Sensziliğin Yokuşu, Canan Sanlı

Sevmenin ağırlığında yorulur kalbim
Yarama tuz basar, çoğaltırım acımı
Her acıda anımsarım solgun günleri
Düşlerimde maviliğin ışığına karışırım
Yaşarım Aslı’nın düğmelerinde tutuşan Kerem’ce
Mecnun’nun Leyla’sına aşık gözlerini
Sevdalara eğik başım, paramparça yüreğim
Simurg’un sırrı yeniden doğurur mu günü!
Kalbimin derinliğine gömülür konuşulan her sözcük
Gözlerimde uçuşan hayalinin sesi ulaşmaz
Düşünür, kendimi bulurum sensizliğin yokuşunda.

Similar Posts

  • Ecmed, Zeynep Mansuroğlu

    Üşüyordu narin bedeni,Elleri tir tir titriyordu.Gözleri annesini aradı,Yıkıntıların arasında yalnızdı.Daha dün gibi, evi vardı,Annesi, babası, kardeşleri,Aynı sofrada soba başında,Mutlu bir yuvası vardı.Komşu çocuklarıyla top koşturup,Seksek oynadığı sokaklarSavaş alanına dönmüştü.Anne, baba, ölmüş.Kardeşler dağılmıştı.Ecmed bomba seslerinden,Çok ama çok korkardı.Yalnız kalınca daha da korkar oldu.Günlerdir aç, sussuzdu.Yorgun, harap bitap düşmüştü.Yemek dağıtılan kampa ulaştı,Geç kaldığı için yemek kalmamıştı.İzdihamda yere…

  • Ortadoğulu İnsan, Ali Yüce

    Döşeğim kumKovam kavgaÇöl evimGündüz küçülürgece büyür dölevim Sen yerüstündeBir oğlumu kurşunlarkenYeraltında bin oğlanaGebe kaldım benCanımdan can verdim onlaraBeden verdim bedenimden Yaşamak güzelDünya büyükYok yurdumSen yerüstündeKocamı bombalarkenBen yeraltındaBin koca doğurdum İnsan güzelİnsan çirkinİnsan tuzak insanaYok güvenimAkşam küçülürSabah büyür yüreğim Sırtımda kurşunKarnımda çocuk ölüleriMendilim gözyaşıBu mu yarattığın uygarlıkEy insan 7. sayıdan

  • “Sevgili Uzak” ve Antakya, Kamil Akdoğan

    Sevgili Uzak, Antakyalı tıp doktoru Müge Sahillioğlu’nun sarsıcı bir mektup kitabı. Yazarı geçtiğimiz yılın aralık ayında gerçekleştirdiğimiz bir etkinliğe davet etmiştik. O akşam da izleyicilere bir mektup okumuştu ama o mektup bir kurgu değildi; İsrail saldırılarında katledilen genç ve çok başarılı bir hekim için kaleme alınmıştı. Salonda derin bir sessizlik olmuş ve pek çok kişi…

  • IŞIK HIZINDA GEÇİYOR SENELER, Hatice Eğilmez Kaya

    bütün çocukları eve çağırın!beyaz kedinin burnu kanıyor soğuktan.arka bahçeler karanlık,camekanlar yaldızlı bu gece. hemingway son öyküsünü bitirdi çoktan.sarı saman kağıtlar karma karışık.odanın ortasından bir tren yolu geçiyor.nereye gideceğini bilmiyor inci küpesinin tekini yitiren kadın. kayda değer haberler vermeliydin bana.güney cephesini kurtarmış olmalıydı kurşun askerler.ilkyaz mı desem, sarışın ve iyimser limon çiçeği mi?o güzel günler kapımızı…

  • KADİM KENTTE ŞİİR SOFRASI, Nurdan Öztürk

    26 Nisan Cumartesi günü, Ankara’dan gece yarısı yola çıktık. İzmir’den Canan Sanlı ve Hatice Eğilmez Kaya’nın katıldığı ekibimiz, Kâmil Akdoğan, Gülümser Öğütçü Egüz ve Nurdan Öztürk’ten oluşmaktaydı. Yol boyunca hiç susmadan sohbet ederek ilerledik. İlk kez karşılaşmamıza rağmen yıllardır birbirimizi tanıyan arkadaşlar gibi ulaştık Antakya’ya. Aklımızda Antakya; mozaiklerle bezenmiş sokaklar, kadim kiliseler ve çan sesleriyle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir