Bir Göz Daha, Asya Akkaya

Kızıl bir denizde
Akşam iniyor gözlerime
Kısa uçuşlarında
Kuşlar uyanık
Gam taneleri
Endişe kuyuları
Makas altında
Yetmiyor bilmek
Ve hatırlamak
İçini soğutmadan hayata
Bir göz daha gibi
Bir kulak
Yanında taşımak gerekiyor yaşamı
Yaşamak..

8. sayıdan

Similar Posts

  • Ben Filistin, Gazi Yolcu

    Ben Filistin…Gökyüzünü hep gece görürNapalm bombasından kömürleşmiş gözlerim. Ben Filistin…Doksan yaşında bir ihtiyar,18’inde bir genç,Yeni doğmuş bir bebeğim.Yıkıntılar arasında arar durur oyuncağınıEnkaz kalıntısı ellerim. Ben Filistin…Her dakika yanar, her saniye erir bedenim.Yeter, son bulsun artıkRahat koltuklarınızdan izlediğinizMelodramlar, ajitasyon yalanları.Ben dize gelmez gerçek bir trajediyim!Sussun bütün beşerî ve süslü kelimeleriniz.Yeter!Duyulsun tarih kadar gerçek sözlerim. Ben Filistin…Anasıyım…

  • KARDEŞLİK AĞACI DOSTLUK KARDEŞLİK HOŞGÖRÜ

    Üç semavi din ve bu semavi dinlere ait mezheplere mensup insanlar asırlardır; kimse kimseyi ötelemeden, dışlamadan, kardeşçe yaşamaktadır. İnanç özgürlüğünün tam manasıyla yaşandığı şehrimizin tarihi dokusuna ve sosyal yapısına uygun olarak yetiştirdiğimiz bu ağaçta 6(altı) çeşit narenciye meyvesini (portakal, limon, greyfurt, ağaç kavunu, kebbet, mandalina) bünyesinde yetiştirilmesini sağladık. (Böyle bir ağaç dünyada tektir.) Bu birlikteliğin…

  • GÜNEYİN ECESİ, Acibe Sıkar

    Uygarlıkların düğümüMedeniyetlerin beşiğisinZamanın ayasında yankılanan melodisinBilgi akımının aydınlığıHoşgörünün öyküsüGüneyin Ece’ sisinAntakya’m…Toprağın tarih ,taşların sevdaların fısıltısıAsi’ ye yansıyan masalsınRüzgarlarınla sohbet eder minarelerAnadolu’ nun ilk ilhamıHabib-i Neccar’daZamanın ötesinde yankılananİnançların zarif sesi.Sessiz duvarlarda sırlar saklayanDünyanın ilk mağara kilisesiMaziyi anlatır.Kervan yollarının hikayelerini taşırÜlkemizin, tarihi uzun çarşısıDar sokakların baharat kokusundaTürkülerini söyler.Dünyada ilk aydınlatılan Herod caddesiKandil gibi aydınlatır karanlığı.İnsan elleriyle, kayalardan,…

  • ANTAKYA: UYGARLIKLARI SENFONİSİ, EDEBİYATIN BEŞİĞİ, Mehmet Karasu

    Antakya… Doğduğum, büyüdüğüm, sevdalandığım şehir. Burası yalnızca bir kent değil, bir medeniyetler senfonisi, bir hoşgörü mozaiği. Yüzyıllar boyunca dinlerin, dillerin, ırkların ve mezheplerin iç içe geçtiği; Türklerin, Arapların, Çerkezlerin, Rumların, Ermenilerin, Yahudilerin, Nusayrilerin ve Hristiyanların bir arada yaşadığı bu coğrafya, barışın ve birlikte yaşama kültürünün en eski tanıklarından biridir. “Antakyalı, doğduğu anda bir dünya vatandaşı…

  • SESSİZLİKTEN SONRA, Özlem Vesile Yüncü

    Antakya’mı yırtan bir ışıkgeceyi deldi…ardından —kıyametin sesi:kocaman bir gürültü,göğe savrulan taşlar,dize çöken binalar… Oğlum!Kızım!Yavrum!diye yırtınan analar…“Annem!” diye çığlık çığlığagözyaşında boğulan çocuklar… Bir çığlıkta dondu zaman,bir sessizlikte bitti hayat.Ama bazı çırpınışlar —günlerce sürdü enkaz altında… “Sesimi duyan var mı?”Yooook…yok…yok… Anlayamazsın bu yangını,ailen eksiksizken,ellerin sıcak bir ele dokunurken…Antakya’m,memleketim,toprağımtoprak oldu. Neye üzülür insan önce?Her sabah “günaydın”her akşam “iyi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir