ÇIĞLIĞIN SENFONİSİ, Nurdan Öztürk

Biz hiç beceremedik savaş çocuğu olmayı
Sessizliğe yirmi dört saat kala, dönen güne
Sadece merhaba deyip, kararsızlıkların ve belirsiz zamanın
Bizim denetimimizden çıkmış kara boyutlarında maviye çalan
Görüntülerinde
Bir şarkı suskunluğunda
Bir bomba atımı zamanlarda uyuyup
Düşüncelerimiz de yarını silerek teker teker hayallerimizi söktüklerinde
Ocağımıza incir ağacı diktiklerinde
İnatçı bir inançsızlıkla……

Barışın hayaline hiç bu kadar yaklaşmadık ve ölmedik habersiz. Seslenmediler bize. Yakınlarımızı göremedik. Ve telefonlar çalmadı. Kapılar kilitlendi. Mevsimler şaştı. Kar yağmadı, yağmurlar bile küskündü. Bir toz bulutu aktı çatılarımıza. Bize ait olan her şey terk etti bizi. Yangınlara alıştık sessiz bekleyişlerde susku yüklü zamana inat. Sevişemedik hiç. Taş taş üstünde bırakmadılar. Tanımadığımız insanlardı. Geldiler ve yıktılar evimizi.

Biz hiç beceremedik boyun eğip ölmeyi….

2. sayıdan

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir