız çocuklarını düşün.
Morlukları saklanmayan kadınları
Kolu kırılmış kalbi kurumuş nehirleri…
Kölelik kaderimiz değildir bizim
Düşümüz değil bu kederle boyanmış hayatlar…

Göç mevsimi değil bu karartı
Nerede bu güvercinler
Hangi beyazlığın avlusunda uyuyor?
Şu uçurumlar ne zaman oyuldu bahçemize,
Şu takvim yaprakları ne zaman yırtıldı belleğimizden…
Nereden döküldü bu kan yağmuru,
Neremizden döküldü bu hurda ruhumuz?

Korkmak mı!
Yani silinmeyecek mi bu ruhtaki makyaj
Yetmez mi?
Bir bulutla gelecek yağmurla ıslanmayalım mı,
Bitmeyecek mi bu kaos,
Bu karmaşanın yok oluşuna gülmeyecek mi çocuklar?

  1. sayıdan

Similar Posts

  • |

    Sensizliğin Yokuşu, Canan Sanlı

    Sevmenin ağırlığında yorulur kalbimYarama tuz basar, çoğaltırım acımıHer acıda anımsarım solgun günleriDüşlerimde maviliğin ışığına karışırımYaşarım Aslı’nın düğmelerinde tutuşan Kerem’ceMecnun’nun Leyla’sına aşık gözleriniSevdalara eğik başım, paramparça yüreğimSimurg’un sırrı yeniden doğurur mu günü!Kalbimin derinliğine gömülür konuşulan her sözcükGözlerimde uçuşan hayalinin sesi ulaşmazDüşünür, kendimi bulurum sensizliğin yokuşunda.

  • Dünyası şiir, Duran Yaşar

    Bir yeri bırakıp yeni bir yerde yaşamaya başlamak ister istemez bazı zorlukları da beraberinde getirir. Birçok şey kendiliğinden kaybolur. İnsan ayrıldığı yerdeki duygu yoğunluğunu yeni yerinde yaşayamaz. Hele ki on dört yaşına kadar orada yaşamışsa… Ayrıldığı yerin kel kıraç tepelerini, çakır dikenini özler. Yeni yere alışmak, uyum sağlamak zaman ister; çaba gerektirir. Bulunduğu yerin toprağına,…

  • Tanıksın Yeryüzü, Hasan Çapik

    yürek teknesindeneler yoğurmadımtanıksın yeryüzü bilinmezliğindebir yolculukmuş yaşamne bir formül ne bir harita vardığın yer, başlangıç!bir başınasın herkes kadarmatruşka öyküler diyarında hazır mıydı öykülerbir tanrının belleğindesenin için yazılmış sanmıyorum! ki yazıizini sürer olanlarındaldırıp düş deryasına “yaralı ve yayvan yürümektedir yaşam “ *tuttum dikenleri arsız ve pek bol gövdesindenkoklamak için bir gülü, bir gülü binbir hazla çünkü…

  • |

    BİR TUTAM UMUT, Sevgi Alatoprak

    Hani bir umut vardırdiye başlarsın yola;ya masallarla,ya da gölgesiylearamızdan süzülür. Sonra iner insanın içine,usul usul…Bir çiçek gibi büyür,bir sözcük gibi tutunur hayata.Suskunluğun en koyu yerindebir ışık yakar. Küçük bir sevinçtir bazen;bir çocuğun gülüşü,bir kuşun kanadında kalan rüzgâr.Bazen bir selamdır,bazen unutulmuş bir ses. Ne kadar yorgun olursan ol,düşe kalka yürürkenavucunda saklarsın onu.Çünkü bilirsin:umut, kaybolan her şeyinyeniden…

  • | |

    Eksik Esen Rüzgar, Acibe Sıkar

    Sesim duvarların taşlarına çarpıp yankılanırkenZamansız bir fısıltıya dönüştüm.Beni çağıran olmadıGözlerim başkalarının baharında üşüdü.Ellerim ekmeği bölerken aç kaldı.Gölgelerden süzülen ışığı toplayıp avucumda biriktirdim ,gün başkalarına doğarken .Adımlarım iz bırakmayan sessiz bir düş gibi süzüldü.Rüzgar başka yelkenlere esti ben eksik kaldım .Sözlerim sesimin yabancısıGözlerim aynalardan uzakKalemim sadık bir dostYazdıkça yeniden benVar oldukçaYol alan bir iz. 6. sayıdan

  • Cevizi Kim Yedi, Şehnaz İşeri

    Dün akşam nasıl olduğunu anlayamadığım bir şeyler gördüm, salonda kristal eşyaların durduğu rafın olduğu büfenin duvarla arasındaki daracık boşlukta. Henüz üzerinden yirmi dört saat geçmesine rağmen neden oraya baktığım konusu da muamma. Gözüm ses kabini yanındaki siyahlıklara takıldı. Malum bizim güveler mi derken o loş ortamda- tam disko, gece kulübünden bahsediyorum sanki- toplanmış güveler sandım-…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir