Toros Nefesi, Hülya Bayındır
Makilerin arasında rüzgâr,
Çiçek kokulu şarkılar söyler;
Tanık olur
Güneşin sıcağında dallarını yayan
Zeytin ağaçlarının şenliğine.
Mücevher kelebeği çırpar kanatlarını;
Kanatlarında rüzgârın altın sırları,
Kanatlarında narenciye bahçelerinin kokuları.
Güneşin ardı sıra çiçeklenir dağlar,
“İnce Memed” seslenir Toroslar’dan.
Bir kitap sayfası gibi çevrilir zaman;
Açılır mavi gözleri Akdeniz’in.
Karacaoğlan vurunca sazının teline,
Varsak türküleri eklenir akşamın rengine.
Konargöçer yaşamlar ilmiklenir
Yörük kilimlerine.
Çukurova’da bembeyaz bulutlar dolanır,
“Buğdayın Türküsü”nü söyleyen işçilerin ellerine.
Makilerin arasında rüzgâr,
Çocuk gülüşleri getirir uzaklardan
Portakal çiçeklerine…
8. sayıdan