İskenderun Şehrine Elveda, Vecihe Akdoğan

Hicran ile çırpınan kalbimin dermanı sendin
Acılarla dolan gönlüme şifa verirdin
Öterdi dalgaların Hış… Hış…
Ne bu coşuş ve fışkırış?
Kalbimin dinmez bir sesiydi
Yeisimin inleyen nefesiydi

Baharın Cennet’i kışın bir hazan
Hülyalarla doluydum her fırsatta her zaman
Ayrılıyorum senden hasretime yan
Kopuyor içimden dertli bir figan

Öterdi dalgaların Hış… Hış…
Ne bu coşuş ve fışkırış?
Kalbimin dinmez bir sesiydi
Yeisimin inleyen nefesiydi

Denizle ufkuna hayran idim ben
Okulla öğrenciye meftun idim ben
Hasret acılarıyla dilhun idim ben
Başöğretmenlerine müti idim ben

Öterdi dalgaların Hış… Hış…
Ne bu coşuş ve fışkırış?
Kalbimin dinmez bir sesiydi
Gamla geçen zamanın sesiydi

Şimdi sana elveda, acır mısın bana
Öterdi dalgaların Hış… Hış…
Ne bu coşuş ve fışkırış?
Kalbimin dinmez bir sesiydi
Ruhumun coşan hevesiydi

Bir mayıs gecesi bütün arkadaşlarla birlikte
Toplanmıştık limana yakın bir evde
Yarıkkaya esti yağmur başladı
Ziyafet çoğaldı sohbetler arttı

Öterdi dalgaların Hış… Hış…
Ne bu coşuş ve fışkırış?
Kalbimin dinmez bir sesiydi
Duygularımın inleyen nefesiydi

Zümrüt bağlarında bülbül öterdi
İçinde rengârenk çiçek biterdi
Gördüğüm iltifatlar bana yeterdi
Güzel İskenderun bir şaheserdi

Öterdi dalgaların Hış… Hış…
Ne bu coşuş ve fışkırış?
Kalbimin dinmez bir sesiydi
Ruhumun inleyen nefesiydi
Ayrılığın verdiği hicran sesiydi

6 Şubat 1946

3. sayıdan

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir