ÖZGÜRLÜĞE ADIM, Acibe Sıkar

Geçmişe bakmadan yürüdüm
Şehrin duvarları geride kaldı.
Taşlara kazıdığım suskunluğu,
Beni esir eden duvarları,
Gölgeleri bir bir düşürdüm.
Beni tutan sesleri duymadım.
Geri dönmemi bekleyen ,
Gözlere bakmadım.
Kucağımda taşıdığım yüzleri,
Toplum,korkular,emirler…
Kamburlaşan
Yüklerimi bıraktım.
Ve ilk kez hafifledim.
Bugün kendim için adım attım
Kendi ışığımla, kendi yoluma,
Korkusuzca yürüyorum.
Rüzgar gibi savrulmuyorum artık
Ben kendim fırtına oldum
Özgürlüğe, yarınlarıma.
İlk kez gerçekten,

4. sayıdan

Similar Posts

  • Varsa Yoksa, Kemal Bayrakçı

    Yoksa sözcüklerinde hayatın dipten gelen dalgasıtırtılın uzun koşusu cırcır böceğinin koro şarkısıyoksa gözlerinden göğsüme saplanan şarapnel parçasıseni düşünmenin korkunç tadı sende yok olmanın sancısıvarmaz dilim tek harfine sevmedim ben bu şiiri açıkçası. Varsa dizelerinde tenini okşayan soluğun yüksek ısısıhayat bir yel değirmenidir her canlı Don Kişother doğru hamle siler kılıcından pasıbir kalp kirmenidir aşk eğrilir…

  • Üşüyorum, Mahmut Kuru

    (…) Antakya’ya yağmur yağıyor sicim sicimBen üşüyorumAğaçlar üşüyor, kuşlar üşüyor, caddelerAyakkabım kravatım şapkam üşüyorSokaklar saçaklar evlerHep birlik üşüyoruz YanaklarıElma kırmızılığında çocuk üşüyorElleri bacaklarının yanında üşüyorKarşı evin damında bir serçeBen üşüyorum serçe üşüyorAntakya’ya yağmur yağıyor sicim sicim (…) 5. sayıdan

  • 6 ŞUBAT 2025: YIKIMIN VE DİRENİŞİN YILDÖNÜMÜ, Mehmet Karasu

    Sevgili dostlar,Bugün, takvimler yine 6 Şubat’ı gösteriyor. O kara günün üzerinden tam iki yıl geçti. O korkunç geceyi, saat 4.17’yi asla unutmadık, unutamayız. Gökyüzü sarsıldı, toprak çatladı, evlerimiz, sokaklarımız, sevdiklerimiz enkaz altında kaldı. Kadim kentimiz Antakya, binlerce yıllık tarihiyle, taşlarıyla, sokaklarıyla, insanıyla adeta haritadan silindi.Bugün buraya, hayatta kalanların acılarını paylaşmak, kaybettiklerimizi anmak ve unutmadığımızı haykırmak…

  • Antakya’ya Mektuplar II, Müge Sahillioğlu

    Güzel Antakya’m, Biriciğim,Senden uzakta bir bayram sabahına daha uyandım. Ne mest eden kokular vardı havada ne de telaşlı ayak sesleri… Saygısız bir korna sesiyle açtım yeni güne gözlerimi. Yatakta dakikalarca döndüm durdum. Hem kalksam ne olacaktı ki! Kimse uyanmamıştı henüz. Yarım saat kadar sürdü sanırım bu yataktan çıkmama ısrarım. Baktım ki olmuyor, kendimi mutfağa attım….

  • YORGUNUM USTAM, Fevziye Aşkar

    Düşlerim kırıkAklım karmakarışıkHayallerim başka teldeDil ağlar konuşmazEllerim kelepçedeUmutlarım darağacındaMüebbet USTAM.Göz bebeğim firarda şaşkınDargınım aylara, yıllaraYorgunum USTAM.Yüreğim sancı çekerŞehrim harabe.Aşıklar deli divane ,Saramıyor sevdasını .Hüzün tanır, hasret tanırAcı tanır USTAM.Kalbim lime lime,İnce ince kıyılır.Paramparça sunulurDerman kalmadı,Antakya’mın dizlerinde.Yorgunuz ustam yorgun..Geçit vermez yollarYakılan ormanlarTirşe olmuş renkler.Haritadan silinenAmik gölüSoyu tükenmekteKuşlar çığlık çığlığaFeryat figanAç susuz, çaresizÇaresizim USTAM çaresiz Sazım ayar…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir