YORGUNUM USTAM, Fevziye Aşkar
Düşlerim kırık
Aklım karmakarışık
Hayallerim başka telde
Dil ağlar konuşmaz
Ellerim kelepçede
Umutlarım darağacında
Müebbet USTAM.
Göz bebeğim firarda şaşkın
Dargınım aylara, yıllara
Yorgunum USTAM.
Yüreğim sancı çeker
Şehrim harabe.
Aşıklar deli divane ,
Saramıyor sevdasını .
Hüzün tanır, hasret tanır
Acı tanır USTAM.
Kalbim lime lime,
İnce ince kıyılır.
Paramparça sunulur
Derman kalmadı,
Antakya’mın dizlerinde.
Yorgunuz ustam yorgun.
.
Geçit vermez yollar
Yakılan ormanlar
Tirşe olmuş renkler.
Haritadan silinen
Amik gölü
Soyu tükenmekte
Kuşlar çığlık çığlığa
Feryat figan
Aç susuz, çaresiz
Çaresizim USTAM çaresiz
Sazım ayar tutmaz,
Türküler yanık
Şiirlerin boynu bükük
Ağaçlar kimsesiz, solgun
Hayvanlar yuvasız,sevgisiz
Sinem derin, acı büyük
İçim kanar, kabuk bağlamaz.
Düşüncem derin karanlıklarda
Gümüş saçlar Tarumar
Uçuşur susuz çöllerde
Yolumu kaybettim USTAM.
6. sayıdan