Barış, Gülümser Öğütçü Egüz

Barış her daim,
Pas tutmuş yüreklerde.
Yalan, yanlış yok,
Ağaç sabrı,
Umut ışığı sönmemiş
Her daim yüreklerde.
Yağmur yıkasın,
Rüzgâr sürüklesin.
Sıkıntıyı, acıyı.
Yasemin koksun
Melisa koksun
Hava.
Cümlelerini kırmadan söylesin
Sevgili,
Çöl kurusuna çevirmesin yüzünü,
Coşkulu.
Paranın zinciri
Sarmamış olsun insanları
Uzar gider sarmaşık
Barış sevgilisi
Kaybedilecek ne var ki
Dostlar.
Düşününce…
Giyeceğin sadece tahta elbise.

6. sayıdan

Similar Posts

  • SUSKUNLUĞUM, Aysel Çınar Demirci

    Ey dört mevsimin bahar olduğu yıllarEy dağlarımın menekşe nergis kekik kokularıEy ruhumun baş eğmeyen yıldızlarıEy gecede AyGündüzde GüneşEy yüreğimdeki aşkEzan sesleriÇan sesleriVe ey şanlı Bayrağım Ve işteGökkuşağı rengi Hatay’ım. Ey sofularEy hacı efendilerÖmrümün kanayan yaralarıEy her yanımı sırılsıklam yapanRengi mor a çalankan kırmızı iyileşmeyen yaralarım.Ey sol kaburgamın altındareşit olmayan cimcime kızlarVe bir solukta alınan taze…

  • Bitecek, Sevgi Erol Öçal

    Savrulacak zozanSavrulan gençliğim gibiGöğün incisi kar taneleriYağacak çocukluğumaBitkisi bahar yaylalarınUçsuz bucaksız ovalarınKartalların tüneği karlı dağlarınGüzelliği yayacak hürriyeti evreneKırılacak zincirlerBitecek esaretBitecekBelki bir daha buluşmayacak sevdalılarAnıların güzelliğinde saklanıp bakacaklar öyleAma yaşanmışlığın tazeliği yüreğimizdeUzaklığın acısı Keskin bıçak gibi içimizdeGeçip giden ömreYeni zamanlar eklenecekUmudu rüzgar kanatlarındaGüneşi aydınlıkta… 6. sayıdan

  • İskenderun Şehrine Elveda, Vecihe Akdoğan

    Hicran ile çırpınan kalbimin dermanı sendinAcılarla dolan gönlüme şifa verirdinÖterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Baharın Cennet’i kışın bir hazanHülyalarla doluydum her fırsatta her zamanAyrılıyorum senden hasretime yanKopuyor içimden dertli bir figan Öterdi dalgaların Hış… Hış…Ne bu coşuş ve fışkırış?Kalbimin dinmez bir sesiydiYeisimin inleyen nefesiydi Denizle ufkuna hayran…

  • İlkbahar Yüklü Bulutlar, Servet Sarıca

    “Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var”Necip Fazıl Kısakürek anlamayın diye tufanlar içinde haykırandım,ezgileri rüzgâr andıran;hey gidi deve yüklü kalbursuz adam:gerçekliğin derin sancısını nasıl da geçer sandın! yüreğim ilkbahar yüklü bulutlar kadar zifiri,damla damla dökülmeye hazır,hazır dirseklerini çürütmüş hayatın endamını seyretmeye! sorgusuz sualsiz bir anlaşılmak;bir yürekle böyle bütünlük kurmaksusmak, susamak, umursamak! anlık nöbet değişimden sonsuzluğa…

  • KAYIP ADAM, Sinan Can Bayrı

    Muğdad…Kızılırmak’a git; toprağın ortasında bile yabancı kalacaksın.Nil’e git; medeniyetin gölgesinde, kendi geçmişine diz çökeceksin.Aras’a git; sınırların sana kaybettiğini fısıldadığını duyacaksın.Munzur’a git; “Bıraktığım çocuk hangi dağda üşüyor?” diye soracaksın.Asi’ye git, Dicle’ye git, Çoruh’a git…Akıntıyı değiştirsen de yönünü değiştiremeyeceksin.Nereye gidersen git,Araf senin içinde oldukçahep çözemediğin düğüme döneceksin.Ne tam öleceksinne de gerçekten yaşayacaksın.Sen,Fırat’ın maviyle sarı arasında kararsız kaldığı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir